Ana içeriğe geç
Sözlük

binaları ile cümle

binaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.Jean Nouvel, Shigeru Ban, Neil Denari.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.Jean Nouvel, Shigeru Ban, Neil Denari tervezett.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.Jean Nouvel, Shigeru Ban, Neil Denari.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.Jean Nouvel, Shigeru Ban, Niel Denari.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.장 누벨, 반 시게루, 네일 데나리의 빌딩을 볼수있습니다.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.Ζαν Νουβέλ, Σίγκερου Μπαν, Νιλ Ντενάρι.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.Жан Нувел, Ширегу Бан, Нийл Денари.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.Жаном Нувелем, Шигеру Баном, Нейлом Денари.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.Жаном Нувелем, Шигеру Баном, Нейлом Денарі.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.ג'ין נובל, שיגרו באן, ניל דנרי.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.جان نوفيل وشيجيرو بان ونيل ديناري.
Neil Denari gibi mimarların tasarladığı binaları görebileceğiniz bir yer var.ニール・ディナーリの建築です 更にホイットニー美術館が繁華街のハイラインの
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.그들을 제 3세계로 파견하는 대신에, 시청이라는 야생으로 파견합니다.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Ahelyett, hogy a Harmadik Világba küldenénk őket, a városháza vadonjába kerülnek.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Anstatt sie in die Dritte Welt zu schicken, schicken wir sie in Rathäuser.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Em vez de enviá-los para o Terceiro Mundo, enviamo-los para a selva das câmaras municipais.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.En vez de mandarlos al Tercer Mundo los mandamos al salvaje mundo municipal.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.În loc să îi trimitem în lumea a treia, îi trimitem în sălbăticia primăriei.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.In plaats van naar de Derde Wereld, sturen we ze naar de wildernis van het gemeentehuis.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Invece di mandarli nel Terzo Mondo, li mandiamo nella giungla dei municipi.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Namiesto posielania do Tretieho sveta, ich posielame do divočiny Mestskej radnice.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Namísto toho, abychom je posílali do zemí třetího světa, je pošleme do divočiny na radnice.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Plutôt que de les envoyer dans le Tiers-Monde, nous les avons envoyés dans la jungle des mairies.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Thay vì đưa họ tới Thế Giới Thứ Ba, chúng tôi đưa họ tới sự náo nhiệt của thành phố.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Zamiast do krajów Trzeciego Świata, wysyłamy ich do miejskich ratuszów.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Αντί να τους στείλουμε στον Τρίτο Κόσμο, τους στέλνουμε στη ζούγκλα του δημοσίου.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Вместо да ги изпращаме в Третия свят, ги запращаме в дебрите на Сити Хол.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Замість того, щоб посилати їх до країн третього світу, ми посилаємо їх в джунглі міської ради.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.Мы отправляем их не в леса третьего мира, а в дебри ратуши.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.במקום לשלוח אותם לעולם השלישי, אנחנו שולחים אותם לעיריה.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.بدل إرسالهم إلى العالم الثالث، نرسلهم إلى أدغال قاعة البلدية.
Onları üçüncü dünyaya göndermektense, belediye binalarının vahşiliğinin içine gönderiyoruz.未開の地に送り込んでます そこでフェローは役立つアプリを作って 市役所職員と検討します
Oradan, kare her şeyi görebilmektedir: binaların şeklini,Da lì il quadrato può vedere ogni cosa:
Oradan, kare her şeyi görebilmektedir: binaların şeklini,De là-haut, le carré peut tout voir : la forme des bâtiments,
Oradan, kare her şeyi görebilmektedir: binaların şeklini,Desde allí arriba, el cuadrado puede ver todo:
Oradan, kare her şeyi görebilmektedir: binaların şeklini,여기서는 사각형도 모든 것을 볼 수 있죠: 건물의 모양,
Oradan, kare her şeyi görebilmektedir: binaların şeklini,מלמעלה, המרובע יכול לראות הכל: את צורות הבניינים,
Oradan, kare her şeyi görebilmektedir: binaların şeklini,من هذا الارتفاع يستطيع المربع رؤية كل شيء: أشكال المباني،
Oradan, kare her şeyi görebilmektedir: binaların şeklini,建物の形 地球に隠されている貴重な宝石全て
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Aardbevingen doden nooit mensen, maar de ineenstorting van gebouwen doodt mensen.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.De exemplu, nu cutremurele ucid oamenii, ci prăbușirea clădirilor.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Erdbeben z. B. töten Menschen nicht, einstürzende Gebäude töten Menschen.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Jordbävningar, till exempel, dödar aldrig människor. Men rasande byggnader dödar människor.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.예를 들어, 지진으로는 절대 사람들이 죽지 않고 건물 붕괴로 사람들이 죽죠.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Misalnya, gempa bumi tidak pernah membunuh manusia, tapi gedung runtuhlah yang menimbulkan korban jiwa.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Napríklad zemetrasenie ľudí nezabíja, zabíjajú ich budovy, ktoré sa zrútia.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Například zemětřesení nikdy lidi nezabije, zřícení budov ano.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Par exemple, les séismes ne tuent jamais personne, mais l'effondrement des bâtiments tue des gens.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Például a földrengések nem ölnek meg embereket, az összedőlő épületek ölnek meg embereket.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Per esempio, i terremoti non uccidono mai le persone, è il crollo degli edifici a uccidere le persone.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Por ejemplo, los terremotos no matan gente, pero el colapso de las edificios mata gente.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Por exemplo, os terramotos nunca matam pessoas, mas o colapso dos edifícios matam pessoas.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Trzęsienia ziemi nigdy nie zabijają ludzi, ale robią to walące się budynki.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Ví dụ, động đất không bao giờ làm chết người, nhưng sự sụp đổ của các tòa nhà làm chết người.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Για παράδειγμα, οι σεισμοί ποτέ δεν σκοτώνουν ανθρώπους, αλλά η κατάρρευση των κτιρίων σκοτώνει ανθρώπους.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Наприклад, землетруси ніколи не вбивають людей - їх убивають обвали будівель.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Например, земетресенията не убиват хора, срутването на сградите убива хора.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.Например, землетрясения никогда не убивают людей, их убивают разрушающиеся здания.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.למשל, רעידות אדמה לא הורגות אנשים, מבנים שקורסים הורגים אנשים.
Örneğin, depremler insanları öldürmüyor; ama binaların çökmesi öldürüyor.على سبيل المثال، أن الزلازل لا تقتل الناس، ولكن انهيار المباني هو الذي قام بذلك
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
binaları ile cümle - Sayfa 24 - binaları kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App