Sami kendi jetine bindi.Sami took his own jet.
Tom ve Mary plaja at binmeye gitti.Tom and Mary went horse riding on the beach.
Zaman zaman atlara binmeyi severim.I like riding horses from time to time.
Bina temel atıldıktan dokuz ay sonra tamamlandı.The building was completed nine months after breaking ground.
Bütün bina sarsıldı.The whole building shook.
Sami arabaya bindi.Sami got in the car.
Taksiye binmek zorunda kaldım çünkü otobüsü kaçırmıştım.I had to take a taxi because I missed the bus.
Her ay binlerce insan bu müzeyi ziyaret ediyor.Thousands of people visit this museum every month.
Tom saat sekiz trenine bindi.Tom took the eight o'clock train.
Yanlış trene bindik.We got on the wrong train.
Sami, Leyla'nın hesaplarından on binlerce dolar çekti.Sami withdrew tens of thousands of dollar out of Layla's accounts.
Lütfen Tom'un bisikletime binmesine izin verme.Please don't let Tom ride my bicycle.
Lütfen Tom'un bisikletime binmesine izin vermeyin.Please don't let Tom ride my bicycle.
Sami'nin destekçileri mahkeme binasının dışında toplandı.Sami's supporters gathered outside the courthouse.
Sami bir Rolls Royce'a biniyordu.Sami drove a Rolls Royce.
Cankurtaranlar her yıl ABD'deki kıyı akıntılarından on binlerce insanı kurtarıyor.Lifeguards rescue tens of thousands of people from rip currents in the U.S. every year.
Sami'nin en sevdiği binek hayvanı Leyla adında bir kısraktı.Sami's favorite mount was a mare named Layla.
Sami, Leyla'dan on altı bin dolarlık bir çek aldı.Sami got a sixteen thousand dollar check from Layla.
Sami o bahçeye yaklaşık altmış bin dolar harcadı.Sami spent about sixty thousand dollars on that garden.
Sami arabasına bindi ama yola çıkmadı.Sami got in his car but he didn't drive off.
Şehir merkezinde birçok büyüleyici eski bina var.There are many charming old buildings in the city center.
Sami motosikletine bindi ve gitti.Sami got on his motorcycle and drove away.
Sami o motosiklete biniyordu.Sami was riding that motorbike.
Beş yaşındayken bisiklete binebiliyor muydun?Were you able to ride a bicycle when you were five years old?
Sami, Facebook'ta binlerce takipçiye sahipti.Sami had thousands of followers on Facebook.
Sami'nin Facebook üzerinde binlerce takipçisi vardı.Sami had thousands of followers on Facebook.
Sami, Leyla'ya ata binmeyi teklif etti.Sami offered Layla a ride.
Sami binanın arkasına gitti.Sami went to the back of the building.
Tom kentteki en uzun binada çalışıyor.Tom works in the tallest building in the city.
Tom hiç arabama binmedi.Tom has never been in my car.
Tom, Paris'e giden otobüse binmek istiyor.Tom wants to take the bus to Paris.
Kütüphanenin sadece dört bin kitaba sahip olduğunu öğrenmek beni şaşırttı.I was surprised to learn that the library had only about four thousand books.
Bisiklete binmek hoşuma gider.I like riding a bike.
Bisiklete binmeyi sever misin?Do you like cycling?
Tom'u otobüse binerken gördün mü?Did you see Tom get on the bus?
Bir bisiklete nasıl binileceğini biliyor musun?Do you know how to ride a bike?
Bu bina ne kadar yüksek?How tall is that building?
Fransızcada en çok kullanılan binlerce sözcüğün bir listesine sahibim.I have a list of the thousand most-used words in French.
Hayatında ilk kez bir uçağa bindi.He took an airplane for the first time in his life.
Sami, Leyla'ya Facebook üzerinden binlerce mesaj gönderdi.Sami sent Layla thousands of messages via Facebook.
Bu binada fotoğraf çekebilir miyiz?Can we take photos in this building?
Bisiklete binmeyi sevmiyorum.I don't like riding bikes.
Taksiye binebilirdik.We could've taken a taxi.
Tom güvenlik görevlileri tarafından binadan binadan dışarıya eşlik edildi.Tom was escorted out of the building by security guards.
Marc işine gitmek için her gün trene biner.Each day Marc takes the train to go to his job.
Tom kamyonete bindi ve yola çıktı.Tom got into the truck and drove off.
Tom ve Mary birlikte trene bindiler.Tom and Mary took the train together.
Tom kamyona bindi ve sürdü.Tom climbed into the truck and drove off.
Tom ve Mary okula gitmek için aynı otobüse binerler.Tom and Mary ride the same bus to school.
Tom, Mary'nin araba binmesine yardım etti.Tom helped Mary get into the car.
Tom'un bindiği gemi battı.The ship Tom was on sank.
Bu bina ne kadar geç saatlere kadar açık kalıyor?How late does this building stay open?
Motosikletine ne sıklıkla biniyorsun?How often do you ride your motorcycle?
Bazen okula giderken bisikletime binerim.I occasionally ride my bicycle to school.
Tom Tatoeba Projesine on binin üstünde bir tutarda bağış yaptı.Tom is a five-figure donor to the Tatoeba Project.
Tom Boston'daki deprem mağdurlarına yüz binin üstünde bir tutarda bağış yaptı.Tom made a six-figure donation to help the earthquake victims in Boston.
Tom ata hiç binmemişti.Tom had never been on a horse.
Sami bina güvenliğini aradı.Sami called the building security.
Sami bina güvenliğini çağırdı.Sami called the building security.
Sami uçağa bindi.Sami boarded the plane.