Ana içeriğe geç
Sözlük

bin ile cümle

bin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Leyla bir deveye binemezdi.Layla couldn't ride a camel.
Leyla, Sami'nin devesine bindi.Layla rode Sami's camel.
Sami'nin yedi bin dolardan çok daha fazlasına ihtiyacı var.Sami needs much more than seven thousand dollars.
Sami arabaya binip hareket etti.Sami got in the car and took off.
Bu bina yapısal olarak sağlam değil.This building is not structurally sound.
Kahire'de bir bina çöktü.A building collapsed in Cairo.
Tom Mary'ye hızlı bir öpücük verdi ve otobüse bindi.Tom gave Mary a quick kiss and got on the bus.
Tom Mary'nin arabaya binmesine yardım etti ve onu hastaneye götürdü.Tom helped Mary get into to the car and drove her to the hospital.
Dünya sadece birkaç bin yaşındadır.The earth is only a few thousand years old.
Binlerce haneye elektrik sağlayacak kadar güneş paneli kuruldu.Enough solar panels have been installed to provide electricity to thousands of households.
Uçağa binmek için A tuşuna basın.To board the airship, press A.
Binlerce olasılık bizi yeni bir hayata davet ediyor.Life offers us millions of possibilities.
Dokuz bin dokuz yüz doksan dokuz artı bir bindir.Nine thousand nine hundred and ninety nine plus one is one thousand.
Bu benim bininci Esperanto cümlem.This is my thousandth Esperanto sentence.
Bu, Esperanto'daki bininci cümlem.This is my thousandth sentence in Esperanto.
Dört binden daha fazla kişi kaçtı.More than four thousand people escaped.
Binlerce öğrenci Vietnam savaşına karşı gösteriler yaptı.Thousands of students demonstrated against the Vietnam War.
Tom ve ben ikimiz de atlara binmeyi severiz.Tom and I both like riding horses.
Tom'un arabaya binmesine yardım ettim.I helped Tom get in the car.
Tom'un arabasına binmedim.I didn't get into Tom's car.
Tom, şimdiye kadar ilk defa bir uçağa bindi.This is the first time Tom has ever been on a plane.
Tom, binadaki her ışık anahtarının nerede olduğunu biliyor.Tom knows where every light switch in the building is.
Arabam bu binanın arkasındaki otoparkta.My car is in the parking lot behind this building.
Tom'un arabasına bindim.I got into Tom's car.
Tom'un tek tekerlekli bisikletine binmesini görmek istiyorum.I want to see Tom riding his unicycle.
Umarım Tom bunu inada bindirmiyordur.I hope Tom isn't stubborn about that.
Trene Tom'la binmedim.I didn't get on the train with Tom.
Orada binlerce insan vardı.There were thousands of people there.
Tom bina çöktüğünde öldü.Tom died when the building collapsed.
Tom yılda yaklaşık 300 bin dolar kazanıyor.Tom earns about $300,000 annually.
Tom terk edilmiş bir binada saklandı.Tom hid in an abandoned building.
Tom'un okulunda üç bin öğrenci var.Tom's school has 3,000 students.
Binaya girmedim.I didn't enter the building.
Tom bir taksiye binmek istemedi.Tom didn't want to take a taxi.
Tom otobüse binmemizi söyledi.Tom told us to get on the bus.
Tom, arabaya binmemizi söyledi.Tom told us to get in the car.
Bir ata nasıl bineceğimi biliyorum.I know how to ride a horse.
Otobüse binmekten hoşlanmam.I don't like riding buses.
Tom orduda bir binbaşıydı.Tom was a major in the army.
Tom, Mary'ye ata nasıl binileceğini gösterdi.Tom showed Mary how to ride a horse.
Tom Mary ile motosiklete bindi.Tom got on the motorcycle with Mary.
Tom eve dönmek için bir taksiye bindi.Tom took a taxi back home.
Ben otobüse binmedim.I didn't get on the bus.
Tom Mary ile birlikte tekneye bindi.Tom got in the boat with Mary.
Bir ata binemem.I can't ride a horse.
Tom, Mary'nin atına binmesine izin verdi.Tom let Mary ride his horse.
Tom'un bisikletine binmeyi denedin mi?Did you try riding Tom's bicycle?
Bisikletime sık sık binmem.I don't ride my bicycle very often.
Mary'ye ata binmeyi öğreten kişi Tom değildi.Tom wasn't the one who taught Mary how to ride a horse.
Bir bisiklete nasıl bineceğini Mary'ye öğreten kişi Tom'dur.Tom is the one who taught Mary how to ride a bicycle.
Ben hiç kanoya binmedim.I've never been in a canoe.
Tom orduda bir binbaşı.Tom is a major in the army.
Hâlâ ata binebilir misin?Can you still ride a horse?
Bu bina bir bankadır.This building is a bank.
Tom'un Mary'nin arabasına bindiğini gördüm.I saw Tom get into Mary's car.
Sami, binaların tasarımında harikadır.Sami is great at designing buildings.
Tom Mary'ye sarıldı ve sonra trene bindi.Tom hugged Mary and then got on the train.
Tom Mary'yi öptü ve otobüse bindi.Tom kissed Mary and then got on the bus.
Tom Mary'ye bir öpücük verdi ve otobüse bindi.Tom gave Mary a kiss and got on the bus.
Bu binada bir asansör var mı?Is there an elevator in this building?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod