İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Manusia -- beberapa ratus ribu.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Menschen - seit ein paar hunderttausend.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Mensen -- een paar honderdduizend.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Oamenii - de vreo două sute de mii.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Os seres humanos — umas centenas de milhar.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Οι άνθρωποι -- περίπου διακόσιες χιλιάδες χρόνια.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Люди - кілька сотень тисяч.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Люди - пару сотен тысяч лет.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.Хората -- от няколко стотин хиляди.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.האנשים - רק כמה מאות אלפים.
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.اما الانسان بضعه مئات الألوف تقريبا
İnsanlar ise yalnızca birkaç yüz bin yıldan beri.多細胞の組織の行動ルールは
İşte burada Büyük Patlama'dan üç yüz bin yıl sonra dedim.Ale te wydarzenia mają miejsce 300 000 lat po Wielkim Wybuchu.
İşte burada Büyük Patlama'dan üç yüz bin yıl sonra dedim.Ale toto se událo 300 000 let po velkém třesku.
İşte burada Büyük Patlama'dan üç yüz bin yıl sonra dedim.Pero esto sucedió 300.000 años luego del Big Bang.
İşte burada Büyük Patlama'dan üç yüz bin yıl sonra dedim.Αλλά αυτό είναι 300.000 χρόνια μετά το Big Bang.
Itjtawy şehrin üzerinde dört bin yıl önce yazılmış olabilirdi. " Bilgi paylaşmak çağrıların en yücesidir.아마 4천년전 쯤 이치타위라는 도시 어디에선가 씌여진 것이겠죠. "지식을 공유하는 것은 모든 소명 가운데 가장 위대한 것이다.
Itjtawy şehrin üzerinde dört bin yıl önce yazılmış olabilirdi. " Bilgi paylaşmak çağrıların en yücesidir."Să-ți împărtășești cunoștințele este cea mai mare vocație.
Itjtawy şehrin üzerinde dört bin yıl önce yazılmış olabilirdi. " Bilgi paylaşmak çağrıların en yücesidir.Наверное, она появилась в городе Ичтави 4 000 лет назад: "Делиться знаниями — величайшее из призваний.
Itjtawy şehrin üzerinde dört bin yıl önce yazılmış olabilirdi. " Bilgi paylaşmak çağrıların en yücesidir.זה כנראה היה רשום באיטג'טאווי לפני 4000 שנים. "שיתוף בידע היא השליחות הגדולה מכולן.
Itjtawy şehrin üzerinde dört bin yıl önce yazılmış olabilirdi. " Bilgi paylaşmak çağrıların en yücesidir.ربما كانت مكتوبة في مدينة إيتجتاوي قبل أربعة آلاف سنة. "تقاسم المعرفة هي أعظم مهمة.
Itjtawy şehrin üzerinde dört bin yıl önce yazılmış olabilirdi. " Bilgi paylaşmak çağrıların en yücesidir.呢句說話寫喺大約四千多年前嘅伊塔威 「世上最偉大嘅使命 莫過於同他人分享知識」
Itjtawy şehrin üzerinde dört bin yıl önce yazılmış olabilirdi. " Bilgi paylaşmak çağrıların en yücesidir.「知識の共有は 人の欲求の中で 最も偉大なものであり 地上でそれに勝るものはない」
Itjtawy yüzlerce yıldır tam dört bin yıl önce,이치타위는 약 4천년전에 있었던
Itjtawy yüzlerce yıldır tam dört bin yıl önce, Orta Krallık denen bir dönemde, eski Mısır'ın başkentiydi.Było stolicą Egiptu przez ponad 400 lat, podczas Średniego Państwa 4 tys. lat temu.
Itjtawy yüzlerce yıldır tam dört bin yıl önce, Orta Krallık denen bir dönemde, eski Mısır'ın başkentiydi.Itjtawy bylo po více než 400 let hlavní město starověkého Egypta v období Střední říše před zhruba 4000 lety.
Itjtawy yüzlerce yıldır tam dört bin yıl önce,Ичтави был столицей древнего Египта более 400 лет во времена
Itjtawy yüzlerce yıldır tam dört bin yıl önce,איטג'טאווי היתה עיר הבירה של מצרים העתיקה למשך למעלה מארבע מאות שנים,
Itjtawy yüzlerce yıldır tam dört bin yıl önce,إيتجتاوي كانت عاصمة مصر القديمة لأكثر من أربعمائة سنة،
Itjtawy yüzlerce yıldır tam dört bin yıl önce,中王国時代に 400年以上に渡って存在した
Itjtawy yüzlerce yıldır tam dört bin yıl önce,伊塔威屬於四千幾年前 古埃及中王國時期
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.A törzs egy elég egyszerű fogalom, 50 ezer évre visszamenő.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Bộ tộc là gì, một khái niệm vô cùng đơn giản xuất phát từ 50 ngàn năm trước.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Clans zijn een heel simpel concept dat 50.000 jaar oud is.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.El de las tribus es un concepto muy sencillo que data de unos 50 mil años.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.É um conceito muito simples que tem mais de 50 mil anos.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Koncept kmeňov je veľmi jednoduchý a siaha do obdobia spred 50 000 rokov..
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Les tribus, c'est un concept très simple qui remonte à 50 000 années.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.L'idea di tribù é un concetto molto semplice che risale a cinquantamila anni fa.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Myšlenka klanů je velmi jednoduchou koncepcí, která sahá 50 000 let zpátky.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Plemiona są bardzo prostą koncepcją, sięgający 50 tys. lat wstecz.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Stämme sind ein sehr simples Konzept, das 50.000 Jahre zurückreicht.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Suku adalah sebuah konsep yang sangat sederhana sama dengan konsepnya 50 ribu tahun lalu.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Triburile sunt un concept extrem de simplu care datează de 50 de mii de ani.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Vad stammar är, är ett väldigt enkelt concept som sträcker sig 50.000 år tillbaka i tiden.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Οι φυλές είναι μια πολύ απλή έννοια που χρονολογείται πριν 50.000 χρόνια.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Племената са една много проста идея от преди 50 хиляди години.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Племена — це доволі проста концепція, якій вже 50 тисяч років.
Kabileler dediğim şey aslında çok basit bir kavram. 50 bin yıl önceye dayanıyor.Племена - это очень простая концепция, которая уходит корнями в прошлое на 50 тысяч лет тому назад.
Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.현재와 관련되었다고 믿고 있습니다. 전 그 쪽 사람은 아니고요.
Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.מלפני כמה אלפי שנים רלוונטית גם היום. אני לא חלק מהם.
Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.حيث ظهر منذ الفي عام وهو ليس ملائم لحالنا اليوم أنا لا أتبع هذا الإعتقاد
Kur'an'ın birkaç bin yıl önceki yorumlaması olduğuna inanıyor.私はこのグループには属しません もう1つのグループは コーランは生きているものだと信じます
Kutup ayısının 100 bin yılda öğrendiğini en çok 5 belki 10 dakikada öğrenebilir.10만 년에 걸쳐 획득한 것을 어린이는 5분 또는 10분 안에 배울 수 있는 것입니다.
Kutup ayısının 100 bin yılda öğrendiğini en çok 5 belki 10 dakikada öğrenebilir.Amit a jegesmedve 100 000 év alatt tanult, azt az ember megtanulja 5 vagy talán 10 perc alatt.
Kutup ayısının 100 bin yılda öğrendiğini en çok 5 belki 10 dakikada öğrenebilir.Ceea ce ursului polar i-a luat 100.000 de ani sa invete copilul poate invata in 5 minute, poate 10 minute.
Kutup ayısının 100 bin yılda öğrendiğini en çok 5 belki 10 dakikada öğrenebilir.Ce que l'ours polaire a mis 100.000 ans à apprendre, il peut l'apprendre en 5 minutes, peut être 10 minutes.
Kutup ayısının 100 bin yılda öğrendiğini en çok 5 belki 10 dakikada öğrenebilir.Ciò che all'orso polare capita in 100.000 anni, lo si puo' imparare in 5, forse 10 minuti.
Kutup ayısının 100 bin yılda öğrendiğini en çok 5 belki 10 dakikada öğrenebilir.Co lednímu medvědovi trvalo naučit se 100 000 let, se může dítě naučit za pět minut, možná za deset minut.
Kutup ayısının 100 bin yılda öğrendiğini en çok 5 belki 10 dakikada öğrenebilir.Det som isbjörnen behövde 100,000 år för att lära sig, kan barnet lära sig på fem, kanske 10 minuter.