Bu günkü ufaklıklar artık CD ne demek onu bile bilmiyorlar!! Delice.Los chicos de hoy en día, ni saben lo que es un CD ¡es una locura!
Bu günkü ufaklıklar artık CD ne demek onu bile bilmiyorlar!!Les jeunes, de nos jours, ne savent même pas ce qu'est un CD !!!
Bu günkü ufaklıklar artık CD ne demek onu bile bilmiyorlar!!Os miúdos de hoje nem sabem o que é um CD!!
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Acestor oameni le place mai mult cel pe care îl au, dar ei nici măcar nu ştiu că îl au.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.De här personerna giller bättre den de äger, men de vet inte att de äger den.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Deze mensen waarderen datgene dat ze bezitten meer, maar ze weten niet dat ze het bezitten.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Diese Leute mögen das Bild, das sie besitzen, lieber, aber sie wissen nicht, dass sie es besitzen.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Disse mennesker kan bedre lide det de ejer, men de ved ikke, de ejer det.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Estas pessoas gostam mais da gravura que possuem, mas não sabem que a possuem.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Ezeknek az embereknek jobban tetszik az, amelyik az övék, de nem tudják, hogy az az övék.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.자신의 작품이 무엇인지 모르는데도 불구하고 그 작품에 대한 선호도가 높아집니다.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Nämä ihmiset pitävät enemmän omistamastaan kuvasta, jota eivät tiedä omistavansa.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Những người này thích bức mà họ sở hữu hơn, nhưng họ không biết là họ sở hữu nó.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Orang-orang ini lebih menyukai yang mereka miliki, tapi mereka tidak tahu kalau mereka memilikinya.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Piensen en este resultado. A estas personas les gusta más el que tienen, pero ellos no saben que lo tienen.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Queste persone preferiscono quella che posseggono, ma non sanno di possederla.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Těmhle lidem se líbí víc tisk, který vlastní, ale oni nevědí, že ho vlastní.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Ti ljudje imajo raje tisto, kar je njihovo, čeprav ne vedo, da je njihovo.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Týmto ľuďom sa viac páčia obrázky, ktoré vlastnia, ale nepamätajú sa, že ich vlastnia.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Σε αυτούς τους ανθρώπους αρέσει καλύτερα αυτό που έχουν, αλλά δεν ξέρουν οτι το έχουν.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Хората харесват повече своята картина, но не знаят, че е тяхна.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.Цим людям більше подобається та репродукція, що у них є, але вони не знають, що вона в них є.
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.האנשים האלה אוהבים יותר את זה שבבעלותם, אבל הם לא יודעים שהוא בבעלותם,
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.هؤلاء الاشخاص احبوا لوحتهم اكثر ولكنهم لايعلمون انهم يمكلونها .
Bu insanlar sahip oldukları şeyi daha çok seviyor, fakat ona sahip olduklarını bilmiyorlar.自分の絵だとは知らないままに 'まあ、そうかもね"は正しい答えではないのです!
Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.하지만 이 분들은 왜 우리가 화요일에 투표를 하는지 모르고 있죠.
Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.Pourtant, ils ne savent pas pourquoi nous votons sur ce jour-là.
Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.ולמרות זאת הם לא יודעים למה מצביעים דווקא ביום הזה.
Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.ومع هذا هم لا يعلمون لماذا نقوم بالتصويت يوم الثلاثاء.
Bunlar seçim günü için yaşayan insanlar, yine de neden tam o gün oy verdiğimizi bilmiyorlar.コメディアンのクリス・ロックは 言っています
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.Convencí a mi familia, sin que ellos supieran de qué se trataba. Les dije "Vístanse para un funeral.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.Ik kreeg mijn familie zover om dit te doen. Ze wisten niet wat ik aan het doen was. Ik zei:
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.저는 가족들을 참여하려고 말했는데 그들은 제가 뭘하려는 지 몰랐어요.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.Prehovoril som na to svoju rodinu a tá vôbec nechápala, čo robím. Povedal som im, "Oblečte sa na pohreb.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.Přemluvil jsem k tomu rodinu, aniž by věděli o co půjde.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.Rábeszéltem a családomat, és nem tudták, hogy mit csinálok. Azt mondtam: "Öltözzetek temetésre.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.Έπεισα την οικογένεια μου να το κάνουμε, και δεν ήξεραν το σκοπό είχα. Και τους λέω, "Ντυθείτε για κηδεία.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.Убедих семейството си да го направи, и те не знаеха какво правех. И аз казах: "Облечете се за погребение.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.Я уговорил мою семью заняться этим, не рассказав им суть. Я просто сказал: "Одевайтесь на похороны.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.שכנעתי את המשפחה שלי לעשות את זה, והם לא ידעו מה אני עושה.
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.أقنعت أسرتي، ولم يكونوا يعرفوا بمشروعي
Bunu aileme anlattımda bilmiyorlardı. " Cenaze için üstünü giyin.ただ「仕事するから喪服に着替えて」と言いました
Bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü hangi primerlere bakmaları gerektiğini bilmiyorlar.Io lo trovo del tutto sconcertante.
Bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü hangi primerlere bakmaları gerektiğini bilmiyorlar.정말로 믿기 힘들지만 어떤 프라이머를 찾아 봐야할지 모르기 때문이죠.
Bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü hangi primerlere bakmaları gerektiğini bilmiyorlar.la diferencia entre un macho y una hembra; algo que me parece asombroso dado que no saben qué buscar.
Bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü hangi primerlere bakmaları gerektiğini bilmiyorlar.lebo potom nevedia, odkiaľ začať.
Bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü hangi primerlere bakmaları gerektiğini bilmiyorlar.מה שלדעתי מאד מדהים, מפני שהם לא יודעים על אילו מפתחות להסתכל.
Bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü hangi primerlere bakmaları gerektiğini bilmiyorlar.وهو ما وجدته مُربك حقاً لانهم لا يعرفون ما المؤشر الذي يبحثون عنه
Bunu duyunca çok şaşırmıştım çünkü hangi primerlere bakmaları gerektiğini bilmiyorlar.どのDNA配列を調べればよいか知られていなかったのです 社会における
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.De vidste ikke hvordan, man gjorde.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.Họ không biết phải làm như thế nào
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.Ils ne savaient pas comment faire.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.방법을 몰랐으니까요.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.Nevěděli jak na to.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.Nie wiedzieli jak się rozwinąć.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.Non sapevano come fare.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.No sabían cómo lograrlo.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.Nu ştiau cum.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.Proste nevedeli ako.
Bunu nasıl becerebileceklerini bilmiyorlardı.Sie wussten nicht, wie.