Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmiyorlar ile cümle

bilmiyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sevgi hiçbir şeydi. Sevginin ne demek olduğunu bilmiyorlar.Sie war nichts, sie wissen nicht, was Liebe ist.
Sevginin ne demek olduğunu bilmiyorlar.Họ không biết yêu thương là gì.
Sevginin ne demek olduğunu bilmiyorlar.هما لم يعرفا ما هو الحب.
Şimdi ikisi de kaçaklar Kimse nerede olduklarını bilmiyorlar.Nyt molemmat miehet ovat karkuteillä, eikä kukaan tiedä, missä he ovat.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Die Anwesenden wissen überhaupt nichts von Ihnen.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Ei nu știu absolut nimic despre tine.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Empieza al entrar por la puerta. No saben nada de ustedes.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Họ không biết gì về bạn cả
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Ils ne savent rien, absolument rien, à votre sujet.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.그들은 당신에 대해서 아무것도 모릅니다.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Loro non sanno assolutamente niente di te.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Oni nie wiedzą o tobie zupełnie nic.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Ze weten helemaal niets over je.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.О вас абсолютно ничего не знают, и вы можете сделать упор на эмоции.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.Те не знаят нищо -- абсолютно нищо за вас.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.הם לא יודעים שום דבר, בכלל, לגביך
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.مهما كان الأمر فهم لا يعرفون أي شيئ عنك.
Sizin hakkınızda hiçbir şey bilmiyorlar, hem de hiç.そこから 感情の世界に引っ張り込むわけです --
Sonra gidip Accenture'de evrensel danışmanlık işine girdim. Ve bilmiyorlardı bile.Saya lulus dan mendapat pekerjaan konsultan di Accenture. dan mereka benar-benar tidak tahu.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.A gond az volt, nem tudták hol vannak a Scud kilövők.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.El problema era que no sabían dónde estaban los lanzadores de Scud.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Het punt was dat ze niet wisten waar de Scud-raketwerpers waren.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Il fatto era che non sapevano dove si trovassero i lanciamissili Scud.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.문제는 그들이 그 스커드 발사장치가 어디에 있는지 알지 못 했었다는 것입니다
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Le problème était qu'ils ne savaient pas où étaient les lanceurs de Scud.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Masalahnya adalah mereka tidak tahu di mana lokasi pelontar Scud.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Niestety, nie wiedzieli gdzie są wyrzutnie.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.O problema é que eles não sabiam onde estavam os mísseis Scud.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Problema e că nu știau unde erau lansatoarele Scud.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Problémem bylo, že oni nevěděli kde rakety Scud byly.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Problemet var att de inte visste var Scudlavetterna fanns.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Sie wussten einfach nicht, wo die Scud-Raketenwerfer waren.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Vấn đề là họ đã không biết những bệ phóng tên lữa Scud nằm ở đâu.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Το πρόβλημα ήταν ότι δεν ήξεραν που ήταν οι εκτοξευτές Σκαντ.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Проблема бил, че те не знаели къде са ракетите.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Проблема заключалась в том, что они не знали местонахождения установок.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.Річ у тім, що вони не знали, де були розташовані ці ракетно-пускові установки.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.הבעיה היתה שהם לא ידעו איפה משגרי הסקאד היו.
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.المشكلة هي أنهم لم يكونوا يعرفون أين هي قاذفات صواريخ سكود
Sorun şuydu ki Scud fırlatıcılarının nerede olduğunu bilmiyorlardı.爆弾と漬物桶の問題で難しいのは
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.Cudownie byłoby znaleźć sposób, by lepiej takie rezultaty przekazywać.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.Het zou geweldig zijn om een manier te vinden om beter te communiceren.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.지금 당장은 아니겠지만, 그런 결과를 의사소통할 방법을 찾는다면 정말 좋겠죠.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.Ora non lo sanno, e sarebbe meraviglioso trovare il modo per comunicarlo meglio, perché non lo abbiamo fatto.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.Pentru moment ei nu știu. N-ar fi grozav să găsim o cale s-o comunicăm mai bine, pentru că n-am făcut-o.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.Αυτή τη στιγμή δεν τα ξέρουν και θα ήταν θαυμάσιο να βρεθεί ένας τρόπος να τα μάθουν.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.Сейчас они не знают, и было бы здорово найти способ сообщить это, потому что сейчас его нет.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.Точно сега те не знаят и ще е чудесно да намерим начин да ги съобщим, защото сега нямаме такъв.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.כרגע הם אינם יודעים, וזה היה נהדר לו מצאנו דרך להעביר את זה בצורה טובה יותר, כי לא מצאנו.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.في الوقت الحالي هم لا يعلمون، و سوف يكون رائعًا أن نجد طريقة لنتواصل بشكل أفضل، لأننا لم نتواصل.
Şuan bilmiyorlar, ve bunu onlara iletmek için iyi bir yol bulmak lazım, çünkü henüz bulmuş değiliz.解決する方法を見つけたいです 今までは 成功実績の周知に 失敗してきましたが
Şunu diyenler oluyor: "Ama müşterilerim gerçekten istediklerini bilmiyorlar.Czasami jest tak, że nasi klienci naprawdę nie mają pojęcia, czego chcą.
Şunu diyenler oluyor: "Ama müşterilerim gerçekten istediklerini bilmiyorlar.고객들 자신이 뭘 원하는지 모르는 경우가 있긴 해요
Şunu diyenler oluyor: "Ama müşterilerim gerçekten istediklerini bilmiyorlar.Іноді ми розуміємо, але наші клієнти у дійсності самі не розуміють чого хочуть.
Şunu diyenler oluyor: "Ama müşterilerim gerçekten istediklerini bilmiyorlar.أحيانًا تقول أن عملائك لا يعلمون حقًا ما يريدون،
Şunu diyenler oluyor: "Ama müşterilerim gerçekten istediklerini bilmiyorlar.あまりにも新しいものを作っていて外に出る時間がない
Tatlım! Doktorlar her bir şeyi bilmiyorlar.Các bác sỹ không biết chuyện gì hết.
Tatlım! Doktorlar her bir şeyi bilmiyorlar.Draga, doctorii astia nu stiu un lucru.
Tatlım! Doktorlar her bir şeyi bilmiyorlar.Édesem, a doktorok nem tudnak semmit.
Tatlım! Doktorlar her bir şeyi bilmiyorlar.Schatz, die Ärzte haben keine Ahnung.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod