Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmezler ile cümle

bilmezler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Köpekler İngilizce, Amerikanca, İspanyolca ya da Fransızca bilmezler.Е, имам новина за вас. Кучето не говори английски, американски, испански, нито френски.
Köpekler İngilizce, Amerikanca, İspanyolca ya da Fransızca bilmezler.Собака не понимает по-английски, или по-американски, или по-испански или по-французски.
Köpekler İngilizce, Amerikanca, İspanyolca ya da Fransızca bilmezler.הכלב לא דובר אנגלית, או אמריקאית, או ספרדית, או צרפתית.
Köpekler İngilizce, Amerikanca, İspanyolca ya da Fransızca bilmezler.الكلب لا يتحدث الإنجليزية، أو الأمريكية، أو الأسبانية، أو الفرنسية.
Köpekler İngilizce, Amerikanca, İspanyolca ya da Fransızca bilmezler.ですから、トレーニングの1段階目では犬に英語を教えます。
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Az istentelenek útja pedig olyan, mint a homály, nem tudják miben ütköznek meg.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Brezbožnih steza je podobna temi: ne vedo, ob kaj se bodo spoteknili.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Calea celor răi este ca întunerecul gros: ei nu văd de ce se vor poticni.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Cesta bezbožných je ako mrákava; nevedia, o čo zavadia a klesnú.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Cesta pak bezbožných jako mrákota; nevědí, na čem se ustrčiti mohou.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Còn nẻo kẻ gian ác vẫn như tăm tối; Chúng nó chẳng biết mình vấp ngã vì đâu.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Còn nẻo kẻ gian_ác vẫn như tăm_tối ; Chúng_nó chẳng biết mình vấp_ngã vì đâu .
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.De goddelozen tasten echter rond in het duister, zonder te weten waarover zij struikelen.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Der Gottlosen Weg aber ist wie Dunkel; sie wissen nicht, wo sie fallen werden.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.De ugudeliges vei er som det dype mørke; de vet ikke hvad de snubler over.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Droga zaś niepobożnych jest jako ciemność; nie wiedzą, o co sií otrącić mogą.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.El camino de los impíos es como la oscuridad; no saben en qué tropiezan
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Gudløses Vej er som Mørket, de skønner ej, hvad de snubler over,
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Jumalattomain tie on kuin pimeys: eivät he tiedä, mihin kompastuvat.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.악인의 길은 어둠 같아서 그가 거쳐 넘어져도 그것이 무엇인지 깨닫지 못하느니라
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.La via degli empi è come l'oscurità: non sanno dove saranno spinti a cadere
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.La voie des méchants est comme les ténèbres; Ils n`aperçoivent pas ce qui les fera tomber.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.men de ogudaktigas väg är såsom tjocka mörkret: de märka icke det som skall vålla deras fall.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.O caminho dos ímpios é como a escuridão: não sabem eles em que tropeçam.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Η οδος των ασεβων ειναι ως το σκοτος δεν γνωριζουσι που προσκοπτουσιν.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Путь же беззаконных – как тьма; они не знают, обо что споткнутся.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Пътят на нечестивите е като тъмнина; Не знаят от що се спъват.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.דרך רשעים כאפלה לא ידעו במה יכשלו׃
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.اما طريق الاشرار فكالظلام. لا يعلمون ما يعثرون به
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.惡 人 的 道 、 好 像 幽 暗 . 自 己 不 知 因 甚 麼 跌 倒
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.惡人 的 道 、 好像 幽暗 . 自己 不知 因 甚 麼 跌倒
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.A hlupák nevie, že sú tam mŕtvi a v hlbinách pekla tí, ktorých pozvala.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ale neví hlupec, že mrtví jsou tam, a v hlubokém hrobě ti, kterýchž pozvala.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ale prostak nie wie, że tam są umarli, a ci, których wezwała, są w głębokościach grobu.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ali on ne ve, da so mrtvi tam, v globočinah smrtnega kraja povabljenci njeni.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Egli non si accorge che là ci sono le ombre e che i suoi invitati se ne vanno nel profondo degli inferi
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Eikä toinen tiedä, että haamuja on siellä, että hänen kutsuvieraansa ovat tuonelan laaksoissa.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.El nu ştie că acolo sînt morţii, şi că oaspeţii ei sînt în văile locuinţei morţilor.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Er weiß aber nicht, daß daselbst Tote sind und ihre Gäste in der tiefen Grube.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.És az nem tudja, hogy ott élet nélkül valók vannak; és a pokol mélyébe esnek az õ hivatalosai!
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Et il ne sait pas que là sont les morts, Et que ses invités sont dans les vallées du séjour des morts.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Han ved ej, at Skyggerne dvæler der, hendes Gæster er i Dødsrigets Dyb.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.han vet icke att det bär till skuggornas boning, hennes gäster hamna i dödsrikets djup. ----
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.오직 그 어리석은 자는 죽은 자가 그의 곳에 있는 것과 그의 객들이 음부 깊은 곳에 있는 것을 알지 못하느니라
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Maar die voorbijganger weet niet dat haar huis het voorportaal van de hel is.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Mas ele não sabe que ali estão os mortos; que os seus convidados estão nas profundezas do Seol.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Men han vet ikke at der bor dødningene, at hennes gjester er i dødsrikets dyp.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Những người chẳng biết rằng kẻ chết ở đó , Và những người khách của nàng đều ở dưới chốn sâu của âm_phủ .
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Những người chẳng biết rằng kẻ chết ở đó, Và những người khách của nàng đều ở dưới chốn sâu của âm phủ.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.No saben ellos que allí están los muertos, que sus invitados están en lo profundo del Seol
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Αλλ' αυτος αγνοει οτι εκει ειναι οι νεκροι, και εις τα βαθη του αδου οι κεκλημενοι αυτης.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.И он не знает, что мертвецы там, и что в глубине преисподней зазванные ею.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Но той не знае, че мъртвите* са там, И че гостите й са в дълбочината на ада.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.ולא ידע כי רפאים שם בעמקי שאול קראיה׃
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.ولا يعلم ان الاخيلة هناك وان في اعماق الهاوية ضيوفها
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不 知 有 陰 魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰 間 的 深 處
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不知 有 陰魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰間 的 深處
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Addirittura non sempre sanno perché lo fanno.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Często nie wiedzą nawet po co to robią.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Ils ne savent pas toujours pourquoi ils font ça.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod