Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Không hẳn lúc nào họ cũng biết tại sao họ làm điều đó.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.그들은 왜 그것을 하는지 조차도 항상 모릅니다.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Meistens wissen sie nicht einmal warum sie es machen.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Mereka tidak selalu tahu mengapa mereka melakukannya.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Nem is mindig tudják, miért teszik azt amit tesznek.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Nem sempre sabem porque estão a fazê-lo.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.No siempre saben siquiera por qué lo están haciendo.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Nu ştiu întotdeauna de ce fac ce fac.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Oni ani nevědí proč to dělají.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Ze weten zelfs niet altijd waarom ze het doen.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Δεν γνωρίζουν πάντα ακόμα και το λόγο για τον οποίο το κάνουν.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Те не винаги дори знаят защо го правят.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.Часто они даже не знают, почему они это делают.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.הם אפילו לא תמיד יודעים מדוע הם עושים זאת.
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.وهم لا يعون دوماً عن ماذا يبحثون
Üstelik neden yaptıklarını her zaman bilmezler.ですので、私どもは作り手のために
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler.그리고 2%의 잘 모르겠다라는 통계가 나왔죠
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler.Claro que 2% não sabiam se o tinham feito.
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)En natuurlijk zei 2% niet te weten of ze ooit -- (Gelach)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)E ovviamente anche in questo caso il 2% non sapeva (Risate)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)Et bien sûr deux pour cent ne savaient même pas s'ils l'avaient fait (Rires)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)I oczywiście dwa procent nie wiedziało czy uprawiali - (Śmiech)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)Och två procent visste förstås inte ens om de hade gjort det -- (skratt)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)Og selvfølgelig var der to procent, der ikke vidste, om de havde haft - (Latter)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)Și bineînțeles 2% nu știau dacă au făcut sau nu - (râsete)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)Und natürlich wussten wieder zwei Prozent nicht, ob sie jemals... -- (Gelächter)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)Và dĩ nhiên cũng có 2% không biết là họ có hay không... (Cười)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)Y, por supuesto, el 2% no sabía si las había tenido... (Risas)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)И, конечно, 2% не знают, был ли у них... (Смех)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler. (Kahkahalar)И, разбира се, два процента не знаели дали са правили... (Смях)
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler.Και φυσικά δύο τοις εκατό δεν ήξεραν εάν είχαν κάνει.
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler.וכמובן, שני אחוזים לא ידעו אם הם קיימו --
Ve şüphesiz yüzde ikisi ne yaptıklarını bilmezler.و اثنان بالمئة من الناس لا يعرفون فيما اذا فعلوها ام لا
Yatırımcılar bu parayı kimin ödünç aldığını veya nasıl bir kredi notu aldığını bilmezler. .Inwestorzy, oni nie wiedzą, kto pożyczył pieniądze, ani jaką ocenę kredytową ta osoba ma, nic.
Yatırımcılar bu parayı kimin ödünç aldığını veya nasıl bir kredi notu aldığını bilmezler. .Tito investoři neví, kdo si ve skutečnosti peníze půjčil nebo jaké úvěrové hodnocení měl.
Yatırımcılar bu parayı kimin ödünç aldığını veya nasıl bir kredi notu aldığını bilmezler. .Інвестори насправді не знають хто запозичив гроші, або кредитний рейтинг або щось інше.
Yatırımcılar bu parayı kimin ödünç aldığını veya nasıl bir kredi notu aldığını bilmezler. .債務者のクレジットレートやその他の事を知りませんでした。 しかし、信頼にもとづいて、結果を考えずに跳躍してしましました。