Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazDia bahkan tidak tahu cara bertahan hidup walaupun dia diberikan naluri untuk bertahan hidup.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazDokonce ani neví, jak přežít. Třebaže je vybaveno pudem sebezáchovy.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazEstá desamparada. Nem sabe como sobreviver, apesar de ter sido dotada de um instinto para sobreviver.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazEs weiß noch nicht einmal, wie es überleben soll, obwohl es mit einem Überlebensinstinkt ausgestattet ist.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazHet weet zelfs niet hoe het moet overleven, ook al bezit het van nature een overlevingsinstinct.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazIl ne sait même pas comment survivre, même s'il est doué d'un instinct de survie.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamaz비록 살아남으려는 본능은 가지고 있지만, 어떻게해야 살아남을 수 있는지에 관해서는 알지 못합니다.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazNevie dokonca ani ako prežiť, aj keď je obdarené inštinktom prežitia.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazNi siquiera sabe cómo sobrevivir, aunque está dotado con un instinto de supervivencia.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazNó không biết cách sinh tồn, mặc dù tạo hóa ban cho bản năng sinh tồn.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazNon sa neppure come sopravvivere. nonostante abbia in sé l'istinto di sopravvivenza.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazNu ştie nici măcar cum să supravieţuiască, chiar dacă este înzestrat cu instinctul de a supravieţui.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazSamodzielnie nie utrzyma się przy życiu, pomimo tego, że obdarzone jest instynktem przetrwania.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazΔεν ξέρει καν πως να επιβιώσει, παρόλο που είναι προικισμένο με το ένστικτο της επιβίωσης.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazІ навіть не знає, як виживати, хоча й наділена інстинктом самозбереження.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazНе знае дори как да оцелее, макар и да е надарено с инстинкт за оцеляване.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazОн даже не знает, как выживать, хотя обладает инстинктом самосохранения.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazהוא אפילו לא יודע איך לשרוד, אפילו שטבוע בו אינסטינקט ההישרדות.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamazحتى انه لا يعرف كيف يبقى على قيد الحياة, رغم ان غريزة صراع البقاء غرست به.
Hayatta nasıl kalacağını bile bilmez, hatta kendisine hayatta kalma dürtüsü bahşedilmiş olduğu halde kalamaz生きための本能を与えられてはいるのだけれど 生き続ける 母親や乳母の助けが必要です
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:ENFERMEIRA Bem, você fez uma escolha simples, você não sabe como escolher um homem:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:ENFERMERA Bueno, usted tiene que hacer una elección simple, ya que no saben cómo elegir a un hombre:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:INFERMIERA Beh, avete fatto una scelta semplice: non si sa come scegliere un uomo:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:INFIRMIER Eh bien, vous avez fait un choix simple: vous ne savez pas comment choisir un homme:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:그대 글쎄, 당신은 간단한 선택을 만들었습니다, 당신은 남자가 선택하는 방법을 모르는 사람 : 로미오! 아니, 그, 그의 얼굴은보다 나은지만
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:MEDICINSKA SESTRA No, ste naredili preprosto izbira, saj veš ne, kako izbrati človeka:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:NŐVÉR Nos, van egy egyszerű választás, nem tudod, hogyan kell kiválasztani az ember:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:NURSE Ei bine, aţi făcut o alegere simplă, că nu ştiţi cum să alegeţi un om:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:NURSE Na, haben Sie eine einfache Wahl getroffen, du weißt nicht, wie man einen Mann zu wählen:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:NURSE Λοιπόν, έχετε κάνει μια απλή επιλογή? Εσείς δεν ξέρετε πώς να επιλέξετε έναν άνδρα: Romeo!
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:PERAWAT Nah, Anda telah membuat pilihan sederhana, Anda tidak tahu bagaimana memilih seorang pria:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:PIELĘGNIARKA Cóż, dokonanych prosty wybór, nie wiesz, jak wybrać człowieka:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:SAIRAANHOITAJA No, olet tehnyt helppo valinta, et tiedä miten valita mies:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:SESTRA No, vy jste se jednoduchá volba, vy nevíte, jak si vybrat muže:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:SESTRA No, vy ste sa jednoduchá voľba, vy neviete, ako si vybrať muža:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:SJUKSKÖTERSKA Tja, har du gjort ett enkelt val, du vet inte hur man väljer en man:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:SYGEPLEJERSKE Nå, har du lavet et enkelt valg, du ved ikke hvordan man vælger en mand:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:VERPLEEGKUNDIGE Nou, heeft u een eenvoudige keuze, je weet niet hoe een man te kiezen:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:Y TÁ Vâng, bạn đã thực hiện một sự lựa chọn đơn giản, bạn không biết làm thế nào để chọn một người đàn ông:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:МЕДСЕСТРА Ну, вы сделали простой выбор, вы не знаете, как выбрать человека:
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:Суче добре, имате просто избор, а не знаят как да се избере човек: Ромео!
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:אחות ובכן, עשית בחירה פשוטה: אתם לא יודעים איך לבחור גבר: רומיאו! לא, לא הוא, אם כי פניו להיות טוב יותר
HEMŞİRE Peki, basit bir seçim yaptık, nasıl bir adam seçmek için bilmezler:あらゆる人の、まだ彼の足が勝ると、すべての男性の、そして手や足のため、そしてボディ、 - それらはで話したことがないことも、まだ彼ら
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Ðương đêm tối tăm chúng nó khoét nhà, Ban ngày lại rút ẩn mất; Chúng nó chẳng biết ánh sáng.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Ðương đêm tối_tăm chúng_nó khoét nhà , Ban_ngày lại rút ẩn mất ; Chúng_nó chẳng biết ánh_sáng .
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.En la oscuridad minan las casas; de día se encierran, pues no conocen la luz
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.He murtautuvat pimeässä taloihin, päivällä he sulkeutuvat sisään, tahtomatta tietää valosta.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Im Finstern bricht man in die Häuser ein; des Tages verbergen sie sich miteinander und scheuen das Licht.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.I Mørke bryder de ind i Huse, de lukker sig inde om Dagen, thi ingen af dem vil vide af Lys.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.I mørket bryter de inn i husene, om dagen lukker de sig inne; lyset vil de ikke vite av.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.밤에 집을 뚫는 자는 낮에는 문을 닫고 있은즉 광명을 알지 못하나니
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.La nuit ils forcent les maisons, Le jour ils se tiennent enfermés; Ils ne connaissent pas la lumière.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Nas trevas minam as casas; de dia se conservam encerrados; não conhecem a luz.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Nelle tenebre forzano le case, di giorno se ne stanno nascosti: non vogliono saperne della luce
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Noaptea sparg casele, ziua stau închişi; se tem de lumină.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Pencuri membongkar rumah pada malam hari; di waktu siang ia menghindari terang dan bersembunyi
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Podkopávají potmě i domy, kteréž sobě ve dne znamenali; nebo nenávidí světla.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Podkopywają w ciemności domy, które sobie naznaczyli, i nienawidzą światła.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.Setétben tör be a házakba; nappal elzárkóznak, nem szeretik a világosságot.
Hırsızlar karanlıkta evleri deler, Gündüz gizlenir, ışık nedir bilmezler.V temi vdirajo v hiše; po dnevi se zapirajo, svetlobe ne poznajo.