Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Orang baik mengetahui hak orang lemah, tetapi orang jahat tidak memahaminya
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Pravični spoznava pravdo siromakov, brezbožni se ne zmeni, da bi jo spoznal.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Spravedlivý vyrozumívá při nuzných, ale bezbožník nemá s to rozumnosti ani umění.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Spravedlivý zná súd chudobných; ale bezbožník nerozumie toľko, aby to poznal.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Sprawiedliwy wyrozumiewa sprawę nędznych; ale niezbożnik nie ma na to rozumu i umiejętności.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Vanhurskas tuntee vaivaisten asian, mutta jumalaton ei siitä mitään ymmärrä.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Ο δικαιος λαμβανει γνωσιν της κρισεως των πενητων ο ασεβης δεν νοει γνωσιν.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Праведник тщательно вникает в тяжбу бедных, анечестивый не разбирает дела.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Праведният внимава в съдбата на бедните; Нечестивият няма даже разум, за да я узнае.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.ידע צדיק דין דלים רשע לא יבין דעת׃
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.الصدّيق يعرف دعوى الفقراء. اما الشرير فلا يفهم معرفة.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.義 人 知 道 查 明 窮 人 的 案 . 惡 人 沒 有 聰 明 、 就 不 得 而 知
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.義 人 知道 查明 窮人 的 案 . 惡人沒 有 聰明 、 就 不得而知
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleAz uram nem tudja, de én már nem leszek így, És félve nem fenyegeti meg a halállal
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleChủ của tôi không biết nhưng tôi đã biến mất do đó, sợ hãi đã đe dọa tôi với cái chết
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleHerrani ei tiedä, mutta olen mennyt näin; Ja ihme ei uhka minua kuolemaan
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleIl mio padrone non sa, ma io sono andato da qui, e minaccia mi ha fatto paura con la morte
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümle내 주인은 모르는하지만 난 그래서 간 오전, 그리고 두려운 악당, 죽음으로 나를 한
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMajikanku tidak tahu tetapi saya pergi maka; Dan ketakutan itu mengancam saya dengan kematian
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMein Herr weiß nicht, aber ich bin weg damit; und ängstlich war bedrohen mich mit dem Tod
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMeu senhor não sabe, mas eu me vou daqui; E com medo que me ameaça com a morte
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMijn meester weet niet maar ik ben dus gegaan, en angstig deed me bedreiging met de dood
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMin herre ved ikke, men jeg er gået dermed; Og frygtsomt gjorde plage mig med døden
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMin herre vet inte men jag är borta alltså, Och fruktansvärt gjorde hot mig med döden
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMi señor no lo sabe, pero yo me haya ido por lo tanto, y con miedo se me amenaza con la muerte
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMoja mojster ve ne, ampak jaz sem šel s tem; In strahoma pa me grožnjo s smrtjo
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMôj pán nevie, ale ja som preč odtiaľ, a strašne sa mi s hrozbou smrti
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMój pan nie wie, ale odejdę stąd, a nie strachem zagrożenie mnie śmierć
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMon maître ne connaît pas mais je suis allé donc; et crainte ne me menacer de mort
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleMůj pán neví, ale já jsem pryč odtud, a strašně se mi s hrozbou smrti
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleStăpânul meu nu ştie, dar eu sunt plecat de aici; Şi frică mi-a făcut ameninţare cu moartea
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleΟ κύριός μου δεν ξέρει, αλλά έχω πάει, ως εκ τούτου? Και fearfully μου έκανε απειλή με θάνατο
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleГосподарят ми не знае, но аз съм отишъл оттук; И страшно е заплаха ме със смърт
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleМой хозяин не знает, но я уйду отсюда, И страшно было мне с угрозой смерти
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleאדוני לא יודע אבל אני נעלם מכאן, וזה לא בפחד איום אותי עם המוות
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümleسيدي لا يعرف لكنني ذهبت وبالتالي ، وخطر لي لم بتخوف مع الموت
Efendim bilmez ama bu yüzden gitti; korkuyla tehdit beni ölümle私は彼の意図を確認する滞在しなかった場合。
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Als je ze gratis geeft gaan de mensen ze niet waarderen.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Dacă dați plasele gratis oamenii nu le vor prețui.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Ha ingyen adod a hálót, az emberek nem fogják értékelni.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Jeśli dacie je za darmo, ludzie nie będą ich cenić.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Kalau anda membagikan kelambu tersebut secara cuma-cuma, orang-orang tidak akan menghargainya.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."모기장을 무료로 나눠주면 사람들은 그것을 가치있게 여기지 않을 것이고
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Nếu bạn cho không những chiếc màn, mọi ng sẽ không trân trọng chúng.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Om man ger nät gratis, så sätter inte människor samma värde på dem.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Se os mosquiteiros forem entregues de graça, "as pessoas não vão valorizá-los.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Se regali le zanzariere, la gente non ne capirà il valore.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Si das los mosquiteros gratis, las personas no las valorarán .
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Si vous distribuez gratuitement ces moustiquaires, elles n'auront pas de valeur pour les gens.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Wenn ihr die Netze kostenlos verteilt, werden die Menschen sie nicht wertschätzen.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler.Ако мрежите се дават безплатно, хората няма да ги ценят.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Если вы будете раздавать сетки бесплатно, люди не будут их ценить.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."אם תתנו את הכילות בחינם, אנשים לא יעריכו אותן.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."إذا منحت الناموسيات مجانا، لن يقوم الناس بتقدير أهميتها
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler.その価値をわかってもらいづらい 彼らは蚊帳を使わないだろうし
Eger siz Amerika'da yasiyorsaniz, bunu bilmezsiniz. Biz biliyoruz cunku bir cikis yolu bulmayi gorev edindikSi vous êtes aux Etats-Unis et que vous ne le connaissez pas, nous oui, car c'est notre devoir de trouver
Eger siz Amerika'da yasiyorsaniz, bunu bilmezsiniz.만약 미국에 있다면 이것에 대해 알 필요가 없지만 우리는 알고 있어야 합니다.
Eger siz Amerika'da yasiyorsaniz, bunu bilmezsiniz.Wenn Sie in Amerika sind und noch nicht davon gehört haben:
Eger siz Amerika'da yasiyorsaniz, bunu bilmezsiniz.אם אתם נמצאים באמריקה ואתם לא יודעים על זה, אנחנו כן יודעים,
Eger siz Amerika'da yasiyorsaniz, bunu bilmezsiniz.إذا كنتم في أمريكا لا تعرفون عن هذا الشئ، نحن نعرفه،