Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmez ile cümle

bilmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kısım, her bir heykel için yapılır, ancak izleyiciler bilmez.Es una parte de la escultura que tu no ves.
Bu kısım, her bir heykel için yapılır, ancak izleyiciler bilmez.E' una parte di ogni scultura che non si vede.
Bu kısım, her bir heykel için yapılır, ancak izleyiciler bilmez.보이지 않는 조각 속 부분들이죠
Bu kısım, her bir heykel için yapılır, ancak izleyiciler bilmez.Είναι μέρος κάθε γλυπτού που δεν φαίνεται.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Nun sie wissen nicht was sie damit machen wollen, aber sie werden es herausfinden.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Acum, ei nu ştiu ce vor să facă cu ea, dar îşi vor da seama.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Eles não sabem o que querem fazer com aquilo, mas vão descobrir.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Họ không biết họ muốn làm gì với nó, nhưng họ sắp khám phá ra nó
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Jeszcze nie wiedzą, co chcą z nimi zrobić, ale z pewnością na coś wpadną.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.그들은 그것으로 무엇을 하기 원하는지 알지 못하지만, 그들은 알아낼 것입니다.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Mereka tidak tahu apa yang ingin mereka lakukan dengan alat itu, namun mereka akan tahu.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Nem tudják, mit akarnak tenni vele, de majd kitalálják.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Non sanno cosa vogliono farne, ma lo scopriranno.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.No saben qué quieren hacer con eso, pero lo van a descubrir.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Pour l'instant ils ne savent pas ce qu'ils veulent en faire, mais ils vont trouver.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Teď neví, co s tím chtějí udělat, ale snaží se to zjistit.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Ze weten nog niet wat ze ermee willen doen, maar dat ontdekken ze wel.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Δεν γνωρίζουν τί θέλουν να κάνουν με αυτό, αλλά θα το ανακαλύψουν.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.Сега те не знаят какво искат да правят с него, но те ще го разберат.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.הם לא יודעים מה ברצונם לעשות עם זה, אבל הם הולכים לגלות זאת.
Bununla ne yapmak istediklerini bilmezler ama ne yapmak istediklerini bulacaklardır.しかし、これから見つけていくそうです。 いじくり遊ぶことを通じて見つけて出すだけなのです。
"Bu tür bir kişiliğe sahipsin." Bunun ne anlama geldiğini bilmezsin.'sinulla on sen ja sen tyyppinen persoona', et tiedä mitä se tarkoittaa.
"Bu tür bir kişiliğe sahipsin." Bunun ne anlama geldiğini bilmezsin.'tienes este tipo de personalidad,' no sabrás lo que significa.
"Bu tür bir kişiliğe sahipsin." Bunun ne anlama geldiğini bilmezsin."Tu as ce type de personnalité", tu ne sauras pas ce que cela veut dire.
"Bu tür bir kişiliğe sahipsin." Bunun ne anlama geldiğini bilmezsin."você tem este tipo de personalidade", e você não saberá o que isso significa.
"Bu tür bir kişiliğe sahipsin." Bunun ne anlama geldiğini bilmezsin."Мне нравится твоя личность" или "у тебя такой-то тип личности", а ты не будешь понимать, о чем это они.
Bu tür programlarda politikacılar asla ve asla sorulan sorulara cevap vermez. Cevabı da bilmez.la politicienii de la aceste programe radio e că niciodată nu admit că nu știu răspunsul la o întrebare.
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "A dokým nemáš deti, nevieš aké to je."
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "E finché non hai figli, non sai cosa significa."
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "És amíg nem lesznek gyerekeid, nem fogod tudni, hogy milyen."
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "네 자식이 생기기 전엔, 그게 어떤건지 모를거야."
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "Nie zrozumiesz tego, póki nie będziesz miał własnych".
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "Și până când nu ai copii, nu știi cum este."
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "Toen ik klein was, zei mijn moeder vaak,
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "Und bevor du nicht selbst Kinder hast, wirst du nicht verstehen, was ich meine."
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "Và chỉ khi có con, con mới hiểu điều đó".
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "Y no lo sabrás hasta que no tengas hijos".
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "Και μέχρι ν' αποκτήσεις παιδιά, δεν ξέρεις πως είναι".
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "И ты не поймёшь этого, пока у тебя не появятся собственные дети".
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "І доки не матимеш власних, ти не зрозумієш цього почуття".
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "ועד שיהיו לך ילדים, לא תכיר את ההרגשה הזו."
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "ولن تعرف معناه، إلا عندما تنجب أطفالاً"
Çocuklarınız oluncaya dek, bunun nasıl bir his olduğunu bilmezsiniz "私たち兄弟を育てることを そんなふうに言ってくれる-
Çünkü herkes nasıl yaşıyor bilmezdim.Mert nem tudtam, mások hogy élnek.
Çünkü herkes nasıl yaşıyor bilmezdim.Επειδή δεν ήξερα πόσο καλά ζούσε ο υπόλοιπος κόσμος.
Çünkü herkes nasıl yaşıyor bilmezdim.لانني لم اكن اعرف كيف كان الاخرون يعيشون جيدا
Dedikleri şu: Bir kişi yeteneklidir dediklerinde, bu yeteneğin nasıl ortaya çıktığını hiç bilmezler.Това казват всъщност, когато говорят, че детето е надарено.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Cel bun pricepe pricina săracilor, dar cel rău nu poate s'o priceapă. -
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Den rättfärdige vårdar sig om de armas sak, men den ogudaktige förstår intet.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Den retfærdige kender de ringes Retssag; den gudløse skønner intet.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Den rettferdige tar sig av småfolks sak; den ugudelige skjønner sig ikke på noget.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Der Gerechte erkennt die Sache der Armen; der Gottlose achtet keine Vernunft.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.El justo se preocupa por la causa de los más necesitados, pero el impío no entiende tal preocupación
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Il giusto si prende a cuore la causa dei miseri, ma l'empio non intende ragione
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.의인은 가난한 자의 사정을 알아 주나 악인은 알아 줄 지식이 없느니라
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Le juste connaît la cause des pauvres, Mais le méchant ne comprend pas la science.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Megérti az igaz a szegényeknek ügyét; az istentelen pedig nem tudja megérteni.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Người công bình xét cho biết duyên cớ của kẻ nghèo khổ; Còn kẻ ác không có trí hiểu để biết đến.
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.Người công bình_xét cho_biết duyên_cớ của kẻ nghèo_khổ ; Còn kẻ ác không có trí hiểu để biết đến .
Doğru kişi yoksulların hakkını verir, Kötü kişi hak hukuk nedir bilmez.O justo toma conhecimento da causa dos pobres; mas o ímpio não tem entendimento para a conhecer.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod