Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmez ile cümle

bilmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Jeg vil sige, jeg har spurgt et par af mine venner i at møde dig, du ikke kender. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Je veux dire, j'ai demandé à quelques-uns de mes copains de vous rencontrer, vous ne savez pas. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "내가 당신을 만나서 내 친구 몇이 요구했던 말의 뜻은 당신은 몰라. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Maksudku, aku sudah meminta beberapa teman saya untuk bertemu dengan Anda, tidak Anda tahu. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Mislim reči, sem vprašal nekaj mojih prijatelje v veseli, ne veš. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Tôi có nghĩa là để nói, tôi đã hỏi một vài người bạn của tôi được gặp các bạn, không biết. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Voglio dire, ho chiesto ad alcuni dei miei amici per conoscerti, non lo sai. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Vreau să spun, am întrebat câţiva dintre prietenii mei pentru a te cunosc, nu ştii. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Θέλω να πω, Έχω ρωτήσει μερικούς από φιλαράκια μου να σας γνωρίσουμε, δεν ξέρεις. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Искам да кажа, съм помолени няколко от моите приятели, за да се запознаем, не знаете. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Я хочу сказати, я попросив деяких з моїх приятелів, щоб зустрітися з вами, хіба ви не знаєте ".
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Я хочу сказать, я попросил некоторых из моих приятелей, чтобы встретиться с вами, разве вы не знаете ".
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "أقصد أن أقول ، لقد طلب عدد قليل من أصدقائي في لمقابلتك ، لا تعلمون ".
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "少年は彼を投機目を傾け。
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Az egeret készítő cég elnöke nem tudja.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Chủ tịch của hãng sản xuất cũng không biết.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Der Präsident der Computermausfirma weiß es nicht.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.De voorzitter van het computermuisbedrijf weet het niet.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Direktøren for computermusfirmaet ved det ikke.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.El presidente de la compañía fabricante del mouse no lo sabe.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Il presidente della ditta che fa i mouse non ne sa fare uno.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.컴퓨터 마우스 회사의 회장도 모릅니다.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Le président de la compagnie des souris d'ordinateur ne sait pas.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Na planetě není nikdo, kdo by věděl, jak vyrobit počítačovou myš.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.O presidente da empresa que faz mouses não sabe.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Președintele companiei care produce mouși de computer nu știe.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Presiden dari perusahaan mouse komputer tidak tahu.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Prezes firmy wytwarzającej myszki tego nie wie.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Riaditeľ firmy na výrobu počítačových myší to nevie.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Ο πρόεδρος της εταιρείας που φτιάχνει ποντίκια για τον υπολογιστή δεν ξέρει.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Президент "мышиной" компании не знает.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.Президентът на компания за производство на мишки за компютри не знае.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.נשיא חברת עכברי המחשב לא יודע.
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.رئيس شركة فأرة الكمبيوتر لا يعرف كيف .
Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez.彼が知っているのは 会社の経営方法です
Biliyorum. Başarısızlık nedir bilmez o.Er hat noch nie versagt.
Biliyorum. Başarısızlık nedir bilmez o.Még soha vallott kudarcot.
Biliyorum. Başarısızlık nedir bilmez o.إنه لا يعرف الفشل
Biliyoruz ki kendi bedenini en iyi hasta tanır, fakat son zamanlarda bu gerçeği bilmezden geliyoruz.더 잘 안다는 점을 알고 있지만, 요즘은 그런 생각을 떼어내려고 하죠. 우리는 환자가 그들 자신의 신체에 대해 알고 있는 것과
Biliyoruz ki kendi bedenini en iyi hasta tanır, fakat son zamanlarda bu gerçeği bilmezden geliyoruz.lepiej znają swoje ciała, ale dziś staramy się pozbawić ich tego przekonania.
Biliyoruz ki kendi bedenini en iyi hasta tanır, fakat son zamanlarda bu gerçeği bilmezden geliyoruz.יודעים ומבינים את גופם טוב יותר, אבל בימינו אנו מנסים לנתק אותם מן הרעיון הזה. עלינו ליישב בין
Biliyoruz ki kendi bedenini en iyi hasta tanır, fakat son zamanlarda bu gerçeği bilmezden geliyoruz.يعرفون ويفهمون اجسادهم بصورة أفضل لكن هذه الايام نحن نحاول الفصل بين تلك الفكرة. ينبغي ان نتصالح
Biliyoruz ki kendi bedenini en iyi hasta tanır, fakat son zamanlarda bu gerçeği bilmezden geliyoruz.今では古い考えから決別しようとしています 患者の身体について 患者自らの知識と内科医の診断とを
Bir bulut kendisinin geçtiğini bilmez.Eine Wolke weiß nicht, dass sie vorbeizieht.
Bir bulut kendisinin geçtiğini bilmez.Una nube no sabe que está pasando. Una flor no sabe que es hermosa.
Bir bulut kendisinin geçtiğini bilmez.Un nuage ne sait pas qu'il passe.
Bir çiçek güzel olduğunu bilmez.¿A quién aparecen?
Bir çiçek güzel olduğunu bilmez.Eine Blume weiß nicht, dass sie wunderschön ist.
Bir çiçek güzel olduğunu bilmez.Une fleur ne sait pas qu'elle est belle.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Có rất nhiều điều không thể hiểu, và bạn không hiểu được chúng ngoài trừ sự vắng mặt của chúng
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Da gibt es viel Unbekanntes, und oft weiß man nur durch seine Abwesenheit, dass es da ist.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Există multe necunoscute, şi de multe ori nu ştim ce sunt decât prin prisma a ceea ce nu sunt.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Há muita coisa desconhecida e muitas vezes não sabemos o que é, a não ser pela sua ausência.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Hay mucho que se desconoce, y a menudo no se sabe qué es, salvo por su ausencia.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Il y a beaucoup d'inconnu, et souvent tout ce qu'on en connaît, c'est son absence.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Jest dużo nieznanego i często nie wiesz czego brakuje, poza tym że brakuje.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.미지의 것이 많이 있고 그 부재가 아니고서는 무엇인지 알수가 없죠.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.On paljon tuntematonta, ja usein sen huomaa vain jonkin poissaolosta.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Sok az ismeretlen, és gyakran csak a hiányáról lehet tudni, hogy mi lehet az.
Bir çok bilinmeyen var, ve siz sıkça olmayan birşeyden başka birşey bilmezsiniz.Veel is onbekend, en vaak weet je niet wat het is, behalve door zijn afwezigheid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilmez ile cümle - Sayfa 18 - bilmez kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App