Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ia tidak berbuat begitu kepada bangsa-bangsa lain, mereka tidak mengenal hukum-hukum-Nya. Pujilah TUHAN
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!아무 나라에게도 이같이 행치 아니하셨나니 저희는 그 규례를 알지 못하였도다 할렐루야
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Met geen ander volk heeft Hij dat gedaan. Daarom kennen zij Zijn geboden niet. Prijs de HERE!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Nem tesz így egyetlen néppel sem; végzéseit sem tudatja velök. Dicsérjétek az Urat!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Neučinil tak niktorému národu, a preto neznajú jeho súdov. Hallelujah!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Neučinilť tak žádnému národu, a protož soudů jeho nepoznali. Halelujah.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ngài chẳng hề làm vậy cho dân nào khác; Chúng nó không có biết mạng lịnh của Ngài. Ha-lê-lu-gia!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ngài chẳng hề làm_vậy cho dân nào khác ; Chúng_nó không có biết mạng lịnh của Ngài . Ha-lê-lu-gia !
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Nie uczynił tak żadnemu narodowi; przetoż nie poznali sądów jego. Halleluja.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Niin hän ei ole tehnyt yhdellekään pakanakansalle, ja hänen oikeuksiansa ne eivät tunne. Halleluja!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Ni storil tako nobenemu narodu, zato sodb njegovih niso spoznali. Aleluja!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!No ha hecho esto con otras naciones, y no han conocido sus juicios. ¡Aleluya
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Så gjorde han ikke mod andre Folk, dem kundgør han ingen Lovbud. Halleluja!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Så har han icke gjort för något hednafolk; och hans rätter, dem känna de icke. Halleluja!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!så har han ikke gjort mot noget hedningefolk, og lover* kjenner de ikke. Halleluja! / {* d.e. Guds lover.}
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!So tut er keinen Heiden, noch läßt er sie wissen seine Rechte. Halleluja!
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!Δεν εκαμεν ουτως εις ουδεν εθνος ουδε εγνωρισαν τας κρισεις αυτου. Αλληλουια.
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!לא עשה כן לכל גוי ומשפטים בל ידעום הללו יה׃
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!لم يصنع هكذا باحدى الامم. واحكامه لم يعرفوها. هللويا
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!別 國 他 都 沒 有 這 樣 待 過 . 至 於 他 的 典 章 、 他 們 向 來 沒 有 知 道 。 你 們 要 讚 美 耶 和 華
Başka hiçbir ulus için yapmadı bunu, Onlar O'nun ilkelerini bilmezler. RAB'be övgüler sunun!別國 他 都 沒有這樣 待過 . 至於 他 的 典章 、 他 們向 來沒 有 知道 。 你 們要讚 美 耶和華
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Não se acham em tribulações como outra gente, nem são afligidos como os demais homens.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.(72:5) на работе человеческой нет их, и с прочими людьми не подвергаются ударам.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.A halandók nyomorúságában nincs részök, és az emberekkel nem ostoroztatnak.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Chúng nó chẳng bị nạn khổ như người khác, Cũng không bị tai họa như người đời.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Chúng_nó chẳng bị nạn khổ như người khác , Cũng không bị tai_họa như người_đời .
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.de kender ikke til menneskelig Nød, de plages ikke som andre.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.De kjenner ikke til nød som andre folk, og de blir ikke plaget som andre mennesker.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.De komma icke i olycka såsom andra dödliga och varda icke plågade såsom andra människor.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Eivät he koe muitten kuolevaisten tuskia, eikä heitä vaivata niinkuin muita ihmisiä.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Ils n`ont aucune part aux souffrances humaines, Ils ne sont point frappés comme le reste des hommes.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.타인과 같은 고난이 없고 타인과 같은 재앙도 없나니
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Mereka tidak menanggung susah, tidak ditimpa kemalangan seperti orang lain
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.N'au parte de suferinţele omeneşti, şi nu sînt loviţi ca ceilalţi oameni.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Njim se ni truditi kakor drugim smrtnikom, in kakor druge ljudi jih ne tepo nadloge.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Non conoscono l'affanno dei mortali e non sono colpiti come gli altri uomini
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.No sufren las congojas humanas, ni son afligidos como otros hombres
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Sie sind nicht in Unglück wie andere Leute und werden nicht wie andere Menschen geplagt.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.V práci lidské nejsou, a s lidmi trestáni nebývají.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.V únavnej práci jako iný smrteľný človek nie sú ani nie sú bití údermi spolu s inými ľuďmi.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.W pracy ludzkiej nie są, a kaźni, jako inni ludzie, nie doznawają.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Zij weten niet wat zorgen zijn en niemand legt hun een strobreed in de weg.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Δεν ειναι εν κοποις, ως οι αλλοι ανθρωποι ουδε μαστιγονονται μετα των λοιπων ανθρωπων.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.Не са в общите човешки трудове Нито са измъчвани, като другите човеци.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.בעמל אנוש אינמו ועם אדם לא ינגעו׃
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.ليسوا في تعب الناس ومع البشر لا يصابون.
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.他 們 不 像 別 人 受 苦 、 也 不 像 別 人 遭 災
Başkalarının derdini bilmez, Onlar gibi çile çekmezler.他 們 不 像 別 人 受苦 、 也不 像 別人 遭災
Ben düzeni karşı idi. Aynı zamanda, siz bilmezsiniz, ben zorunda kaldı Bu havale var. "Đồng thời, bạn không biết, tôi đã phải có mà nộp ".
Ben düzeni karşı idi. Aynı zamanda, siz bilmezsiniz, ben zorunda kaldı나는 계획에 대한 모든되었습니다. 동시에, 당신이 모르는, 어쩔 수 없었어
Ben düzeni karşı idi. Aynı zamanda, siz bilmezsiniz, ben zorunda kaldıthat送金している。"
Ben düzeni karşı idi. Aynı zamanda, siz bilmezsiniz, ben zorunda kaldıكنت جميعا ضد هذا المخطط. في الوقت نفسه ، لا تعلمون ، واضطررت الى
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Akarom mondani, kértem egy pár az én cimborák be találkoztunk, nem tudod. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Chcem povedať, požiadal som niekoľko mojich kamarátov na vás poznať, čo neviete. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Chcę powiedzieć, poprosiłem kilku z moich kolegów, by poznać, czy nie wiecie ".
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Chci říci, požádal jsem několik mých kamarádů do setkání s Vámi, to nevíte. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Haluan sanoa, olen pyytänyt muutamia minun kavereineen tavata, etkö sinä tiedä. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Ich will damit sagen, ich habe ein paar meiner Kumpels in gebeten, Sie zu treffen, wissen Sie nicht. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Ik bedoel te zeggen, ik heb een paar van mijn vriendjes gevraagd in om je te ontmoeten, weet je niet. "
Ben, seni karşılamak için birkaç dostlarým sordunuz, demek siz bilmezsiniz. "Jag menar, jag har frågat några av mina kompisar i att träffa dig, vet du inte. "