Gerçek adının ne olduğunu hiç kimse bilmez.本名は誰も知らない。
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.ただし、シラオネッタイチョウは泳ぎはうまくない。
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.水が怖くて泳げない。
Hilafına hareket edenlerin cezalandırılacağını bilmez misin? -Benim bıyığım var!筋肉のふりをしたぜい肉は一体誰なんでしょうか?
Adlarını kimse bilmez.私の名は誰も知らないはず。
Kimse evrenin nasıl doğduğunu tam olarak bilmez.彼女がなぜ宇宙を旅しているのかは誰も知らない。
Bilmezler ki Aslan o sessizliği bozarsa kıyamet kopar."いつどんなきっかけで鳥玄坊一派に加わったのか記憶がない。
Unidünya hakkında hiçbir şey bilmez.宇宙は何も知らない。
Eskilerin yargıçları da suçluları da vicdan azabının ne olduğunu bilmezlerdi.この時、首謀者以外の者の罪は問わなかった。
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.”吳主雖不出兵,然遂與晉絕。
Fakat insanların çoğu bilmezler."很多時候威之以勢不屬於謬誤。
Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz."主贤明,能听汝;不明,将不汝听。
Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler."因此,許多人懷疑牠們是一個真實的類群。
Mâtem benim hakkım; Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım.是中若彊有我法,應當有第七識識我;而今不爾,以是故知無我。
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.她对游泳这个项目简直一窍不通,她非常得怕水。
Benimle konuşmaya başlayan, önce bilmezmiş gibi görünür.现在看来,先派遣使者好像也没什么关系。
Her zaman oyuna hazırdır ve oynarken yorulmak bilmez.玩遊戲時很討厭輸,不玩到自己贏絕不罷手。
Ruhun özgürlüğü hiçbir garanti bilmez.恐嚇言語不受任何言論自由的保障。
Fakat sonuçları güreşçiler, senaryo ekibi ve yetkililer dışında kimse bilmez.當然,他知道這部電影,但不會想起那警察和司機。
Bilmezler ki Aslan o sessizliği bozarsa kıyamet kopar."그러나 소지인이 그 채무자를 해함을 알고 지시채권을 취득한 때에는 그러하지 아니하다.
Yardım yapan ile alan birbirini görmez, tanımaz ve bilmez."당 깃발은 없었으며, 당 구호 없고 눈에 띄는 당 지지자들을 볼 수 없었다.
Kullanıcının özel anahtarını bilmez.이용자의 프로필에 개인정보를 담지 않는다.
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.그러므로 갈렙은 순수 히브리 혈통은 아닌 것을 알 수 있다.
Mâtem benim hakkım; Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım.고유한(unique) 개인으로서 나는 분명한 이름이 없으며, 이와 같이 분명한 정체성도 없다.
Ümmi, yani okuma yazma bilmezdi.무인 기질이 다분하며 글을 읽지 못한다.
Doğulu yetkililer çığ gibi artan göç talebi karşısında ne yapacaklarını bilmez haldeydiler.우물 안 개구리처럼 바깥세상이 어떻게 발전하고 있다는 것을 통 모르고 있었단 말이야.
Kimse evrenin nasıl doğduğunu tam olarak bilmez.왕령모가 언제 어디서 태어났는지는 알려진 바 없다.
Ancak hiçbir polis soygunları onun yaptığını bilmez.הוא לא דיווח לשוטרים שדבר מה נגנב מביתו.
Kesinlikle bu yüzden bu gözler mesafe haricinde hiçbir şey bilmez.למעט מקרים יוצאי דופן, תצפיות אינן יכולות לברר קשר כזה.
Adlarını kimse bilmez.בקושי אני מכיר את השמות שלהם.
Gerçek adının ne olduğunu hiç kimse bilmez.Не е известно истинското им име.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Тя не може да чете и да пише.
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.Не може да плува и се бои от водата.
Hilafına hareket edenlerin cezalandırılacağını bilmez misin? -Benim bıyığım var!Кой може отгърна горнището на дрехата му, кой ще се приближи до двойните му челюсти? 6.
Okuma yazma bilmezdi.Мисля, че умея да пиша.
Sağlıklı olan adam sağlığın değerini bilmez.Здрав човек не знае стойността на здравето.
Isabella ona aşıktır ama o bunu bilmez.Izabela mu se svidjela te je nije htio ničim uplašiti.
Ruhun özgürlüğü hiçbir garanti bilmez.Sloboda vjeroispovjesti je zagarantirana.
Kesinlikle bu yüzden bu gözler mesafe haricinde hiçbir şey bilmez.Napriek tejto vzdialenosti ju voľným okom nie je možné vidieť.
Kimi bilir de konuşur üzerine, kimi de bilmez, ama yine de konuşur.Ľudia, ktorí ho poznajú, o ňom stále hovoria, aj keď nie je prítomný.
Isabella ona aşıktır ama o bunu bilmez.Nerval sa do nej zamiloval, no ona mu to neopätovala.
Gerçek adının ne olduğunu hiç kimse bilmez.Njegovega pravega imena ne izvemo.
Lazca bilmezler.Slovenija, te poznam?
Harika bir şey olacağını içinde hisseder ama ne zaman gerçekleşir bilmez.Dogaja se namreč nekega dne, ne vemo pa kdaj.
Okuma yazma bilmezdi.Rašyti nemokėjo.
Kimi bilir de konuşur üzerine, kimi de bilmez, ama yine de konuşur.Na, gal pokštas ir piktokas, tačiau Jūs juk jo nepažįstate, tiesa?
Adlarını kimse bilmez.Nende nimed ei ole teada.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Ta ei osanud lugeda ega kirjutada.
Her zaman oyuna hazırdır ve oynarken yorulmak bilmez.Mängujuht on pidevalt mängus ja ei lase käest mängusituatsiooni.
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.Ka Kon-Tiki pardal seilates ei osanud Heyerdahl ujuda.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.Apakah Anda tahu bahwa kumbang senang kawin pada suhu itu.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.Bạn sẽ không biết rằng, có một vài bọ cánh cứng thích làm tình ở nhiệt độ đó.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.Biztos nem gondolnák, hogy bizonyos rovarok pont ezen a hőmérsékleten párosodnak.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.E, como não podia deixar de ser, há alguns escravelhos que adoram fazer amor a essa temperatura.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.아마 이건 모르셨겠지만, 어떤 딱정벌레는 딱 저 정도의 온도가 갖춰진 장소에서 사랑을 나누기를
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.Ma pensate un po', esistono degli scarafaggi a cui piace fare l'amore a quella temperatura.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.¿No lo saben? A algunos escarabajos les fascina hacer el amor a esa temperatura.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.Nu aţi putea şti, există unii cărăbuşi care adoră să facă dragoste la temperatura respectivă.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.Pewnie nie wiecie, że niektóre chrząszcze uwielbiają kochać się w takiej temperaturze.
Acaba bilmez misiniz, bazı böcekler bu sıcaklıkta aşk yapmaya bayılır.Si vous ne le savez pas, certains coléoptères adorent faire l'amour à cette température.