Harika bir şey olacağını içinde hisseder ama ne zaman gerçekleşir bilmez.Він знає час, коли вона повинна прийти, але не знає день, коли це відбудеться.
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.Але сам Шрек навіть не знає, що таке Різдво.
Vektörlerini kullanmayı bilmez.Тому, він не відвідує цирульні.
Benimle konuşmaya başlayan, önce bilmezmiş gibi görünür.Перелякана дівчина спочатку не знає з чого почати.
O, hiç Fransızca bilmez.Він зовсім не знає французької.
Tom hiç Fransızca bilmez.Том взагалі не знає французької.
Öğrenciler hangi bölümün deneysel olduğunu bilmezler.Experimentátor nevěděl, ke které skupině každý proband patřil.
Gerisini kim bilmez?Znáte nějaký jiný?
Kimi bilir de konuşur üzerine, kimi de bilmez, ama yine de konuşur.Lidé, kteří ho znají, o něm stále hovoří, i když není přítomen.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Sotva uměla číst a psát.
Hilafına hareket edenlerin cezalandırılacağını bilmez misin? -Benim bıyığım var!Dostupné online. Kdo jsou odsouzení manažeři z MUS?
Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler."Însă cei mai mulți dintre ei nu pricep.”
Kazaya ilişkin bir şey hatırlayamaz, hatta bir süre boyunca, bir kaza geçirdiğini bile bilmez.Nu și-a amintit accidentul și, o vreme, nu a știut nici că a suferit un accident.
Gerçek adının ne olduğunu hiç kimse bilmez.Nu i se știe adevăratul nume.
Okuma yazma bilmezdi.Nu pot citi.
Adlarını kimse bilmez.Nu li se cunosc numele.
Kimi bilir de konuşur üzerine, kimi de bilmez, ama yine de konuşur.Unde, când, cum, nu știu, dar știu că există.
Ümmi, yani okuma yazma bilmezdi.Știa să citească ,dar nu știa să scrie.
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.Úszni nem tud, mert ahhoz túl nehéz.
Kullanıcının özel anahtarını bilmez.Szükségük van a Kulcs használójára.
Okuma yazma bilmezdi.Írni olvasni nem tud.
Gerçek adının ne olduğunu hiç kimse bilmez.A Mindenes".Az igazi nevét senki sem tudja.
Ama Thomas'ın anne ve babası bunu bilmez.De ezt sem Dean sem az anyja nem tudta.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Nem tudok olvasni, sem írni.
Huineng gençliğinde dolaşarak odun satar ve okuma yazma bilmezdi.Rajztehetségére már korai gyermekkorában fény derült, amikor még írni és olvasni sem tudott.
Doğulular ruhun ya da bireyin kendileri gibi özgür olduğunu bilmezlerdi.Sielut ovat ainutlaatuisia: kahdella enkelillä tai ihmisellä ei voinut olla samanlaista sielua.
Gerisini kim bilmez?Kertoiko joku muu sen?
Yüzmeyi bilmez, bilmediği için de sudan çok korkar.Sunaota vaivaa kamalasti se, ettei hän osaa uida.
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.Είναι γνωστό ότι καπνίζει τσιγάρα.
Aslında çok akıllıdır ama konuşamadığı için kimse bunu bilmez.Είναι πανέξυπνος, αλλά δεν κανείς δεν εκλαμβάνει στα σοβαρά.
Daima hareketli ve coşkuludur, yorulmak bilmez.Νυστάζει συνεχώς και βαριέται να κάνει το οτιδήποτε.
Öğrenciler hangi bölümün deneysel olduğunu bilmezler.Δεν είναι σαφές με ποιον Δάσκαλο σπούδασε.
Fakat insanların çoğu bilmezler."Således ses de ikke i de fleste tryk af Koranen.
Doğulular ruhun ya da bireyin kendileri gibi özgür olduğunu bilmezlerdi.Østerlændinge ved ikke at ånden eller mennesket som sådan er frit.
Nota okumayı ve yazmayı bilmez.Han kan ikke se pointen i at skulle læse og skrive.
Sansa mutlulukla kabul ederken Joffrey'nin bu davranışının annesi tarafından yapılması istendiğini bilmez.Sansa accepterer undskyldning, er uvidende om at Joffrey blevet tvunget ind i det af sin mor.
Asla bilmezsin.Du ved det aldrig.
Fakat insanların çoğu bilmezler."Mange av dem kom aldri frem til sine mål».
Üstelik Heyerdahl daha doğru dürüst yüzmeyi bile bilmez.Det er fortsatt uklart om sjiraffer virkelig kan svømme.
İstifham (soru sorma) ve Tecahül-i Arif (bilip de bilmezlikten gelme) sanatları kullanılmıştır.Det ble gitt uriktige, også antakelig også bevisst, falske advarsler.
Adlarını kimse bilmez.Jeg vil ikke nevne noen ved navn.
Kimi bilir de konuşur üzerine, kimi de bilmez, ama yine de konuşur.Men hva er det marerittene prøver å fortelle han, vet han ikke, enda.
Isabella ona aşıktır ama o bunu bilmez.Emma er Miras store kjærlighet, men vet ikke det selv.
Harika bir şey olacağını içinde hisseder ama ne zaman gerçekleşir bilmez.Dette er alltid tegn på at noe viktig kommer til å skje, men han vet ikke hva.
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.Jikalau Allah itu lemah, tentu saja makhluk ciptaan-Nya dapat mengalahkan-Nya.
Gerçeği Allah bilir, siz bilmezsiniz."Sesungguhnya Allah mengetahui, sedang kalian tidak mengetahui.”
Bilmezler ki Aslan o sessizliği bozarsa kıyamet kopar."Penduduk setempat tidak menyadari betapa ringkihnya tumbuh-tumbuhan penutup yang selama itu mereka andalkan.
Mâtem benim hakkım; Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım.Seluruh alam lenyap dan daku tidak menyadari sesuatu yang lain melainkan bersalat dalam kehadiranNya.
Çöp kutusunun içinde bir ceset bulan Paul ne yapacağını bilmez.Paul tak tahu bagaimana ia bisa berada di dalam peti mati.
Ne kadar zaman geçtiğini bilmezler, ancak çok az uyuduklarını zannederler.Tidak banyak yang diketahui mengenai masa kecilnya, dan ia sendiri menganggap masa kecilnya tidak penting.
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.Ông cũng được biết là người hút thuốc lá.
Hilafına hareket edenlerin cezalandırılacağını bilmez misin? -Benim bıyığım var!Ai đếm khăn tang, ai đong máu chiến trường?
Gerisini kim bilmez?Những người còn lại đều không rõ.
Hâlbuki onun tevilini Allah’tan başka kimse bilmez.アッラーについて熟知しているのは、アッラーのみである。
Eğer bilmezsen Allah ilmini bilene sor.もしあなたがたが,アッラーと末日を信じるならば。
Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler."どちらかしか使わない(知らない)人も多い。
Biz kendini bilmezleri istemeyiz" derler.しかしどうなるか分からない」などと語った。
Halkın üçte biri Maya kökenlidir ve kırsal alanlarda yaşayan birçok insan İspanyolca bilmez.人口のおよそ3分の1はマヤ・インディオで地方住民の多くはスペイン語を話せない。
Sigara içtiğini aileden kimse bilmez.被害者の家族で、タバコを吸う者はいない。
Gerisini kim bilmez?その他は不明。