Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.لكن تعرف أنك لا تعلم هذا في كثير من الأوقات، أن ذلك كان مركزياً في الحياة الدينية.
Ama malum, bunun dini yaşamın bu kadar merkezinde olduğunu çoğunlukla bilmeyiz.これこそが信仰的な生き方の核心でした 素晴らしい例外は少しあるのですが
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.이것은 유일한..." 이라고 썼습니다.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık."Não há outra casa," etc.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.Nem ismerünk más házat," és így tovább, és így tovább.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.Non conosciamo nessun altra casa" e così via dicendo.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.Nous ne connaissons aucune autre maison, " et ainsi de suite et de suite.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.Nu ştim de vreo altă casă", şi aşa mai departe.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.We kennen geen ander huis..." enzovoorts.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.Wir kennen kein anderes Haus." und so weiter.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.Žádný jiný dům..." a tak dál.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.Ние друга къща не познаваме" и т.н.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.אנחנו לא מכירים בית אחר," וכן הלאה והלאה.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.نحن لا نعرف أى منزل أخر " وهكذا دواليك وما إلى ذلك.
Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.これは かんぬきです
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Có lẽ đó là những gì nghịch cảnh mang lại cho chúng ta một cảm giác của cái tôi, một cảm giác của sức mạnh.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Forse è questo ciò che ci dà l'avversità, Un senso di possesso, un senso di propria forza.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.역경이야말로 우리들로 하여금 우리의 자아와 능력을 일깨우도록 하고
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Może to dają nam przeciwności, poczucie siebie, poczucie własnej mocy.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možná to je to, co nám neštěstí dává, pocit toho, že jsme, a pocit naši vlastní síly.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Možno to je to čo nám dáva nepriazeň osudu, vedomie seba samých, vedomie našej vlastnej sily.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Peut-être que c'est ce que l'adversité nous offre, un sens de nous-même, un sens de notre propre puissance.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Poate că asta ne dă adversitatea: un simț al sinelui, cunoașterea propriei noastre puteri.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Quizás esto es lo que la adversidad nos da, un sentido de "sí mismo", un sentido de nuestro propio poder.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talán ez az, amit a hátrányos helyzet nyújt számunkra, a magunkról alkotott képünket, a saját erőnk tudatát.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Talvez seja isso que a adversidade nos dá, um sentido de nós próprios, um sentido do nosso potencial.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Wellicht is dat hetgene dat tegenslag ons biedt: zelfbewustzijn, een besef van onze eigen kracht.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Ίσως αυτό είναι που μας δίνουν οι αντιξοότητες, αίσθηση του εαυτού μας, αίσθηση της προσωπικής μας δύναμης.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Може би това ни дава бедата, усет за самоличност, усет за собствената ни мощ.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Может, именно это и дают нам неблагоприятные обстоятельства: чувство самого себя, чувство собственной силы.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Можливо це те, що нам дають труднощі - розуміння самих себе, усвідомлення власних сил.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.אולי זה מה שמעניקה לנו המצוקה, תחושה של עצמיות, ותחושה של הכוח שבנו.
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.فهذا ما قد تعطينا المحن الشعور بالذات والقوة
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.自我や自己能力を教えてくれるのではないでしょうか 自分自身へ贈るプレゼントです
Biz de bunu değiştirip, "Bu meşhur Budweiser evidir. Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık."Esta es la conocida casa Budweiser... ...la incomparable..." etc, etc.
Biz de bunu değiştirip, "Bu meşhur Budweiser evidir. Başka ev bilmeyiz," gibisinden şeyler yazdık.Więc zmieniliśmy to na "To sławny dom Budweiser, o żadnym innym nie słyszeliśmy" i tak dalej w ten deseń.
Bu da, tıpkı önceki sorular gibi, yalnızca cebir bilmeyi değil, trigonometri bilmeyi de gerektiren bir soru.وهذه، كما في المسألة السابقة، اكثر من معرفة علم التفاضل والتكامل، فأنت بحاجة لمعرفة هويات علم حساب المثلثات
Bu -- Delhi'den. Okuma-yazma bilmeyiş hakkında yaptığımız araştırmadan, ve bu bir çayhanedeki bir adam.E făcută în Delhi, India în timpul unui studiu despre analfabetism, şi vedeţi un om într-un magazin de ceai.
Burada benim bilmeyi istediğim şey eksi birin eğimi.E voglio una pendanza di -1.
Burada benim bilmeyi istediğim şey eksi birin eğimi.И аз искам наклон от -1.
Burada benim bilmeyi istediğim şey eksi birin eğimi.И мне нужен угловой коэффициент -1.
Caným her ţeyi de bilmeyiversin.Не е нужно да знае всичко.
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.( 我 們不過從 昨日 纔 有 、 一 無 所 知 . 我 們在世 的 日子 好像 影兒 。
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Căci noi sîntem de ieri, şi nu ştim nimic, zilele noastre pe pămînt nu sînt decît o umbră. -
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Car nous sommes d`hier, et nous ne savons rien, Nos jours sur la terre ne sont qu`une ombre.
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.denn wir sind von gestern her und wissen nichts; unser Leben ist ein Schatten auf Erden.
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.- for vi er fra igår og vet intet; for en skygge er våre dager på jorden -
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.(Gdyż wczorajszymi jesteśmy, a nic nie wiemy, ponieważ jako cieó są dni nasze na ziemi.)
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Hidup kita pendek, kita tak tahu apa-apa; hari-hari kita seperti bayangan belaka
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.(우리는 어제부터 있었을 뿐이라 지식이 망매하니 세상에 있는 날이 그림자와 같으니라)
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Lebo my sami sme jako od včera a nevieme ničoho, lebo naše dni sú na zemi jako tieň -
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Mehän olemme eilispäivän lapsia emmekä mitään tiedä, päivämme ovat vain varjo maan päällä.
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Mert mi csak tegnapiak vagyunk és semmit nem tudunk, mert a mi napjaink csak árnyék e földön.
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.(Myť zajisté včerejší jsme, aniž jsme čeho povědomi; k tomu dnové naši jsou jako stín na zemi.)
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.perché noi siamo di ieri e nulla sappiamo, come un'ombra sono i nostri giorni sulla terra
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Porque nós somos de ontem, e nada sabemos, porquanto nossos dias sobre a terra, são uma sombra.
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Pues nosotros somos tan sólo de ayer y nada sabemos; nuestros días sobre la tierra son una sombra
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.( Vì chúng_ta mới có hôm_qua , và chẳng biết gì ; Bởi các ngày chúng_ta trên đất khác_nào một cái bóng ) ;
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.(Vì chúng ta mới có hôm qua, và chẳng biết gì; Bởi các ngày chúng ta trên đất khác nào một cái bóng);
Çünkü biz daha dün doğduk, bir şey bilmeyiz, Yeryüzündeki günlerimiz sadece bir gölge.Vi er fra i Går, og intet ved vi, en Skygge er vore Dage på Jord.