Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata는 지 컴퓨터를 어떻게 암호화하는지도 몰라!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata le " je-ne-sais-pas-chiffrer -mon-putain-d'ordinateur " !
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata "nevím jak si zakryptovat svůj vlastní podělanej počítač!"
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata yang tak tahu bagaimana me-enkripsi komputernya!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, ο δεν-ξέρω-να-κρυπτογραφήσω- τον-γαμημένο-υπολογιστή του!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata не-ноу-хау к-гребаный-шифрование-его-компьютер!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Ei-tiedä-miten-suojata -tietokone -vitun Anakata:lta!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Od kolesia, który nie wie jak zabezpieczyć swój komputer!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Анаката, тъпака, дето не знае как дори да си кодира компютъра!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!אנאקאטה האני-לא-יודע איך-להצפין-ת'מחשב-המזויין-שלו-
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!آناكاتا" فتى التشفير و الحماية لم يعرف كيفية تشفير حاسوبه"
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!ピーターと僕は暗号化する でもゴッドフリードはしない!
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Aber was sie üblicherweise beschäftigte, umfasste eben auch das Verlangen zu wissen.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Ale to, čím se obyčejně zabývali, taky zahrnovalo touhu vědět.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Ale to, čo ich normálne zaujíma, tiež zahŕňa túžbu vedieť.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Însă ceea ce îi preocupa în mod normal implica şi dorinţa de a şti.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.하지만 그들이 보통 때 하던 일 자체가 종종 지식을 추구하는 것이기도 했어요.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Lecz co zwykle absorbuje ich jest także żądzą poznania.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Ma anche quello che facevano di solito li spingeva a cercare di sapere.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Maar ook hun alledaagse beslommeringen zetten aan tot zoeken naar meer inzicht.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Mais ce qui les préoccupait normalement leur donnait aussi envie d'en savoir plus
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Men det, der normalt optog dem, indebar også en længsel efter viden.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Nhưng những bận rộn bình thường cũng liên quan tới những khao khát được biết
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Pero lo que normalmente les preocupaba también involucraba un deseo por saber.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Αλλά ό,τι τους απασχολούσε συνήθως περιείχε επίσης τη θέληση για γνώση.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Но онова, което обикновено ги занимавало, също включвало копнеж към познание.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.Но то, что обычно занимало их мысли, тоже было основано на желании знать.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.אבל מה שבד"כ העסיק אותם כלל גם כמיהה לדעת.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.ولكن ماهو الشيء الذي عادة ما يشغلهم والذي يتضمن أيضاً السعي للمعرفة.
Ancak bu avuntuları aynı zamanda bilmeye özlemlerinide içeriyordu.知りたいという欲求も含まれていたのです。 彼らは知りたかったのです --
Asla bilmeyecek.Parce qu'il ne m'entend pas.
Asla bilmeyecek.لن يعلم بالامر
Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil.물론, 모르실수도 있겠지만, 이런류의 컴퓨팅 능력은 일반 데스크탑 컴퓨터의 성능과
Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil.בנוסף, עובדה שאולי לא ידעתם, היא שיכולת החישוב של הדבר הזה אינה שונה מאוד מיכולת החישוב
Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil.أيضا ، الأمر الذي قد لا تعرفه، هو أن قدرة الحاسب لهذه المهمة لا تختلف كثيرا عن قدرة الحاسب
Ayrıca bir çoğunuz bilmeyebilir ama bunun hesaplama kabiliyeti bir masaüstü bilgisayardan çok farklı değil.携帯電話のもつ計算能力は あなたのデスクトップにあるやつと、さほど 変わりません
Bakıp güler. Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Él puede mirar y sonreír, como cuando tu miras un árbol sin saber nada de anatomía de las plantas.
Bakıp güler. Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Dia dapat melihat dan tersenyum, seperti Anda melihat pohon ketika Anda tidak mengerti anatomi tanaman.
Bakıp güler. Bitki anatomisi bilmeyen biri olarak senin ağaca baktığında güleceğin gibi güler.Può guardarli e sorridere,come quando guardi un albero, senza vederlo in termini botanici.
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız,Även om du är korean och inte vet namnet på presidenten
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız,대한민국 국민이라면 대통령 이름은 몰라도
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız, 'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Četudi si Korejec in ne poznaš predsednikovega imena... je nemogoče, da ne bi slišal za ime Shin-Hwa.
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız, 'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Là người HQ, có thể bạn ko biết tên tổng thống,... nhưng không thể không biết đến 2 chữ Shin-Hwa
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız, 'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Vaikka olet Korealainen etkä tiedä presidentin nimeä.. olisi vaikeata olla kohtaamaatta sanaa "ShinHwa".
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız, 'Shin-Hwa' kelimeleriyle karşılaşmamış olmanız zor.Если ты - житель Южной Кореи, то буквы слова "Шинхва" ты выучишь раньше, чем имя президента.
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız,Ακόμη και αν κορεάτες δεν ξέρουν το όνομα του προέδρου...
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız,אנשים אולי לא יודעים את השם של הנשיא אבל
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız,.ولو حتى كنت كوريا ولم تعرف اسم الرئيس
Başkanın adını bile bilmeyen bir Koreli bile olsanız,神話という二文字を知らなければ暮せないくらい
Belki siz de gördünüz, belki bazılarınız da bilmeyerek gördüler." "é l"½"¿"Í A" "È"½•û"ª"m"Á"Ä"¢"é"±"Æ"³"¦ "m"è"Ü"¹"ñ B "à"µ"à" "È"½"ª"m"ç"È"¢"Ì"Å"µ"½"ç A
Belki siz de gördünüz, belki bazılarınız da bilmeyerek gördüler.Ils se soucient de nous, de tous les êtres. Comment est-ce que je le sais ?
Belki siz de gördünüz, belki bazılarınız da bilmeyerek gördüler.Возможно, вы также их видели, и некоторые из вас даже не знают об этом.
Bence bilmeyerek yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan çok daha ilgi çekici.Acho muito mais interessante viver não sabendo, do que ter respostas que possam estar erradas.
Bence bilmeyerek yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan çok daha ilgi çekici.Creo que es mucho más interesante vivir sin saber que hacerlo con respuestas equivocadas.
Bence bilmeyerek yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan çok daha ilgi çekici.Jag tycker att det är mycket mer intressant att leva ovetande än att ha svar som kan vara felaktiga.
Bence bilmeyerek yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan çok daha ilgi çekici.Myslím si, že je mnohem zajímavější žít a nevědět, než mít odpovědi, které mohou být špatné.
Bence bilmeyerek yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan çok daha ilgi çekici.Мисля, че е далеч по-интересно да живееш без да знаеш, отколкото да имаш погрешни отговори.
Bence bilmeyerek yaşamak, yanlış olabilecek cevaplarla yaşamaktan çok daha ilgi çekici.و أعتقد أنه أكثر تشويقا أن تعيش و انت موقن جهلك من ان تعيش و انت تتوهم انك تملك اجابات يمكن ان تكون خاطئة
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Ze hebben een trotse ik-weet-het-ook-niet-allemaal van me gemaakt.
Beni hiçbir şey bilmeyen ve bundan gurur duyan biri hâline getirdi.Chúng làm tôi tự hào rằng tôi không biết gì hết.