Okuma yazma bilmeyen kişiler ise ağızlarını muhafaza ederler.這樣一方面使那些不識字的人,也能背誦聖經的話語。
Çünkü insan bir kez doğruyu tam tuttursa bile yine de öyle olduğunu bilmeyecektir."그러나 제삼자가 과실로 인하여 그 사실을 알지 못한 때에는 그러하지 아니하다.
Bunlardan birini bilmeyen veya tasdik edip de dille söylemeyen kafirdir.서식지는 아직 알려진 바 없으며, 활동시기나 서식지 역시 정확히 밝혀진 바 없다.
Bilene babası kanı helâldir, bilmeyene anası sütü harâmdır.할아버지는 증 호조참판 광유(光裕)이고, 아버지는 증 우찬성 화(和)이다.
Düşün ki, haddini bilmeyenlere bildirelim hadlerini.미지당지(未知當知)는 알지 못한 사제(四諦)를 알려고 한다는 뜻.
Qui nescit dissimulare, nescit regnare (Gerçekleri) Saklamayı bilmeyen yönetmeyi bilemez.(1) 아치(我癡)는 아(我)의 진상을 알지 못하여, 무아(無我)의 이치를 미(迷)한 것.
Doymak nedir bilmeyen bir edebiyat okuyucusu olmuştur.אינני רואה את עצמי כסופר הכותב דברי ספרות.
Okuma-yazma oranı % 95 civarında olup, okuma yazma bilmeyenler genelde 60 yaş ve üzeri insanlardır.אחד מחמישה בוגרים אינו יודע קרוא וכתוב, וכשני שלישים מהם הן נשים.
Çünkü insan bir kez doğruyu tam tuttursa bile yine de öyle olduğunu bilmeyecektir."Ако той знае това, тяхната свобода би била илюзорна; а ако не знае това, то той не е всезнаещ.
Ne kadar zor olduğunu hiçbir zaman bilmeyecekler, Dawnie.Не е известно колко стар е Коен.
Zombice bilmeyenleri sevmez.Не понася лъжците.
Kimse bilmeyecek.Никой няма да знае.
Halkın %81,30'i okuma-yazma bilmeyenlerden oluşuyordu.88,7% stanovništva zna pisati i čitati.
Tüm Ege bölgesinde enfes tadını bilmeyen yoktur.Ne postoji nikakvo centralno sjajno područje.
Ne kadar zor olduğunu hiçbir zaman bilmeyecekler, Dawnie.Nie je presne isté, akú dlhú dobu Langdarma vládol.
Okuma yazma bilmeyen yoktur.Je to spisovateľ, ktorého nikto nečíta.
Bölgeyi bilmeyen gemiler bu yüzden karaya oturabilir.Námorníci z takto označených lodí nesmeli v prístave chodiť na breh.
Bir kolej üniversitesi olan Oxford'un yapısı bilmeyenlere karmaşık gelebilir.Univerzo ustanovi združba šolnikov z Oxforda, nezadovoljnih z razmerami na tej univerzi.
Müşteri ne istediğini tam olarak bilmeyebilir.Atlikėja apskritai nežinojo, kuo jai užsiimti.
Kimse bilmeyecek.Niekas nežinos.
Bilen bilmeyeni çok uzun süre yenebilir.Teadlik sisemine võitlus võib kesta pikka aega.
Ne kadar zor olduğunu hiçbir zaman bilmeyecekler, Dawnie.Samuti pole teada, kui kaua inimesed Eedeni aias viibisid.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.저는 종종 이런 것을 뒷받침하는 근거나 논리, 끊임없는 연구가 현재의 과학과 첨단 기술을 만들어냈다고 생각합니다.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Obişnuiam să cred că argumentarea şi logica şi motivaţia continuă sunt singurele căi ce duc la realizări.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Saya pernah berpikir bahwa akal, logika, dan dorongan terus menerus adalah satu-satunya cara untuk berhasil.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Tôi từng tin rằng chỉ có lý lẽ, lô gíc và sự nỗ lực bền bỉ mới dẫn đến thành công.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Zwykłem myśleć, że rozsądek i logika, i nieugięta determinacja są jedyną drogą tworzenia.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.Смятах, че причината и логиката и неуморния стремеж са единствените начини да накараш нещата да се случват.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.נהגתי לחשוב שהיגיון ולוגיקה ודחף חסר מעצורים היו הדרכים היחידות לגרום לדברים לקרות.
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.حيث لا مجال الا لاستخدام المنطق والفكر والعمل المتواصل كان اسلوب الحياة هناك
Akıl yürütme, mantık ve dur durak bilmeyen gayret birşeyleri ortaya çıkarmanın tek yolu sanırdım.容赦なく物事を推し進めることだけが 私にとって 何かを達成する唯一の手段でした 少年達と関わる前は
(Alkış) İbranice bilmeyenler için söyleyeyim; hatzalah, kurtarmak demektir.(Applaudissements)
Ama bizim bunu bilmeye ihtiyacımız yok.そして、私は彼らにお金を貸したいと思っている。
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Aber was sie vielleicht nicht wussten, ist dass Kätzchen, die nicht gespielt haben, sozial schwach sind.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Ale być może nie wiecie, że kociaki pozbawione możliwości zabawy nie potrafią nawiązywać relacji.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Ale, co možná nevíte, je, že koťata, kterým je hraní upíráno, nejsou schopna společensky interagovat.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Dar poate nu știți că pisicuțele lipsite de joacă sunt incapabile să interacționeze social.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.그러나 여러분은 모르시겠지만 놀이를 못하게 한 고양이는 사회적이지 못합니다.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Ma potreste non sapere che se li private del gioco non saranno in grado di interagire socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Mas o que talvez não saibam é que os gatinhos impedidos de brincar não conseguem interagir socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Pero lo que quizás no saben es que los gatitos privados del juego son incapaces de interactuar socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Tetapi apa mungkin belum Anda ketahui adalah kucing yang dilarang bermain tidak bisa berinteraksi sosial.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Wat je misschien niet weet, is dat katjes die niet mogen spelen, niet in staat zijn tot sociale interactie.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Но вам, может быть неизвестно, Что котята, лишенные игр, не умеют общаться с другими.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Но това, което може би не знаете е, че котенцата, които не играят, не могат да общуват в социална среда.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.חתלתולים משתעשעים. טוב את זה כולנו יודעים. אבל מה שאולי לא ידעתם זה שחתלתולים שמונעים מהם את השעשוע
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.لكن ما قد لا تعلمونه ، أن القطط التي تحرم من اللعب، لا تستطيع أن تتواصل اجتماعيا.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.不過你可能唔知, 貓仔唔玩, 就沒辦法同其他貓交際。
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.遊びを制限された子猫は 社交性に欠けます 狩りはできても社会性がありません
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, aki számítógépét sem tudja titkosítani.
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata "cel care nu ştie naibii să-şi cripteze informaţiile"!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata đếch biết làm cái mẹ gì để mã hóa máy tính của hắn!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata de ik-weet-niet- hoe-mijn-computer-te-coderen!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata de ik-weet-niet-hoe-mijn-computer-te-coderen!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, der ich-weiß-nicht-wie-ich-verfickt nochmal-meinen-computer-verschlüssel!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, der ich-weiß-nicht-wie-ich-verfickt nochmal-meinen-Computer-verschlüssel!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata "el-no sé-cómo-mierda- cifrar-la-computadora"
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata ham jeg-ved-ikke-hvordan jeg-skal-kryptere-min-computer!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata, il non-so-come-cazzo criptare-questo-computer!
Anakata - sikik bilgisayarını nasıl şifrelemesi gerektiğini bilmeyen adam!Anakata.. Không biết làm thế đếch nào để mã hóa máy tính của cậu ấy