İbranice bilmeyenler için söyleyeyim; hatzalah, kurtarmak demektir."Хацала" означає "порятунок", для всіх, хто не розуміє івриту.
İbranice bilmeyenler için söyleyeyim; hatzalah, kurtarmak demektir.'הצלה' זה הצלה, לכל אלו שלא מדברים עברית.
İbranice bilmeyenler için söyleyeyim; hatzalah, kurtarmak demektir."هاتزالة" تعني "الإنقاذ،" لمن لا يعرف اللغة العبرية.
İbranice bilmeyenler için söyleyeyim; hatzalah, kurtarmak demektir.ここがイスラエルでない事を忘れていました
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Abbiamo bisogno di capire perché le persone fanno quello che fanno.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Chúng ta cần biết tại sao người ta lại đang làm những việc họ đang làm.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Kita perlu tahu mengapa orang melakukan ini atau itu.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.우리는 다른 사람들이 취하는 행동의 이유를 알고 싶어하지요
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Meidän täytyy tietää, miksi ihmiset käyttäytyvät tietyllä tavalla.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Musimy wiedzieć, czemu ludzie postępują tak, a nie inaczej.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Necesitamos saber por qué la gente se comporta como lo hace.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Nous avons besoin de savoir pourquoi les gens font ce qu'ils font.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Potrebujeme vedieť, prečo ľudia robia to, čo robia.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Precisamos de saber porque estão as pessoas a fazer o que estão a fazer.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Stále se pídíme po tom, proč lidé dělají to, co dělají.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Trebuie să știm de ce oamenii fac ce fac.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Tudnunk kell, hogy mi motiválja az emberek cselekedeteit.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Vi bliver nødt til at vide hvorfor mennesker gør som de gør.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.We moeten weten waarom mensen doen wat ze doen.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Wir müssen wissen, warum die Leute tun, was sie tun.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Θέλουμε να ξέρουμε γιατί οι άνθρωποι κάνουν όσα κάνουν.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Мы хотим знать, почему люди совершают те или иные поступки.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Нам необхідно знати чому люди здійснюють ті чи інші вчинки.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.Нужно ни е да знаем защо хората правят това, което правят.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.יש לנו צורך לדעת מדוע אנשים עושים את מה שהם עושים.
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.نحن نحتاج أن نعرف السبب من وراء قيامنا بأي شيء
İnsanların yaptıklarını, ne için yaptıklarını bilmeye gereksinim duyuyoruz.そして私は 個人的にも 道徳への思い入れがあります
İnsanlar, sevgi nedir bilmeyen, diğer insanları seviyor.la gente che non sa niente dell'amore si ama.
İnsanlar, sevgi nedir bilmeyen, diğer insanları seviyor.Leute lieben sich, die nichts von der Liebe verstehen.
İnsanlar, sevgi nedir bilmeyen, diğer insanları seviyor.Người ta đang yêu thương lẫn nhau, những người không biết gì về tình yêu.
İnsanlar, sevgi nedir bilmeyen, diğer insanları seviyor.الناس تحب بعضها البعض وهم لا يعرفون شيئاً عن الحب.
İnternetteyken kimse nasıl bir çakal olduğunuzu bilmez. Değil mi? Kimse Pakistan'da olduğunuzu bilmeyecektir.Trên Internet, không ai biết bên kia là một chú cún, hay bạn có phải là người Parkistan hay không
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Azoknak, akik nem beszélnek spanyolul, jugo de naranja -- spanyolul narancslevet jelent.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.For dem af jer, som ikke taler spansk: juho de naranja - er det samme som "orange juice"
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.För er som inte talar spanska, jugo de naranja är spanska för apelsinjuice.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Für alle, die kein Spanisch sprechen: "Jugo de naranja" ist Spanisch für "Orangensaft".
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Jakby ktoś nie wiedział, "jugo de naranja" to sok pomarańczowy.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek."Jugo de naranja", dat is Spaans voor sinaasappelsap.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.스페인어를 하지 않는 분들을 위해서 옮기자면, jugo de naranja는 스페인어로 (오렌지 쥬스인데)
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Para quienes no hablan español, " jugo de naranja" es español.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Pentru cei care nu stiu Spaniola, "jugo de naranja"-- inseamna " suc de portocale" in spaniola.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Per chi non sa lo spagnolo, 'jugo de naranja' significa 'succo d'arancia'.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Pro ty z vás, kdo nemluví španělsky, jugo de naranja znamená pomerančový džus.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Với những người không nói tiếng TBN, thì jugo de naranja -- có nghĩa nước cam trong tiếng Tây Ban Nha.
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Για όσους δε μιλάνε Ισπανικά, jugo de naranja, σημαίνει "χυμός πορτοκάλι."
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.Для тех, кто не владеет испанским, jugo de naranja - переводится как "апельсиновый сок".
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.За онези от вас, които не говорят испански - "jugo de naranja" всъщност е "портокалов сок".
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.למי מכם שאינו דובר ספרדית, "חוגו דה נרנחה" הוא הביטוי בספרדית ל"מיץ תפוזים".
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.بالنسبة للذين لا يعرفون اللغة الإسبانية - جوجو دي نارانجا - هي الجملة الإسبانية ل " عصير البرتقال "
İspanyolca bilmeyenler için söyleyeyim : jugo de naranja -- Aslında ispanyolca da "portakal suyu" demek.ドル表示は実際ペソですが
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?Ale ak niekto nevie spravovať svoj vlastný dom, ako sa potom bude starať o cirkev Božiu?!
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?(Bo jeźliby kto nie umiał swego własnego domu rządzić, jakoż pieczę będzie miał o kościele Bożym?)
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?Căci dacă cineva nu ştie să-şi cîrmuiască bine casa lui, cum va îngriji de Biserica lui Dumnezeu?
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?car si quelqu`un ne sait pas diriger sa propre maison, comment prendra-t-il soin de l`Église de Dieu?
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?(če pa kdo svoji hiši ne zna gospodariti, kako bo skrbel za cerkev Božjo?)
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?(dersom en ikke veed at forestå sit eget Hus, hvorledes vil han da kunne sørge for Guds Menighed?)
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?(사람이 자기 집을 다스릴줄 알지 못하면 어찌 하나님의 교회를 돌아보리요)
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?- men hvis nogen ikke vet å styre sitt eget hus, hvorledes kan han da ha omsorg for Guds menighet? -
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?(Mert ha valaki az õ tulajdon házát nem tudja igazgatni, mimódon visel gondot az Isten egyházára?)
Kendi evini yönetmesini bilmeyen, Tanrının topluluğunu nasıl kayırabilir?(Nebo jestliže kdo domu svého spraviti neumí, kterak o církev Páně pečovati bude?)