Başkan istifa etmeyi reddetti. Esir olarak alındı, bu bir darbe. Dünyanın bilmesini sağla.MINNISTRA DE MEDIO AMBIENTE
Benimkiler kadar havalı değiller... ...ama biliyorsunuz ki herkesin yerini bilmesi iyidir.Каждый герой по-своему.
Bilmesi gereken bir şey var.Bạn phải biết rằng.
Bilmesi gereken bir şey var.Este necesar să ştii asta.
Bilmesi gereken bir şey var.Je nezbytné to vědět.
Bilmesi gereken bir şey var.이걸 알 필요가 있습니다.
Bilmesi gereken bir şey var.Potrebno je, da veš...
Bilmesi gereken bir şey var. Siz nadir bir cinssiniz.C'est important de savoir que tu es une espèce rare!
Bilmesi gereken bir şey var. Siz nadir bir cinssiniz.Es necesario saber que que eres de una casta distinta
Bilmesi gereken bir şey var. Siz nadir bir cinssiniz.Необходимо знать это то что вы редкой породы.
Bilmesi gereken bir şey var. Siz nadir bir cinssiniz.あなたがするべきなのは
Bilmesi gereken bir şey var.Tudnod kell ezt.
Bilmesi gereken bir şey var.Είναι απαραίτητο να το ξες αυτό.
Bilmesi gereken bir şey var.זה הכרחי לדעת את זה.
Bilmesi gereken bir şey var.أنه من الضرورى ان تعرف ذلك
Bilmesi gereken şey şu: önce küçük bir gemi çizeyim.그래서 그가 알고 싶은 것은 -- 그래서 이것이 -- 한번 작은 배를 그려 보죠.
Bilmesi gereken şey şu: önce küçük bir gemi çizeyim.Quindi quello che ha bisogno di sapere --- percio' questo e' --- fammi disegnare una nave.
Bilmesi gereken şey şu: önce küçük bir gemi çizeyim.Сега иска да знае... Нека нарисувам едно корабче
Bilmesi gereken şey şu: önce küçük bir gemi çizeyim.То есть, что капитану надо знать? Давайте я нарисую маленький кораблик.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.A jeźli kto mniema, żeby co umiał, jeszcze nic nie umie, tak jakoby miał umieć;
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Ale ak niekto myslí, že niečo vie, ešte nepoznal ničoho, jako treba poznať.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Als iemand meent alles te weten, weet hij nog niet wat hij zou moeten weten.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Če kdo misli, da kaj pozna, ni še spoznal, kakor je treba spoznati.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Dacă crede cineva că ştie ceva, încă n'a cunoscut cum trebuie să cunoască.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Dersom nogen tykkes at kende noget, han kender endnu ikke således, som man bør kende.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Ha pedig valaki azt hiszi, hogy tud valamit, még semmit sem ismer úgy, a mint ismernie kell.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Jos joku luulee jotakin tietävänsä, ei hän vielä tiedä, niinkuin tietää tulee;
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.만일 누구든지 무엇을 아는 줄로 생각하면 아직도 마땅히 알 것을 알지 못하는 것이요
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Nếu có ai tưởng mình biết điều gì, thật người ấy chưa biết như mình nên biết.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Nếu có ai tưởng mình biết_điều gì , thật người ấy chưa biết như mình nên biết .
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.om nogen tykkes sig å kjenne noget, han har aldri kjent noget således som en bør kjenne det;
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Orang yang menyangka bahwa ia tahu banyak, sebetulnya belum mengetahui yang sedalam-dalamnya
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Se alguém cuida saber alguma coisa, ainda não sabe como convém saber.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Si alguien se imagina que sabe algo, aún no sabe nada como debiera saber
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Si quelqu`un croit savoir quelque chose, il n`a pas encore connu comme il faut connaître.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.So aber jemand sich dünken läßt, er wisse etwas, der weiß noch nichts, wie er wissen soll.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Zdá-li se pak komu, že něco umí, ještě nic nepoznal, tak jakž by měl znáti.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Και εαν τις νομιζη οτι εξευρει τι, δεν εμαθεν οτι ουδεν καθως πρεπει να μαθη
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Коли ж хто думає, що він знає що, то ніколи ще нїчого не знає, як треба знати.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.Кто думает, что он знает что-нибудь, тот ничего ещене знает так, как должно знать.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.החשב כי הוא ידע דבר מה עוד לא ידע מאומה כאשר עליו לדעת אתו׃
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.فان كان احد يظن انه يعرف شيئا فانه لم يعرف شيئا بعد كما يجب ان يعرف.
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.若 有 人 以 為 自 己 知 道 甚 麼 、 按 他 所 當 知 道 的 、 他 仍 是 不 知 道
Bir şey bildiğini sanan, henüz bilmesi gerektiği gibi bilmiyordur.若 有 人 以 為 自己 知道 甚麼 、 按 他 所 當 知道 的 、 他 仍 是 不知道
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Apakah ini benar? Apakah bahasa penting, karena dia seharusnya tidak dapat berbahasa Inggris?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Czy to się dzieje naprawdę? Czy język ma znaczenie, skoro chłopiec raczej nie znał angielskiego?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?E" reale ? C'entra la lingua, perché si suppone che non conosca l'inglese ?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?¿Es esto real? ¿Importa el idioma, porque se supone que él no sabe Inglés?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Est-ce vrai? Le langage a-t-il une importance, parce qu'il n'est pas censé connaître l'anglais?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Este real? Contează limba, pentru că el nu ar trebui să cunoască engleza?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Így van ez? Számít a nyelv egyáltalán, hiszen a kis srác nem tudhatott angolul.
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Is dit echt? Doet de taal ertoe, omdat hij niet verondersteld is om Engels te kennen?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Ist das real? Spielt Sprache eine Rolle, denn er sollte eigentlich kein Englisch verstehen?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Isto é real?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Je to možné? Záleží na jazyku, predpokladali sme, že nevedel anglicky?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Je to pravda? Záleží na jazyku? Protože ten chlapec by neměl umět anglicky.
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?이게 진짜인가요? 영어를 못하는데 언어가 문제되지는 않나요?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Μπορεί να συμβαίνει αυτό; Παίζει ρόλο η γλώσσα, αφού μάλλον δεν γνωρίζει Αγγλικά;
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Това истинско ли е? Има ли значение езикът, защото няма начин той да знае английски?
Bu gerçek mi? çünkü çocuğun İngilizce bilmesi beklenemez değil mi?Это реально? А язык имеет значение? Ведь он не знает английского?