Çünkü onun bilmesi gerekir!Allting bör du veta!
Annesi gerçeği bilmesine rağmen müdahale etmez.Men vem skulle kunna betvivla att han talar sanning.
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.За законом, люди не повинні знати про існування вампірів.
Onun gerçeği bilmesini istemiyorum.Я не хочу, щоб він знав правду.
Onun gerçeği bilmesini istemiyorum.Я не хочу, аби він знав правду.
Mahkemede suçlu bulunacağını bilmesine rağmen kendini attırmak için suçsuz olduğunu iddia etti.Dokud však nebyl prohlášen vinným, je pokládán za nevinného.
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.Vampirii trǎiesc printre oameni, care știu de existența acestora.
Çünkü onun bilmesi gerekir!Teidän täytyy tietää se.
Öldüğümü kimse bilmesin.Emme tiedä päivää, jolloin kuolen.
O ailesinin onun hapiste olduğunu bilmesini istemediğini vurgular.Hän on kertonut haluavansa olla tuomatta perhettään julkisuuteen.
Sun, Jin'in alilesinin öldüğünü söyler, Jin, Sun'ın böyle bilmesini istemiştir.Jin ved ikke hvorfor, eller, at Sun kender manden.
Yaratık onu bulur ve yaşadıklarını Victor'un bilmesini ister.De blir derfor enige om at Victor skal fortelle det til han.
Bunu Kim'e anlatır ancak bunu başka birinin bilmesine olanak olmadığını düşünür.Hun advarer ham mot å si det til de andre fordi ingen vil tro på ham.
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.吸血鬼を見分ける能力を持つ。
Mahkemede suçlu bulunacağını bilmesine rağmen kendini attırmak için suçsuz olduğunu iddia etti.やつは有罪と言ったら有罪なんだ。
Balerinlerin isimleri ile bilmesi gereken fazlaca hareket vardır.舞人の事を、フルネームで呼ぶことが多い。
Bu arada da işlemcinin şimdiki buyruğun işlenmesi bitmeden sonraki buyruğun adresini bilmesi gerekir.ただし、次の運営事業者が決定されるまでは運行を継続する見通し。
On senedir Fransızca çalışmakta olduğundan, Fransızcanın ne olduğunu bilmesi gerekir.彼女はもう10年もフランス語を勉強しているのだから、フランス語の何たるかはよくわかっているはずだ。
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.另外,會得能感知吸血鬼氣息的能力。
Dallanma komutları geldiğinde işlemcinin nereye gideceğini bilmesi gerekir.在运往前线战区时,指挥官会告诉你需要做什么。
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.때문에 뱀파이어들은 인간들에게 자신들의 존재를 들키는 행동하면 안 된다.
Balerinlerin isimleri ile bilmesi gereken fazlaca hareket vardır.보타락의 이름을 따온 지명이 여럿 있다.
Çünkü onun bilmesi gerekir!העולם חייב לדעת.
Programcının ne tür bir veri kullandığını bilmesi gerekir.לא ברור באיזו טכנולוגיה ייעשה שימוש במערכת.
Kabrinin yerini bir iki talebesinden başka kimsenin bilmesini istememiştir.הוא רצה לוודא שלא יהיה יורש אחר מלבדו.
Tom Mary'nin bilmesini istiyordu.Том искаше Мери да не знае.
Ama önce ne olup olacağını bilmesi gerekir.").Ale najprv musí o to požiadať."
Ama önce ne olup olacağını bilmesi gerekir.").Kdo ve, kaj se bo še zgodilo potem?!”
Programcının ne tür bir veri kullandığını bilmesi gerekir.Vedno se je potrebno prepričati kakšno označevanje je avtor uporabil.
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.Ko zahteva, da se zasledovalec pokaže opazi vampirja.
Balerinlerin isimleri ile bilmesi gereken fazlaca hareket vardır.Yra keletas bulgarų vardų kilmių.
Tom'un onu sevdiğimizi bilmesini istiyorum.Aš noriu, kad Tomas žinotų, kad mes jį mylime.
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."El este singura creatura care cauzeaza durere pentru amuzament, constientizand ceea ce face.
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Er ist das einzige Wesen, das für den Sport Schmerzen zufügt - und weiß, dass es Schmerzen sind."
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Han är den enda varelsen som tillfogar smärta som nöje, medveten om smärtan".
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Õ az egyetlen teremtmény, amelyik sport címén fájdalmat okoz, tudva, hogy az fájdalom."
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir." RODEOÈ l'unica creatura che infligge sofferenza per sport ed è consapevole di questa sofferenza".
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."Είναι το μόνο πλάσμα που προκαλεί πόνο για διασκέδαση, γνωρίζοντας ότι προκαλεί πόνο." ροντέο
Aciyi bilmesine ragmen, spor için aci veren tek yaratiktir."הוא היצור היחיד שמסב כאב ."בתור ספורט, כאשר הוא יודע שזהו כאב
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Dia satu-satunya makhluk yang Menimbulkan sakit untuk olahraga, tahu hal itu terjadi rasa sakit ".
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."El este singura creatura care cauzeaza durere pentru amuzament, constientizand ceea ce face.
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Er ist das einzige Wesen, das für den Sport Schmerzen zufügt - und weiß, dass es Schmerzen sind."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Es la única criatura que causa dolor por deporte, consciente de lo que hace."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Han är den enda varelsen som tillfogar smärta som nöje, medveten om smärtan".
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Je edino bitje, ki zadaja bolečino za zabavo, zavedajoč se da povzroča bolečino."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Jest jedyną istotą sprawiającą ból dla zabawy, wiedząc, że to będzie ból"
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Je to jediná bytost, která způsobuje bolest ve jménu sportu a přitom ví, že to bolí."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Õ az egyetlen teremtmény, amelyik sport címén fájdalmat okoz, tudva, hogy az fájdalom."
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır." RODEOÈ l'unica creatura che infligge sofferenza per sport ed è consapevole di questa sofferenza".
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır." RODEOHän on ainoa olento, joka tuottaa kipua huvikseen, tietäen sen olevan kipua." rodeot
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."Он - единственное существо, которое причиняет боль для спорта, зная, что это болью".
Acıyı bilmesine rağmen, spor için acı veren tek yaratıktır."הוא היצור היחיד שמסב כאב בתור ספורט, כאשר הוא יודע שזהו כאב."
Ama bilirsiniz, önemli olan o işte iyi olmanız değil. Önemli olan, ellerimin bu işi yapmayı bilmesi.하지만 제가 이런 걸 잘 하는지는 중요하지 않아요. 중요한 건, 저의 손들이 이것들을 하는 방법을 안다는 것이죠.
Ama bilirsiniz, önemli olan o işte iyi olmanız değil. Önemli olan, ellerimin bu işi yapmayı bilmesi.Nie ważne, jak mi idzie - ręce wiedzą co robić.
Ama bilirsiniz, önemli olan o işte iyi olmanız değil. Önemli olan, ellerimin bu işi yapmayı bilmesi.Tärkeätä on, että käteni osaavat sen.
Ama bilirsiniz, önemli olan o işte iyi olmanız değil. Önemli olan, ellerimin bu işi yapmayı bilmesi.אבל למעשה לא משנה אם אני ממש טובה בזה, אלא שהידיים שלי יודעות איך לעשות זאת.
Ama bilirsiniz, önemli olan o işte iyi olmanız değil. Önemli olan, ellerimin bu işi yapmayı bilmesi.لكن، تعرفون أنه لا يهم إن كنت أجيدها. ما يهم هو أن تعرف يداي كيفية القيام بها.
Ama bilirsiniz, önemli olan o işte iyi olmanız değil. Önemli olan, ellerimin bu işi yapmayı bilmesi.手が覚えていることが沢山あれば
Babanın bunu bilmesi lazım!¡Tu padre tiene que saberlo!
Babanın bunu bilmesi lazım!Твой отец должен узнать об этом!