Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmesi ile cümle

bilmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kullarının günahlarını O'nun bilmesi yeter.Sufficiently is He aware of His servants sins
Bu lütfa lâyık olanların kadrini Allah’ın bilmesi yeter de artar!God suffices as Knower.
Sizden bazıları hayatın en kötü zamanına kadar yaşatılır ki bilgiden sonra hiçbir şeyi bilmesin.Some of you will grow to an extremely old age and lose your memory.
Parley' in bir sözcük türünün gramatik anlamını bilmesini sağlamak için.To let Parley know the grammatical meaning of a word type.
KGpg uygulamasının GnuPG çalıştırılabilir dosyasının nerede olduğunu bilmesi gerekir.KGpg needs to know which GnuPG binary to use.
Sırbistan'ın onu AB üyelik yolunda desteklediğimizi bilmesini istiyoruz."We want Serbia to know that we support it on its path to the EU."
Bu bana herkesin yerini bilmesi gerektiğini gösterdi.That showed me that each and every one of us must know their place.
Karımın bir zamanlar hiç olmayacak bir ilişki için ağladığımı bilmesini istemem."I would not like my wife to know that I once wept over a relationship that was not meant to be."
Gizli bilgileri bilmesi gereken herkesin bir güvenlik sertifikası alması gerekir.Everyone who needs to know classified secret information needs to receive a security certificate.
Yaratık onu bulur ve yaşadıklarını Victor'un bilmesini ister.The Creature finds him and pleads for Victor to hear his tale.
Kaptan Jim Futcher, korsanların gemide olduğunu bilmesine rağmen uçağı uçurmak için geri döndü.The captain, Jim Futcher, returned to the aircraft to fly it knowing the hijackers were on board.
Bilmesinlercilik Patafizik SofistlerExternism Flipism Non-philosophy Obscurantism Pataphysics Sophism
Quinn, annesini de öldüren erkek ejderhayı bilmesine rağmen yardım etmeyi reddeder.Although Quinn knows about the male dragon, which killed his mother, he refuses to help.
"Doğada, bir türün bir avcının nerede saklandığını bilmesini istemeyeceğini" belirtti.[4]He pointed out that "in nature, one species would not want a predator to know where it hides."[10]
Bilmesi gerekenler: Yetişkinlerin bir şeyler öğrenmenin nedenini bilmeleri gerekir.Need to know: Adults need to know the reason for learning something.
Sophie, Simon'ın ona ne kadar zarar verdiğini bilmesine rağmen onu ziyaret eder.Sophie, despite how much Simon hurt her, visits him.
Hayatın paradokslarını nasıl ileteceğini bilmesinin tek yolu buydu.It was the only way that she knew how to communicate life's paradoxes.
Nerede yaşadığımı bilmesini istemiyorum.Ich will nicht, dass er weiß, wo ich wohne.
Onun onu bilmesini istiyorum.Ich will, dass sie das weiß.
Ama önce ne olup olacağını bilmesi gerekir.").Du weißt vorher nie, was dabei herauskonmmt“.
Hakimin bunu bilmesi beklenemez.Der Richter aber ist außerstande, dies zu ermitteln.
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.Die Existenz von Vampiren ist nur wenigen Menschen bekannt.
Balerinlerin isimleri ile bilmesi gereken fazlaca hareket vardır.Ein Großteil seiner Werke trägt Namen aus der bulgarischen Geschichte.
(Birlikte bu konu üzerinde çalışmış olmaları ve Akademi Komisyonunun bilmesine rağmen.)(Diesem Aufsatz wurden die biografischen Daten mitsamt dem akademischen Weg entnommen.)
(Walter ve Alucard'ın önceden bilmesine rağmen.)(Umschlag und Illustrationen von Walter Oberholzer).
Çünkü onun bilmesi gerekir!Er weiß Bescheid!
Dallanma komutları geldiğinde işlemcinin nereye gideceğini bilmesi gerekir.Lasst es uns durch sichere Boten wissen, wann ihr es machen wollt.
Sita’nın masum olduğunu bilmesine rağmen arınmasını ister.Er erkennt, dass Sita unschuldig ist, möchte aber, dass sie sich durch einen Schwur reinigt.
Öldüğümü kimse bilmesin.Wisst ihr denn nicht, dass ich sterbe?
Ama önce ne olup olacağını bilmesi gerekir.").Il saura bien assez tôt ce qui l'attend. ».
Önceden ima etme, karakterlerin geleceği önceden bilmesi ile de gerçekleşebilir.C'est par nos expériences passées que nous pouvons anticiper l'avenir.
Kast, ceza hukukunda failin gerçekleştirdiği hareketi ve bunun sonuçlarını bilmesi ve istemesidir.Il s'est comporté de la même façon et connaît le même châtiment.
Islâm halklarının dillerini bilmesi onda Doğu edebiyatlarına karşı bir ilgi uyandırdı.Il y enseignera les langues orientales, ses traductions lui apporteront une réputation certaine.
Tom'un detayları bilmesi gerekmez.Tom no necesita saber los detalles.
Tom'un bilmesini istemiyorum. Bu, ikimizin sırrı olmalı.No quiero que lo sepa Tom, esto tiene que ser nuestro secreto.
Ama önce ne olup olacağını bilmesi gerekir.").Pero primero debe saber").
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.La Iniciatica sabe de la existencia de vampiros.
Her nesne, nesne yöneticisinin bilmesi gereken bir yapıya veya nesne türüne sahiptir.Cada objeto tiene una estructura o tipo de objeto que el gestor de objetos debe conocer.
Çünkü onun bilmesi gerekir!¡El mundo necesita saberlo!
Latince'yi çok iyi bilmesi O'na, tıp üzerine yapılmış Arapça çalışmaları Latince'ye çevirmesine imkân sağladı.Gracias a ello dominaba el latín, lo que le permitió traducir trabajos médicos del árabe.
Balerinlerin isimleri ile bilmesi gereken fazlaca hareket vardır.Muchas biografías confunden los nombres de sus padres.
Tom'un onu bilmesini istiyorum.Voglio che Tom lo sappia.
Tom'un Mary'nin nerede olduğunu bilmesi gerekiyor.Tom ha bisogno di sapere dov'è Mary.
Sadece Tom'un onu özleyeceğimizi bilmesini istiyorum.Voglio solo che Tom sappia che ci mancherà.
Herkesin bilmesi gerekiyor mu?Tutti devono saperlo?
Çünkü onun bilmesi gerekir!Il mondo deve sapere!
Önceden ima etme, karakterlerin geleceği önceden bilmesi ile de gerçekleşebilir.Talvolta riesce addirittura a capire in anticipo comportamenti degli altri.
Ne bilmesi gerektiğini Tom'a söyledin mi?Ты сказал Тому, что ему было нужно узнать?
İnsanların vampirlerin varlığını bilmesi gizlenmelidir.По закону, люди не должны знать о существовании вампиров.
Hakimin bunu bilmesi beklenemez.И жюри её не знает.
Eserlerinin çoğu kayıt altına alınamadığı için nota bilmesine rağmen unutulmuştur.Большую часть времени мы даже не знаем, сможет ли мы снимать.
Öldürmekten ve bunu herkesin bilmesinden özel bir zevk alır.Descobre qualquer coisa estranha na mata e avisa a todos.
Divan şairinin başarılı olabilmesi için dilin inceliklerini bilmesi gerekirdi.Era necessário aprender o idioma do gentio para poder catequizá-los.
Hakimin bunu bilmesi beklenemez.De jury was daarvan niet op de hoogte.
O ailesinin onun hapiste olduğunu bilmesini istemediğini vurgular.Zij vermoedt dat hij naar zijn vader wil zonder te weten dat hij in de gevangenis zit.
Çünkü onun bilmesi gerekir!Duidelijk is: hij weet!
(Birlikte bu konu üzerinde çalışmış olmaları ve Akademi Komisyonunun bilmesine rağmen.)(Er is ooit gezegd dat, hoewel kennis wordt verkregen door leren...
Sağ elinin, soldakinin ne yaptığını bilmesine izin verme.Laat de rechterhand niet weten wat de linker doet.
Annesi gerçeği bilmesine rağmen müdahale etmez.Mąż wiedząc o tym, nie chce ujawnić jej prawdy.
Öldüğümü kimse bilmesin.Nie wiedzą, kto zginął.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod