Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.Ihr müsst wissen, dass Tageslichtmangel zu Problemen im Energiehaushalt, oder mit der Libido führen kann.
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.사람은 일조량이 모자라면 활기도 없어지고 성욕에도 문제가 생길 수 있죠.
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.Musicie wiedzieć, że brak światła dziennego może prowadzić do problemów z energią, lub libido.
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.Se sabe que la carencia de luz natural puede provocar problemas de energía o libido.
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.Trebuie să ştiţi că lipsa luminii naturale poate provoca probleme de energie, sau probleme cu libidoul.
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.Vous devez savoir que le manque de lumière du jour peut provoquer des problèmes d'énergie, ou de libido.
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.Вы наверняка знаете, что недостаток дневного света вызывает у нас проблемы с тонусом, и даже с либидо.
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.אתם צריכים להבין שחוסר באור יום יכול לגרום בעיות של אנרגיה ובעיות של יצר מיניות.
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.يجب أن تعلم أن قلة ضوء النهار قد يُحدث بعض المشاكل في الطاقه، أو الرغبه الجنسيه
Gün ışıklığı eksikliğini bilmeniz gerekiyor bu bir enerji sorununa bir cinsel dürtü problemine sebep olabilir.人間のエネルギーやリビドーに 問題が起きるかもしれません そうなったら 大変です
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Das wirklich Schöne daran ist, dass der Nachbar manchmal den Anrufer am anderen Ende der Leitung hören kann.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Điều hay ở chỗ là khi một ai đó ngồi cạnh bạn, đôi khi họ có thể nghe một chút ít tiếng của người gọi
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Het mooie ervan is, je weet hoe als iemand vlak naast je zit, men soms de beller een beetje kan horen.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.이 서비스의 정말이지 멋진 점은 바로 바로 옆에 앉아있는 사람이 있다면 아주 조금이나마 통화내용을 들을 수 있다는 것까지 감안했다는거에요
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Ma la cosa più bella è, sapete quando qualcuno vi siede accanto, a volte può sentire un po' della chiamata.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.Нали знаете как понякога хората до вас могат да чуят гласа на този, който ви се е обадил.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.הדבר הבאמת יפה הוא, אתם יודעים איך, שכשמישהו יושב ליידך, לפעמים הם יכולים, סוג של, לשמוע טיפה את המתקשר.
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.الشيء الجميل في الموضوع, تعلمون عندما يجلس شخص بجواركم, بعض الاحيان الى حد ما يسمعون قليلا من صوت المتصل
Güzel olan şey şu ki, yanınızda oturan kişinin sizi arayanın sesini iyi kötü duyacağını bilmenizdir.あなたの隣に座った人には 電話の相手などが聞こえることはご存知でしょう なので電話の内容を
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.특별한 점도 없죠.
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.Man muss nichts von mir wissen.
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.O čem by stálo za to vědět.
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.لمعرفة أي شيء عني.
Hakkımda bilmeniz gereken önemli bir şey yok.でもそうなりたい
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Algo que deben saber sobre mí es que odio perder.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.En ting du skal vide om mig er at jeg hader at tabe.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Il y a une chose que vous devez savoir sur moi : je n'aime pas perdre.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.여러분이 저에 대해 아셔야할 것은 제가 지는 걸 정말 싫어한다는 것입니다.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Một điều bạn phải biết về tôi là tôi ghét khi bị thua cuộc.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Nie lubię przegrywać.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Satu hal yang kalian harus tahu mengenai saya adalah saya benci kalah.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Sie müssen wissen, ich hasse es, zu verlieren.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Trebuie să ştiţi că urăsc să pierd.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Tudniuk kell rólam, hogy utálok veszíteni.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Uma coisa que têm de saber sobre mim é que eu odeio perder.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Una cosa cosa che dovete sapere su di me è che odio perdere.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Wat jullie van mij moeten weten, is dat ik verliezen haat.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Ένα πράγμα που πρέπει να ξέρετε για μένα είναι πως δεν μ'αρέσει να χάνω.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Вы должны знать кое-что обо мне - я ненавижу проигрывать.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.Едно нещо, което трябва да знаете за мен е, аз мразя да губя.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.דבר אחד שאתם צריכים לדעת עליי הוא שאני שונא להפסיד.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.هناك أمر يجب أن تعرفوه عني وهو أني أكره أن أخسر.
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.この性格のせいで長い間苦しんでいます
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu: Kaybetmekten nefret ederim.識得我嘅人都知我唔鍾意輸
Hakkımda bilmeniz gereken şey şu:Про мене варто знати одну річ.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum."Amo-te, quero que saibas que quero casar contigo.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.Azt mondta neki, hogy "Édesem, szeretlek, és akarom, hogy tudd, hogy hozzád akarok menni feleségül.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.Decía "Cariño, te amo, sólo quiero que sepas que me quiero casar contigo.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.E gli disse "Tesoro, ti amo, volevo che lo sapessi.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.Elle a dit, " Chéri, je t'aime, je veux juste que tu saches que je veux t"épouser.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.Sagte: "Schatz, ich liebe dich. Ich möchte, dass du weißt, dass ich dich heiraten möchte.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum."Schat, ik hou van je, ik wil dat je weet dat ik met je wil trouwen.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.Spunând, "Dragule, te iubesc, voiam doar să ştii că vreau să ne căsătorim.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum."Γλυκέ μου, σ' αγαπώ, απλά θέλω να ξέρεις ότι θέλω να σε παντρευτώ.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.Казала, "Скъпи, обичам те, искам да знаеш, че искам да се оженя за теб.
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.Це була дурість з мого боку".
"Hayatım, seni seviyorum, ve seninle evlenmek istediğimi bilmeni istiyorum.Я просто хочу, чтобы ты знал, я хочу выйти за тебя замуж.
Hepsinin renginin değiştiğinizi bilmenize rağmen farketmeniz zor.Anche quando sapete che tutti cambieranno colore, è molto difficile notarlo.
Hepsinin renginin değiştiğinizi bilmenize rağmen farketmeniz zor.Auch wenn Sie wissen, dass alle die Farben wechseln werden, bemerkt man es nur mit Mühe.
Hepsinin renginin değiştiğinizi bilmenize rağmen farketmeniz zor.Bahkan ketika anda tahu bahwa mereka semua akan berganti warna, sangat sulit untuk mengetahuinya.