Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmem ile cümle

bilmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bana ve size ne olacağını da bilmem.I do not know what will be done to me or to you.
Doğulu konuşmacıların yarısı İspanyolca bilmemektedir.[1]Half of Eastern speakers know no Spanish.[4]
Fabienne, Luc'un geri gelmesini istiyordur ama ne yapacağını bilmemektedir.Fabienne wants Luc back, but doesn't know what to do.
15 yaş üstü nüfusun yüzde onundan azı okuma yazma bilmemektedir. [1]Less than ten percent of the population over the age of 15 is illiterate.[1]
Bunu bilmemen çok kötü.Es ist schon schade, dass du es nicht weißt.
Benim bilmemi istemediğin şeyi bilmiyorum. Yani neyi bilmek istediğimi bilmiyorum.Ich weiß nicht, was du nicht willst, dass ich weiß; also weiß ich nicht, was ich wissen will.
Seni bilmem ama ben bir kola içerim.Ich weiß nicht, was du magst; ich nehme jedenfalls ein Cola.
Bilmemiz gerekiyor.Wir müssen es wissen.
Aslında çok iyi fikir, ama bilmem ki.Eigentlich eine sehr gute Idee, aber ich weiß es nicht.
Ben de bilmem.Ich weiß es auch nicht.
Gerçekler acıdır, ama gerçekleri bilmemek, insanı öldürür.Die Wahrheit ist schmerzlich, aber die Unwissenheit bringt einen um.
Yine mantık ilmini öğrenmek mübahtır, çünkü bir ilmi bilmek bilmemekten hayırlıdır.Ein Handeln wider besseres Wissen (akrasía) ist unmöglich.
Kimse bu sembolün ne anlama geldiğini bilmemektedir .Niemandem ist bekannt, was dieser Name zu bedeuten hat.
Uga, Zaldabar'ın bir ikiz kardeşi olduğunu bilmemektedir.Arwin sagt sogar, dass er keinen Zwillingsbruder hat.
"Bana neden cimri diyor bilmem".Warum soll man «gehörlos» sagen?
Ama Clara bilmemektedir.Brown kennt allerdings keine Clara.
Onun dışında kimse Edward'ın yaşadığını bilmemektedir.Außer Lene weiß niemand, dass Nelly überlebt hat.
Onu bunu bilmem!Ich begreife es nicht!
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.Etwa 40 Prozent der Bevölkerung können weder lesen noch schreiben.
Bunun nedenini kimse bilmemektedir.Und niemand weiß warum.
Bu fenomen hakkında halen bilim insanları pek fazla şey bilmemektedir.Es gibt bis heute nur sehr wenig wissenschaftliche Untersuchungen dieses Phänomens.
Buna sebep olanın, eylemlerimizin ve etkinliklerimizin nedenlerini bilmememiz olduğunu söyler.Das Problem ist, dass wir nicht einmal mehr wissen, warum wir uns töten.
Mime bu soruya cevabı bilmemektedir.Freifrage: Die Frage muss nicht beantwortet werden.
Şair, hiç okuma ve yazma bilmemektedir.Terremoto lernte niemals lesen und schreiben.
1- İman Allahı bilmek, küfür ise onu bilmemektir, buna göre iman, ilim ve marifetten ibârettir.Sei gegrüßt, den Gläubigen weisest du den Weg zur Weisheit; Sei gegrüßt, alle Wesen erfüllst du mit Seligkeit.
Buna rağmen diğer oyunlardan ana farkı Crysis'i oynayan vasat oyuncuların oyun öncesi konuyu bilmemesidir.Somit wird das Hauptspiel Crysis nicht zum Spielen benötigt.
Siz bilmemezsiniz." dermiş.Du würdest es nicht aushalten, und Du weißt das."
Laurence onun ailesi hakkında hiçbir şey bilmemektedir.Boris bleibt jedoch für die Familie undurchschaubar.
Ama ne kendisi ne de ailesi bunun için eğitime nasıl başlayacağını bilmemekteydi.Zunächst erfahren weder seine Eltern noch die Schulleitung davon.
Hıçkıdık ondan hoşlanmaktadır ama o bunu bilmemektedir.Ganz besonders gefalle ihm aber You Don’t Have to Know the Language.
Ancak Sun bu aletlerin ne olduğunu bilmemektedir.Wir können wissen, wie es ist, diese Sachen zu besitzen.
Ancak onun kızkardeşi olduğunu bilmemektedir...Sie sagt ihm nicht, dass er ihr Bruder ist.
Kız olduğunu çoğu kişi bilmemektedir.Wer die Frau ist, weiß man nicht.
Oraya nasıl geldiğini ve Clara'nın kim olduğunu bilmemektedir.Der Leser erfährt aber nicht, wie Clara zu Tode gekommen ist.
Bilmemiz gereken başka ne var?Qu'y a-t-il de plus à savoir ?
Yine mantık ilmini öğrenmek mübahtır, çünkü bir ilmi bilmek bilmemekten hayırlıdır.Les gens d’excellence ont été vertueux grâce à leur bonne opinion, non grâce à une connaissance.
Siz bilmemezsiniz." dermiş.Vous n’y connaissez rien ! ».
Üç yıldır bunu hiç bilmemiştim.Il y avait trois ans qu'on n'en avait vu.
Ama Clara bilmemektedir.Mais Paul ne connaît pas Claire.
Ancak bunu kendisi bile bilmemektedir.Il ne le sait pas lui-même.
Bunun nedenini kimse bilmemektedir.Personne ne sait pourquoi.
Beni Tanrı'yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim."Je pense que Dieu nous montrera pourquoi il a permis que nous nous trompions.»
Öte yandan kaç sivilin öldüğünü halen kimse bilmemektedir.Personne ne sait combien sont morts.
Hıçkıdık ondan hoşlanmaktadır ama o bunu bilmemektedir.Il est attiré par lui, mais il ne sait s'il comprendrait.
Mime bu soruya cevabı bilmemektedir.Mime ne connaît pas la réponse à la dernière question.
Kızın nerede olduğunu kimse bilmemektedir.Elle ne sait pas où est sa fille.
Planlama merkezleri aslında ekonomide hiçbir zaman ne olup bittiğini bilmemişlerdi.La plupart du public n’avait alors pas idée de ce qui venait de se passer dans le stade.
Tabii ki, kimse ona ne olduğunu bilmemektedir.Personne ne sait ce qu’il est advenu d’elle.
Ülke nüfusunun neredeyse yarısına yakın kısmı okuma ve yazma bilmemektedir.40 % de la population sait lire et écrire.
Ayrıca, son kuşak gençlerin çoğu abazaca konuşmayı bilmemektedir.De plus, beaucoup de jeunes réunionnais ne savent pas ce que c'est qu'une sal'vèrt'.
Ancak onun kızkardeşi olduğunu bilmemektedir...Ils découvrent qu'elle n'est autre que sa fille...
Ignorantia juris neminem excusat Hukuk bilmemek özür olamaz.Ignorantia juris non excusat « L'ignorance de la loi n'est pas une excuse. » Adage juridique.
Arapların %40’ı (65 milyon kişi) okuma-yazma bilmemekte, kadınlar bu sayının üçte ikisini oluşturmaktadır.Connus ou non, les trois quarts des auteurs sont des hommes ».
Neyi bilmem gerektiğini Tom bana söyledi.Tom me dijo lo que necesitaba saber.
Biraz Fransızca bilmeme rağmen, sanırım İngilizce konuşmalıyız.A pesar de que hablo algo de francés, creo que deberíamos hablar en inglés.
Senin iyi olduğunu bilmem lâzım.Necesito saber que estás bien.
Kimin geleceğini bilmem lâzım.Necesito saber quién va a venir.
Onun adını bilmem gerekiyor.Necesito saber su nombre.
Bir şey bilmem gerekiyor.Necesito saber algo.
Geçmişi bilmem ama, şimdi faksımız ve elektronik postalarımız var.No sé en el pasado, pero ahora tenemos fax y correos electrónicos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilmem ile cümle - Sayfa 9 - bilmem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App