log tuşuna bastığınızda, bilmemneyi bulacaksınız.وتضغطون على زر لو، وتحصلون على قيمة ما
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.저는 재정절벽에 대해서는 잘 모르지만, 지금 우리가 교육절벽 위를 걷고 있다는 사실은 압니다.
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.Nu ştiu care e pragul fiscal, dar pe cel educaţional l-am atins chiar în secunda asta.
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.אני לא יודע על הצוק הפיסקלי, אבל אני יודע שיש צוק חינוכי שאנחנו עומדים בפניו ממש ברגע זה,
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.لا أعرف عن الأزمة الماليّة، لكني أعلم أنّ هناك أزمة تعليميّة نحاول اجتيازها في الوقت الحالي،
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.我唔知有無財政危機 不過我知道有教育危機 而且哩一刻我哋正面對緊教育危機
Mali uçurumu bilmem ama biliyorum ki; göz göre göre üzerine yürümekte olduğumuz bir eğitim uçurumu var.教育の崖っぷちを歩いているんです もし「そんな余裕はない」なんて戯言を
[M]: Kim olduğunu bilmemek çok tabii bir şey.Oké...ha nem tudod ki vagy.
Mmm, bilmem.Ähm, ich weiß nicht.
Mmm, bilmem.Euh, ik weet het niet.
Mmm, bilmem.Hm, Nie wiem.
Mmm, bilmem.Um, j'en sais rien.
Mmm, bilmem.Um, non lo so.
Mmm, bilmem.Я не знаю.
Mmm, bilmem.連絡できる電話番号ご存知ですか?
Müdür Vekili Park bilmemeli.Park tanár úrnak nem szabad megtudnia.
Müdür Vekili Park bilmemeli.Αυτό δεν πρέπει να το μάθει ο Παρκ ΧΕ Γιανγκ.
Müdür Vekili Park bilmemeli.يجب الا يعرف الدبلوماسي بارك بالامر
Ne anlama geldiğini de bilmem.Azt sem tudom, mi az.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Een verhaallijn zegt me niets.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Ich weiß nicht, was das bedeuten soll, Handlung.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Je ne sais pas ce qu'une intrigue veut dire.
Ne anlama geldiğini de bilmem.저는 계획이란것이 의미하는것을 모릅니다.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Nie wiem, czym jest fabuła.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Non so cosa siano le trame.
Ne anlama geldiğini de bilmem.No sé lo que quieren decir las tramas.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Nu știu ce înseamnă o intrigă.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Tôi không biết cốt truyện nghĩa là gì.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Не знам какво означава сюжет.
Ne anlama geldiğini de bilmem.Я не понимаю, что это такое — сюжет.
Ne anlama geldiğini de bilmem.אני לא יודעת מה המשמעות של עלילה.
Ne anlama geldiğini de bilmem.في الواقع لا أعرف ما معنى المؤامرات.
Ne anlama geldiğini de bilmem.始まり 中間 終わりという流れに
Neden bahsediyorsun orada? Bilmem, o kısmını John yazmıştı. [şarkı söyler]Ale kdo zachrání všechny kočičky a dostane je odtamtud?
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.Af en eller anden årsag bliver jeg ved at huske, at Lady Jane Grey var dronning af England, da hun kun var 15.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.Din diverse motive îmi tot amintesc că Lady Jane Grey a fost regina Angliei când avea doar 15 ani.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.무슨 이유인지 저는 Lady Jane Grey가 그녀가 단 15살일 때 영국의 여왕이었단 것을 기억하고 있습니다.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.Per qualche ragione mi viene alla mente che Lady Jane Grey era regina d'Inghilterra all'età di appena 15 anni.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.Por alguna razón sigo recordando que Lady Jane Grey fue reina de Inglaterra con sólo 15 años.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.Z jakiegoś powodu ciągle pamiętam, że Jane Gray była królową Anglii, gdy miała tylko 15 lat.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.Z nejakého dôvodu si vždy spomeniem na to, že Lady Jane Grey bola kráľovnou Anglicka, keď mala len 15.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.Για κάποιο λόγο θυμάμαι συνέχεια ότι η Λαίδη Τζέιν Γκρέι ήταν βασίλισσα της Αγγλίας όταν ήταν μόλις 15 χρονών.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.Почему-то я припоминаю, что Джейн Грей стала королевой Англии, когда ей было всего 15.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.משום-מה אני תמיד נזכר שליידי ג'יין גריי היתה מלכת אנגליה כשהיתה בת 15 בלבד.
Neden bilmem, Leydi Jane Grey'in 15 yaşındayken İngiltere kraliçesi olduğu aklıma geliyor.レディ・ジェーン・グレイが ほんの15歳でイングランド女王になったことです もっとも その後斬首されたので
Neden? Sence bir erkeğin kızının nerede yaşadığını bilmemesi mantıklı mı?Are sens ca un baiat sa nu stie unde ii locuieste prietena?
Ne düşünüyorsun? Bilmem.Em que estás a pensar?
Nelson, kes şunu. Bilmemiz gerek.Нельсон, перестань.
Ne oldu peki? Bilmem. Deneme çekimi yaptýlar.Δεν μπορέσαμε να αγγίξουμε ο ένας τον άλλον, ή να κοιταχτούμε μέσα στα μάτια.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.Nem tudod, hová megy, de bárhová megy is, azt a helyet beragyogja.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.On ne sait pas où elle va, mais partout où elle va, elle illumine les lieux.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.Παρά το γεγονός ότι κανείς δεν ξέρει που θα πάει, όπου κι αν πάει, θα κάνει εκείνο το μέρος φωτεινότερο.
Nereye koşacağını bilmemesine rağmen, nereye giderse gitsin ışık saçıyor.رغم اننا لا نعرف الى اين تذهب, لكن اينما تحل تختفي الغيوم
Ne yapacak ţimdi? Çalýţacak mý? Bilmem, çalýţýr herhalde.Къде каза, че учи той?
Neyi bilmemiz gerekmediğini fark etmişsinizdir, tarihe burada yer yok.Bạn có thể đang chú ý đến thứ mà ta không cần biết: không có gì liên quan đến lịch sử ở đây.
Neyi bilmemiz gerekmediğini fark etmişsinizdir, tarihe burada yer yok.Habrán notado lo que no necesitamos saber, no hay historia aquí.
Neyi bilmemiz gerekmediğini fark etmişsinizdir, tarihe burada yer yok.In queste previsioni noterete l'assenza di tanti parametri nessuna considerazione storica per esempio.
Neyi bilmemiz gerekmediğini fark etmişsinizdir, tarihe burada yer yok.Je zou kunnen opmerken wat we niet hoeven te weten wat hun voorgeschiedenis is.
Neyi bilmemiz gerekmediğini fark etmişsinizdir, tarihe burada yer yok.알 필요가 없는 것이 무엇인지 알아채셨습니까, 이전의 역사가 빠져 있죠.
Neyi bilmemiz gerekmediğini fark etmişsinizdir, tarihe burada yer yok.Můžete si všimnout, že co nepotřebujeme vědět, historie je tady zbytečná.