Kimse bilmemeli.- Nessuno sa, né dovrā saperlo.
Kimse bilmemeli.Niemand weiß das.
Kimse bilmemeli.- Nihče nič ne ve.
Kimse bilmemeli.Ninguém pode saber.
Kimse bilmemeli.Şi aşa rămâne.
Kimse bilmemeli.Κανείς δεν το ξέρει, ούτε πρέπει να το μάθει.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.Nadie sabe y asi se van a quedar las cosas.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.Niemand weet dit, en zo blijft het.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.Ninguém tem conhecimento e é assim que vai ficar.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.Personne ne sait et ne doit savoir.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.- Tak ada yang tahu.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.- Никой не знае и не бива да знае.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.- Никой не знае и не бива да знае.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.,אז שלפתם אותי מהעבודה שלי ?כי גנבתם את תוכניות המקדח שלי
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.אף אחד לא יודע. אף אחד לא יכול לדעת.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.لا أحد يعرف. لا يمكن لأحد معرفة.
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.لا أحد يعلم هذه الطريقة للإبقاء
Kimse bilmiyor. Kimse bilmemeli.どのように我々が会った。
Kimsenin bilmemesi beni bitiriyor neden 5000 yıl önce inşa edildi?5000年昔に建てられた理由ってなんだ どうしてストーンヘンジは建てられたんだ
Kimsenin bilmemesi beni bitiriyor neden 5000 yıl önce inşa edildi?Jak to możliwe, że nikt nie wie czemu zostało zbudowane 5000 lat temu
Kimsenin bilmemesi beni bitiriyor neden 5000 yıl önce inşa edildi?Ubíjí mě, že nikdo neví, proč byl před 5 000 lety postaven.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Ed io non parlo coreano, ma sto sentendo queste voci, ma non sentivo suoni di rabbia, ma di terrore.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Et je ne parle pas coréen, mais j'entends ces voix, et je n'entends pas la colère, j'entends la terreur.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Iar eu nu vorbesc coreeană, dar aud acele voci, care nu par nervoase, ci îngrozite.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Ik spreek geen Koreaans, maar deze stemmen klinken niet boos, maar angstig.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.저는 한국어를 할 줄 몰랐지만 그건 화가난게 아닌 공포로 가득한 목소리였습니다.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Nie znam koreańskiego, ale słyszę głosy, i nie słyszę gniewu, tylko przerażenie.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Tôi không hiểu tiếng Hàn, nhưng trong giọng họ tôi không nghe thấy giận dữ mà nghe thấy khiếp sợ.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Und ich spreche kein Koreanisch, aber als ich diese Stimmen hörte, hörte ich keinen Zorn, sondern Schrecken.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Δεν μιλάω Κορεάτικα, αλλά ακούω τις φωνές, και δεν ακούω θυμό, ακούω τρόμο.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Не говоря корейски, но чувайки тези гласове, усетих ужас, а не гняв.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.Я не говорю по-корейски, но я слышу эти голоса, я не слышу в них гнева, я слышу в них ужас.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.אני לא מדבר קוריאנית, אבל אני שומע את הקולות, ואני לא שומע כעס, אני שומע אימה.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.و أنا لا أتحدث الكورية و لكني أسمع هذه الأصوات، و هي ليست أصوات غضب، و إنما خوف.
Korece bilmem ama duyduğum öfkenin değil dehşetin sesleriydi.怒りというより恐怖の声でした 窓を開けて外を見渡すと
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Acesta este unul din modurile în care ştim că regina nu dirijează comportamentul coloniei.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Das ist ein Umstand, weswegen wir wissen, dass die Königin nicht das Verhalten der Kolonie steuert.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Dat is één van de manieren waarop we weten dat de koningin het gedrag van de kolonie niet stuurt.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Donc c'est comme ça que nous savons que la reine ne supervise pas le comportement de la colonie.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Entonces, esta es una forma de saber que la reina no está dirigiendo el comportamiento de la colonia.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.즉 여왕개미는 거주지에서 벌어지는 행동에 어떠한 지시도 내리지 않습니다.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Królowa nie kieruje organizacją kolonii.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Questo dimostra come la regina non diriga il lavoro della colonia.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Så det er en måde som vi ved dronningen ikke bruger til at dirigere koloniens adfærd med.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.И это лишь одно объяснение, почему королева не управляет поведением колонии.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.Това е един начин да разберем, че царицата не насочва поведението на колонията.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.אז זוהי דרך אחת לפיה אנו יודעים שמלכה לא מנהלת את ההתנהגות של המושבה.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.إذن هذا هو طريق واحد ونحن نعلم أن الملكة لا توجه سلوك المستعمرة.
Kraliçenin, koloninin davranışını yönetmediğini bilmemizin bir yolu budur.仕事分配の研究を始めたとき
Kuralların isimlerini bilmemEu não o nome das coisas.
Kuralların isimlerini bilmemJe ne connais pas les noms de ces choses!
Kuralların isimlerini bilmem이 법칙의 이름을 모릅니다.
Kuralların isimlerini bilmemNevím, jak se věcem říká.
Kuralların isimlerini bilmemNie wiem jak to się nazywa.
Kuralların isimlerini bilmemNon li so i nomi delle cose.
Kuralların isimlerini bilmemNo sé los nombres de las cosas.
Kuralların isimlerini bilmemНе знам толкова названията на нещата.
Kuralların isimlerini bilmemلا أعرف مسميات الأشياء
log tuşuna basabilirsiniz. Ve cevap bilmem ne olacak.Dostaniecie jakiś wynik.
log tuşuna bastığınızda, bilmemneyi bulacaksınız.로그 버튼을 누르면 , 어떤 값을 얻습니다.