"Dean, bilmelisin ki bu çocukların iki düzinesinden çoğu bilateral olarak döndüler.""Dean, você precisa de saber "que regressaram mais de duas dúzias destes rapazes, sem os dois braços".
"Dean, bilmelisin ki bu çocukların iki düzinesinden çoğu bilateral olarak döndüler.""Musisz wiedzieć, że prawie 30 rannych straciło obie kończyny."
"Dean, bilmelisin ki bu çocukların iki düzinesinden çoğu bilateral olarak döndüler.""Дийн, трябва да знаеш, че повече от 24 от тези младежи са си дошли без крайници."
"Dean, bilmelisin ki bu çocukların iki düzinesinden çoğu bilateral olarak döndüler.""Дин, ещё вам нужно знать, что больше 20 ребят вернулись без обеих рук".
"Dean, bilmelisin ki bu çocukların iki düzinesinden çoğu bilateral olarak döndüler."" דין, אתה צריך לדעת יותר משני תריסרים מהילדים האלו חזרו בי-ליטרליים. "
"Dean, bilmelisin ki bu çocukların iki düzinesinden çoğu bilateral olarak döndüler."دين، لابد أن تعلم أن أكثر من 24 طفلاً ممن فقدوا أطرافهم قد عادوا فاقدين لكلا الذراعين أو الرجلين."
"Dean, bilmelisin ki bu çocukların iki düzinesinden çoğu bilateral olarak döndüler."二十人以上いるということを 知っておいてほしい」 想像できませんでした
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Ak chcete zmeniť situáciu, musíte vedieť, kde je v systéme moc.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Als je de situatie wilt veranderen, moet je weten dat de macht in het systeem zit.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Dacă vrei să schimbi situaţia, trebuie să ştii unde se află puterea în acel sistem.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Ha meg akarod változtatni a szituációt, tudnod kell, hol a hatalom a rendszerben.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Hvis man vil ændre situationen, må man vide, hvor magten er i systemet.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Jeśli chcemy zmienić sytuację musimy znaleźć centrum władzy systemu.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Jestli chcete změnit tu situaci, musíte vědět, kde leží moc v daném systému.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Jos haluaa muuttaa tilannetta, pitää tietää missä valta on -- järjestelmässä.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.만약 상황을 바꾸고 싶다면 바로 체계의 힘을 알아야 하죠.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Se queremos alterar a situação, temos de saber onde está o poder.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Se vuoi cambiare la situazione, devi sapere dov'è il potere nel sistema.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Si quieres cambiar la situación, tienes que saber que donde está el poder es en el sistema.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Si vous voulez changer la situation, il vous faut savoir où réside le pouvoir dans le système.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Wenn man die Situation verändern will, muss man wissen, wo die Macht innerhalb des Systems liegt.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Αν θέλετε να αλλάξετε την κατάσταση, πρέπει να γνωρίζετε πού βρίσκεται η εξουσία στο σύστημα.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Ако искате да промените ситуацията, трябва да знаете къде е силата в системата.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Если хотите изменить положение, нужно знать, где в системе сила.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.Якщо хочете змінити ситуацію, ви мусите знати, де влада - у системі.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.אם ברצונך לשנות את המצב, עליך לדעת היכן במערכת נמצא הכוח.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.وإذا أردت تغيير الظرف، عليك أن تعرف أين تكمن السلطة ضمن النظام.
Durumu değiştirmek istiyorsanız, gücün sistemde nerede olduğunu bilmelisiniz.システム上の権力は何処にあるかを知るべきです ルシファー効果は人間の人格変貌と
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Ale ve skutečnosti, máme pár od každého chromozomu. Tomu se budeme věnovat detailněji později.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Assim, cada lugar onde você teria esperado uma timina, você teria esperado um T, você vai ver agora um U.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Diskussion über DNA und Basenpaaren teilnehmt, wird das erwartet.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.En wat er gebeurt is het kopieert-- en ik zeg niet zichzelf.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Et ce qui se passe c'est qu'il est transcrit -- et je dirai pas de lui-même.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.--y no diré que ella sola.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.Аденинът и тиминт се свързват помежду си.
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.כדי שתוכלו להביו דיונים על DNA,
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.الDNA و الازواج القاعديه
Eğer DNA ve baz çiftleri hakkında bir tartışmaya girecek olursanız bu moleküllerin isimlerini bilmelisiniz.アデニン、チミン、グアニン、シトシンです。
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.Hvis punktet ikke ligger på linjen, er det ikke en løsning.
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.Jeżeli punkt w jakiś sposób nie leży na linii wiesz, że nie jest rozwiązaniem
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.만약 이 좌표가 직선 위에 있지 않다면
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.Men om punkten inte hamnar på linjen, vet du att det inte är en lösning.
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.Nếu điểm đó rút cuộc không nằm trên đường thẳng,
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.Pokud by ale zadaný bod neležel na přímce, potom bychom věděli, že není řešením.
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.Se o ponto, de alguma forma, não está na linha, então saberíamos que não é uma solução.
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.Якщо точка опиняється не на прямій, то це не розв'язок.
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.واذا كانت النقطة لا تقع على الخط
Eğer doğru noktadan geçmeyip bir yerde sonlanıyorsa şunu bilmelisin ki bu bir çözüm değildir.それは解ではない、ということが言えます
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.2つだけです 私はカナダ人で、7人兄弟の末っ子です
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Aber Sie müssen zuerst zwei Dinge über mich wissen. Bloß zwei Dinge.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Ale najskôr, potrebujete o mne vedieť dve veci. Len dve veci.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.De előtte 2 dolgot kell tudnotok rólam Csak kettőt
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Însă întâi trebuie să aflaţi două lucruri despre mine. Doar două lucruri.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Jednak najpierw musicie wiedzieć o mnie dwie rzeczy. Tylko dwie rzeczy.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey. Kanada'lıyım, ve yedi kardeşin en küçüğüyüm.Adiante, tive uma grande revelação à volta desta situação, e Chris convidou-me para vos falar sobre ela.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.하지만 먼저 저에 관해 두가지를 알아두셔야 돼요. 단지 두가지
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Maar eerst moet je twee dingen weten over mij. Twee dingen maar.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Mais, tout d'abord, vous devez savoir 2 choses à mon propos. Juste 2 choses.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Men först måste ni få veta två saker om mig. Bara två saker.
Fakat önce benimle ilgili iki şeyi bilmelisiniz. sadece iki şey.Men først skal I vide to ting om mig. Bare to ting.