Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmedi ile cümle

bilmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.기존 시장에서는 아무도 모르는 것은 내가 알고 있으며
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.Na rynku istniejącym, wiem prawdopodobnie więcej niż inni.
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.На існуючому ринку, я, швидше за все,знаю таке, що ніхто не знає.
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.في سوق قائمة، سأعرف على الأغلب شيء لا يعرفه أحد.
Mevcut bir pazarda, kimsenin bilmediği bir şeyi bilebilirim.自社商品を顧客がどう評価するか知っています
Monetarism, bilmediğiniz, ama iyi olur, ayrıca Euro inşaat temeli budur.Μονεταρισμός, που ίσως δεν γνωρίζετε, αλλά θα έπρεπε να σας, είναι επίσης η βάση της κατασκευής του ευρώ.
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Ako môžeš toľko vecí nevedieť?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Bagaimana bisa begitu banyak yang kau tidak ketahui?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Com'è possibile che ci siano così tante cose che non sai?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Comment se fait-il qu'il y ait autant de chose que tu ne saches pas ?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Cum de nu stii atatea lucruri?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Hoe kan het zijn dat je zo veel dingen niet weet?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Hur kan det vara så många saker som du inte vet om?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Hvordan kan der være så mange ting du ikke ved?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Jak może być tak wiele rzeczy, których nie wiesz?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?어떡해하면 모르는게 그렇게 많을수가 있냐?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Sao cậu có quá nhiều thứ không biết vậy?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Wie kann es sein, dass es so viele Sachen gibt, die du nicht weißt?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Πως μπορεί να υπάρχουν τόσα πολλά πράγματα που δεν ξέρεις;
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Как може да има толкова много неща, които не знаеш?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?Как получилось, что ты не знаешь так много вещей?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?איך זה שאת לא יודעת כל-כך הרבה דברים?
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?كيف يوجد الكثير من الاشياء لا تعرفين عنها؟؟
Nasıl bilmediğin bu kadar çok şey olabilir?あんたは全部分かってるの?
Nasıldım? Ne söyleyeceğimi bilmediğim için çok gergindim.Πως ήμουν; Ήμουν τόσο αγχωμένη που δεν ήξερα τι έλεγα.
Nasıldım? Ne söyleyeceğimi bilmediğim için çok gergindim.كيف كنت؟ لقد كنت متوثرة
Nasıl kullanıldığını bilmediğiniz 2, 3 ya da 4 seçenek var: aux, tool-bars...Máte dvě, tři, čtyři
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.Cantor megmutatta, hogy nem. Nem csupán nem tudjuk, hogy hogyan kéne, de nem is lehet.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.Không phải vì chúng ta không biết cách, mà là không thể làm nổi.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.Não é que não saibamos como - não é possível fazê-lo.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.Non pas qu'on ne sache pas comment faire, il a démontré que ça n'est pas faisable.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.Non solo che non si sa come farlo, ma che proprio non può essere fatto.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.No que no supiésemos cómo hacerlo, sino que no se podía hacer.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.Nu pentru că nu ştim cum, pur și simplu nu se poate.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.Ми не тільки не знаємо як, а й узагалі не можемо цього зробити.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.Не потому, что мы не знаем как, а потому, что это невозможно.
Nasıl yapılacağını bilmediğimizden değil, bu mümkün olmadığından.ليس فقط أننا لا نعرف كيف يتم ذلك، بل لأنه ليس من الممكن القيام بإحصائها أصلاً.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.C'est parce que je ne sais pas comment vivre... C'est pourquoi je dis que je n'irai pas.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Det är för att jag inte vet hur man lever... Det är därför jag säger att jag inte går.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.E' perchè non so come vivere... è per questo, che dico che non voglio andare.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Este deoarece nu stiu cum sa imi traiesc viata... De asta spun ca nu vreau sa merg.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Het is omdat ik niet weet hoe ik moet leven... Dat is waarom ik zeg dat ik niet zal gaan
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Ist es weil ich nicht weiß wie ich zu leben habe... ist wieso ich nicht gehen werde
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Keďže nieviem, ako mám žiť... ...preto som povedal, že nepôjdem.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.어떻게 살아야 되는지 몰라서 안 가다는게요.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Vì con không biết sống như thế nào... nên con mới nói không đi thi.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Επειδή δε ξέρω πως να ζήσω... είναι η αιτία που δε θέλω να πάω.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Все потому, что я не знаю, как должен жить... Именно поэтому я не пойду.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.Не знам как да живея ... Затова и не искам да ходя в колеж.
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.בגלל שאני לא יודע איך לחיות... אני אומר שאני לא אלך לאוניברסיטה
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.... لأنني لا اعرف كيف اعيش لذلك قلت بأنني لا اريد الذهاب
Nasıl yaşanacağını bilmediğim için... gitmek istemediğimi söylüyorum.分からないから 行かないと言ったんだ ただ他の人が生きるように 押しやられて生きるのは嫌だから
Ne bilmediğimi bile bilmiyorum. <Özel Etüt Salonu>Ah~ Mình còn chẳng biết là mình không hiểu cái gì nữa! < Phòng tự học đặc biệt >
Ne bilmediğimi bile bilmiyorum. <Özel Etüt Salonu>Aku bahkan tidak tahu apa yang aku baca. <Ruang Belajar Khusus>
Ne bilmediğimi bile bilmiyorum. <Özel Etüt Salonu>Ani neviem, čo vlastne neviem. <i>[Špeciálna Učebňa]</i>
Ne bilmediğimi bile bilmiyorum. <Özel Etüt Salonu>Ich weiß nicht mal, was ich nicht weiß! < Spezieller Stillbeschäftigungsraum >
Ne bilmediğimi bile bilmiyorum. <Özel Etüt Salonu>Ik weet niet eens wat ik niet weet. < Speciale studie hal > één...twee...
Ne bilmediğimi bile bilmiyorum. <Özel Etüt Salonu>Jag vet inte vad jag inte vet. <Speciella studie rummet>
Ne bilmediğimi bile bilmiyorum. <Özel Etüt Salonu>Jeg ved ikke engang, hvad det er ,jeg ikke ved <Special lektie hal>
Ne bilmediğimi bile bilmiyorum. <Özel Etüt Salonu>Je ne sais même pas ce que je ne sais pas. < Salle d'étude spéciale >
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bilmedi ile cümle - Sayfa 47 - bilmedi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App