Elbette riskler, şüpheler vardı, çünkü keşfedilmemiş bir alanda, hiç bilmediğimiz bir işi yapıyorduk.아무도 개척하지 않은 분야였고 잘 아는 사업도 아니었으니까, 당연히 리스크도 있었고 불안한 마음도 있었습니다
Elbette riskler, şüpheler vardı, çünkü keşfedilmemiş bir alanda, hiç bilmediğimiz bir işi yapıyorduk.Zawsze istniało pewne ryzyko — bądź co bądź, był to wówczas całkowicie nieznany typ działalności.
En önemli şey... ...neresi olduğu değil, kimsenin bilmediği bir yer olması.Nem az a fontos, hogy hová, hanem hogy valahová, amiről senki sem tud.
En önemli şey... ...neresi olduğu değil, kimsenin bilmediği bir yer olması.Το σημαντικό κομμάτι δεν είναι το "που" αλλά μάλλον ότι είναι κάποιο μέρος που κανένας δεν γνωρίζει.
En önemli şey... ...neresi olduğu değil, kimsenin bilmediği bir yer olması.الامهم ليس اين لكن المكان لا يعرفه احد
Fakat bilmedikleri bir şey var.Ale nie wiedzą o jednym.
Fakat bilmedikleri bir şey var.Der er noget, som de ikke ved.
Fakat bilmedikleri bir şey var.Det är en sak de inte vet.
Fakat bilmedikleri bir şey var.He eivät tiedä erästä asiaa.
Fakat bilmedikleri bir şey var.In ogni caso, c'è una cosa che non sanno.
Fakat bilmedikleri bir şey var.No entanto, eles não sabem uma coisa.
Fakat bilmedikleri bir şey var.Sin embargo, hay algo que no saben.
Fakat bilmedikleri bir şey var.Όμως, δεν γνωρίζουν κάτι.
Fakat bilmedikleri bir şey var.Но они не знают одного.
Fakat bir yan var ki, asla bilmediğimMais il y avait une facette de toi dont je ne soupçonnais pas l'existence
Fakat bir yan var ki, asla bilmediğimPero hay un lado tuyo que yo nunca conocí, nunca conocí
Geçen sefer bu elimde yoktu, bilmediğim bir nedenden kaybetmiştim.저번 비디오에서 제가 잃어버렸던 주기율표입니다
Geçen sefer bu elimde yoktu, bilmediğim bir nedenden kaybetmiştim.Minule jsem ji neměl, nějak jsem ji ztratil.
Geçen sefer bu elimde yoktu, bilmediğim bir nedenden kaybetmiştim.Pozwólcie, że pokażę tablicę układu okresowego.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.Adevărata securitate nu este să ştii ceva ce nu ştii.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.An toàn thực sự là không biết về điều gì đó khi bạn không biết về nó.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.A valódi biztonság abban áll, hogy tudjuk, hogy nem tudunk valamit, amikor nem tudunk valamit.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.A verdadeira segurança é não saber algo quando não se sabe.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.Echte Sicherheit ist nicht etwas zu wissen wenn man es nicht kennt.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.Het is acuut bewustzijn van het feit dat we allemaal onderling verbonden zijn.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.Keamanan yang nyata adalah tidak mengetahui sesuatu ketika Anda tidak tahu.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.진정한 의미의 안전은 당신이 알지 못할 때 그 사실을 인정하는 것이며
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.La seguridad real es no saber algo cuando no lo sabes.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.La sicurezza reale è non sapere qualcosa, quando non lo sai.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.La vraie sécurité, ce n'est pas de savoir quelque chose quand vous ne savez rien.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.Prawdziwe bezpieczeństwo to przyznanie się, że się czegoś nie wie, gdy faktycznie się tego nie wie.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.Πραγματική ασφάλεια δεν είναι το να ξέρεις κάτι όταν δεν το ξέρεις.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.Истинската сигурност е да не знаеш нещо, когато не го знаеш.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.Реальная безопасность это незнание чего-либо без ведома этого.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.ביטחון אמיתי אין פירושו לדעת כשאינך יודע.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.الأمن الحقيقي ليس معرفة شئ عندما لا تعرفه.
Gerçek güvenlik birşeyi bilmediğinizde bilmediğinizi kabul etmektir.力というよりも関係を貪欲に求めることです
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --Ahí están los Googlettes -- un proyecto pequeño que no sabemos si funcionará.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --Anda tahu, Googlette adalah sebuah proyek kecil yang kami sendiri tak yakin apakah akan berhasil atau tidak.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --Các bạn biết đó, Googlettes -- một dự án nhỏ mà chúng tôi không chắc nó sẽ hiệu quả hay không.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --De Googlettes -- dus een klein project waarvan we niet helemaal zeker zijn hoe het zal uitdraaien.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --Googlettes ("Гуглеты") - это небольшие проекты с большой долей риска.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --구글렛은 잘될지 안될지 확신할 수 없은 작은 프로젝트입니다.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --Sapete, Googlettes e' un progetto piccolo che non sappiamo se funzionera' o no.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --Știți, Googlettes -- e un proiect micuț de care nu suntem foarte siguri dacă va merge sau nu.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --Wymyśliliśmy Googlettes -- małe projekty, które na początku są niepewne.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --Знаете ли, Googlettes... това е малък проект, за който не сме съвсем сигурни дали ще сработи или не.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --הגוגלטס הוא פרוייקט קטן שאנחנו לא ממש בטוחים אם הוא יעבוד או לא.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --تعرفون، قوقليتس -- مشروع صغير لسنا متأكدين بعد اذا كان سينجح أم لا.
Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler --成功を願って たくさんやることで
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.Ce n'est pas quelque chose qui arrive très loin à des gens que nous ne connaissons pas.
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.Das geschieht nicht irgendwo, irgend jemandem, den wir nicht kennen.
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.Dit is niet iets dat ver weg gebeurt met mensen die we niet kennen.
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.Esto no es algo que pasa lejos a otros que no conocemos.
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.다른 세상의 이야기가 아닙니다.
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.Není to něco, co se stane někde daleko, lidem, které neznáme.
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.Nu este ceva care se întâmplă departe de oamenii pe care nu îi cunoaştem
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.To nie jest coś, z czym sie ludzie barykaja daleko od nas o czy my nie wiemy.
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.Не е нещо, което се случва някъде далеч на хора, които не познаваме.
Gördükleriniz çok uzaklarda bilmediğimiz insanların başına gelen bir şey değil.Это не то, что случается где-то далеко с людьми, которых мы не знаем.