Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Ada banyak hal yang membuat kita tertawa, bukan?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?C'è così tanto, ridiamo, giusto?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Có rất nhiều thứ, chúng ta cười, phải không?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Da gibt es so viel. Wir können lachen. Stimmt's?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Er is zoveel. We lachen, niet?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Há tanta coisa.
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Hay muchas cosas, nos reímos ¿verdad?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Il y a tellement de choses dont nous rions, pas vrai ?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Jest tyle rzeczy, które nas bawią!
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Je taková spousta věcí, my se smějeme, že?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?여기에선 많은 일들이 일어나죠, 우리 많이 웃죠?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Sok mindenen nevetünk, igaz?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Sunt multe. Chiar râdem, nu?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Υπάρχουν τόσα ζητήματα, γελάμε, έτσι δεν είναι;
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Има толкова много, на което се смеем, нали?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Ми ж дуже багато сміємось, правда?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?Мы же очень много смеёмся, ведь правда?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?קורה כל-כך הרבה, אנו צוחקים, נכון?
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?هناك الكثير , نحن نضحك أليس كذلك ؟
Bilmedikleri o kadar çok şey var, biz güleriz, doğru mu?中東の人は笑わないと思われてます
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.Cái mà họ không biết là, con robot không hiểu một từ nào mà họ nói, và con robot không nói tiếng Anh.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.Co oni ale nevěděli, bylo, že robot jim nerozuměl ani slovo a že robot neuměl mluvit anglicky.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.Čo teraz nevedeli bolo, že robot im nerozumel ani slovo, a že robot nerozprával anglicky.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.즉, 실험자들은 로봇이 자신들의 말을 이해하지 못한다는 것과 로봇이 영어로 말을 하는 것이 아니라
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.Nie powiedzieliśmy im, że robot nie rozumie ani słowa z tego co mówią, oraz, że robot nie mówi po angielsku.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.Și ce nu au știut este că, robotul nu înțelegea un cuvânt din ce spuneau ei, și că robotul nu vorbea engleza.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.Wat zij niet wisten was dat de robot geen woord snapte van wat ze zeiden en dat de robot geen Engels sprak.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.Они не знали, что робот не понимал ни слова из сказанного ими, и что робот не говорил по-английски.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.עכשיו מה שהם לא ידעו היה, הרובוט לא הבין מילה ממה שהם אמרו, וזה שהרובוט לא דיבר אנגלית.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.لكن مالم يعرفوه هو، أن الروبوت لا يفهم اي كلمة مما يقولون، وأن ذلك الروبوت لا يتحدث اللغة الإنجليزية.
Bilmedikleri şey, robotun onların dediklerini anlamaması ve robotun İngilizce konuşmuyor oluşuydu.ロボットは実は言葉を全く理解せず 話しているのも英語ではない という事です ランダムな英語の音素を話すだけです
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.A protože já nevím, oni musejí nalézt odpověď. Také se jim omlouvám.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.E dato che non la conosco, la devono trovare loro la risposta. E mi scuso con loro di questo.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.En omdat ik het niet weet, zullen zij het antwoord moeten vinden. Ik verontschuldig me ook tegen hen.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.Jag vet inte. Och eftersom att jag inte vet, så måste de hitta svaren. Och jag ber dem också om ursäkt.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.Ja nie wiem, to oni muszą szukać odpowiedzi. Ale też ich przepraszam.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.Karena saya tidak tahu, mereka harus mencari tahu jawabannya. Dan saya juga minta maaf kepada mereka.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.그리고 저도 모르기 때문에, 아이들이 해답을 찾는데 열중해 왔습니다. 그리고 아이들에게 이런 사과를 하기도 합니다.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.Nem tudom. És mivel én nem tudom, nekik kell megtalálni a válaszokat. És bocsánatot is kérek tőlük.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum."Neviem." Pretože odpoveď nepoznám, musia odpoveď vydolovať samy. Takisto sa im aj ospravedlňujem.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.Und weil ich es nicht weiß, müssen sie die Antworten finden. Ich entschuldige mich auch bei ihnen.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.Y como no la conozco, ellos tienen que encontrarla. También me disculpo ante ellos.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.И защото не знам, те трябва да изровят отговора. И също им се извинявам.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.И потому что я не знаю - они должны раздобыть ответы. И я прошу у них прощения.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.ובגלל שאני לא יודע, הם צריכים לגלות את התשובה. ולכן אני גם מתנצל בפניהם.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.و لأني لا أعلم، فهم يرغمون على البحث عن الجواب بأنفسهم. و بذالك أعتذر لهم.
Bilmiyorum. ve bilmediğim için, cevap için çaba harcamalılar. aynı zamanda onlardan özür de diliyorum.なので私は同時に謝るんです 私は「ごめんね、みんな
Bimediğiğmiz sayı. 'X' bilmediğimiz sayıdır.Angka yang kita tidak ketahui.
Bimediğiğmiz sayı. 'X' bilmediğimiz sayıdır.Die Zahl, die wir nicht kennen, "x" ist die gesuchte Zahl.
Bimediğiğmiz sayı. 'X' bilmediğimiz sayıdır.Het getal dat we niet kennen. "x" is het ontbrekende getal.
Bimediğiğmiz sayı. 'X' bilmediğimiz sayıdır.Jest liczbą jaką nie znamy "x" jest dla nas nieznany
Bimediğiğmiz sayı. 'X' bilmediğimiz sayıdır.Nummret som vi inte vet. "x" är den okända nummret.
Bimediğiğmiz sayı. 'X' bilmediğimiz sayıdır.Tallet som vi ikke ved. " X " er det ukendte tal
Bimediğiğmiz sayı. 'X' bilmediğimiz sayıdır.Числото, което не знаем "х"е неизвестното число!
Binlerce yıl önce bilmediğin bir dilde yazılmış çok eski bir kitap.Un libro antiguo escrito hace cientos de años en una lengua que no entiendes
Biraz da bazı yeni ya da muhtemelen daha önce bilmediğiniz birkaç şey hakkında konuşmak istiyorum.Am vrut numai să evidențiez câteva lucruri care sunt noi, sau poate nu ați aflat de ele.
Biraz da bazı yeni ya da muhtemelen daha önce bilmediğiniz birkaç şey hakkında konuşmak istiyorum.Chcę krótko opowiedzieć o paru rzeczach, które są nowe i o których pewnie jeszcze nie słyszeliście.
Biraz da bazı yeni ya da muhtemelen daha önce bilmediğiniz birkaç şey hakkında konuşmak istiyorum.Ich will hier nur ein, zwei Dinge hervorheben, die neu sind, oder von denen Sie noch nichts wissen.
Biraz da bazı yeni ya da muhtemelen daha önce bilmediğiniz birkaç şey hakkında konuşmak istiyorum.Ik wilde even stilstaan bij een paar zaken die nieuw zijn, of waarvan je niets afweet.
Biraz da bazı yeni ya da muhtemelen daha önce bilmediğiniz birkaç şey hakkında konuşmak istiyorum.Je voudrais mettre l'accent sur certaines choses nouvelles, que vous pouvez ne pas connaître.