Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmedi ile cümle

bilmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Come traduci una lingua che non conosci?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?¿cómo puedes traducir un idioma que no sabes?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Dă înapoi. Cum poți să traduci o limbă pe care nu o cunoști?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?당신이 모르는 언어를 어떻게 번역할 수 있다는 걸까요?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Làm sao bạn có thể dịch một ngôn ngữ mà bạn không biết?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Mégis, hogyan fordíthatna egy olyan nyelven, amit még csak most tanul?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Wie kann man eine Sprache übersetzen, die man nicht spricht?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?Как вы сможете перевести с языка, которого не знаете?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?איך תוכל לתרגם שפה שאתה לא יודע?
Bilmediğiniz bir dili nasıl mı tercüme edeceksiniz?كيف يمكنكم ترجمة لغة لا تعرفونها؟؟
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz. Evrene dua ettiğiniz içinOmdat ik het niet weet, bid ik tot het universum.
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz. Evrene dua ettiğiniz içinPor isso, porque não sabem, estão a orar ao universo porque estão a orar ao universo para que algo...
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.그리고, 당신이 모르기 때문에, 당신은 온 우주에 기도하고 있어요. 당신이 온 우주에 기도하고 있기 때문에,
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.Y así, porque uno no sabe,
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.ומכיוון שאתה לא יודע, אתה מתפלל ליקום, כי אתה מתפלל ליקום
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.ولهذا ولأنك لا تعرف، فأنت تباشر الدعاء لأنك بحاجة إلى ذلك
Bilmediğiniz için de evrene dua etmeye başlıyorsunuz.何かを求めて宇宙に祈るんです 私はアインシュタインがしたのと同じように
Bilmediğin şeyler var.Van itt valami, amiről te nem tudsz.
Bilmediğin şeyler var.Υπάρχει κάτι που δεν ξέρεις.
Bilmediğin şeyler var.هناك شيء لا تعرفينه
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Certo, tu lo sai, perché allora eri nato e il numero dei tuoi giorni è assai grande
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!De certo tu o sabes, porque já então eras nascido, e porque é grande o número dos teus dias!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Du ved det, du blev jo født dengang, dine Dages Tal er jo stort!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Du vet det vel; dengang blev du jo født, og dine dagers tall er stort.
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Du weißt es ja; denn zu der Zeit wurdest du geboren, und deiner Tage sind viel.
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Kaiketi sen tiedät, sillä synnyithän jo silloin, ja onhan päiviesi luku ylen suuri!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Không sai , người biết mà ! Vì ngươi đã sanh trước khi ấy , Số ngày ngươi lấy_làm nhiều thay
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Không sai, người biết mà! Vì ngươi đã sanh trước khi ấy, Số ngày ngươi lấy làm nhiều thay
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!네가 아마 알리라 네가 그 때에 났었나니 너의 년수가 많음이니라
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Pač to veš? saj si bil takrat rojen in dni tvojih število je veliko!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Pravda vieš, lebo si sa vtedy narodil, a počet tvojich dňov je veľký!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Ştii, căci atunci erai născut, şi numărul zilelor tale este mare!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Tentu engkau dapat, karena engkau telah tua, dan ketika dunia diciptakan, engkau sudah ada
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Tudod te ezt, hiszen már akkor megszülettél; napjaidnak száma nagy!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Tu le sais, car alors tu étais né, Et le nombre de tes jours est grand!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Tú lo debes saber, porque entonces ya habías nacido, y es muy grande el número de tus días
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Věděl-lis tehdáž, že jsi měl se naroditi, a počet dnů tvých jak veliký býti má?
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Visst kan du det, ty så tidigt blev du ju född, så stort är ju dina dagars antal!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Wiedziałżeś na on czas, żeś się miał urodzić? i liczba dni twoich jak wielka być miała?
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Γνωριζεις αυτο, διοτι τοτε εγεννηθης; η διοτι ο αριθμος των ημερων σου ειναι πολυς;
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Без съмнение, ти знаеш, защото тогаз си се родил, И голямо е числото на твоите дни!
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!Ты знаешь это, потому что ты был уже тогда рожден, и число дней твоих очень велико.
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!ידעת כי אז תולד ומספר ימיך רבים׃
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!تعلم لانك حينئذ كنت قد ولدت وعدد ايامك كثير
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!你 總 知 道 、 因 為 你 早 已 生 在 世 上 、 你 日 子 的 數 目 也 多
Bilmediğin şey yok zaten, Çünkü onlarla aynı zamanda doğmuştun! O kadar yaşlısın!你 總 知道 、 因為 你 早 已 生在 世上 、 你 日子 的 數目 也 多
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Ei cred că știu când de fapt nu știu.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Họ nghĩ họ biết nhưng thực ra thì không.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Ils pensent savoir alors qu'ils ne savent pas.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.그들은 그들이 언제 모르는지 안다고 생각합니다.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Pensa di sapere qualcosa quando in realtà non lo sa.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Piensan que saben cuando no saben.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Sądzi, że wie, choć nie wie.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Sie denken sie wüßten, obwohl sie das nicht tun.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Νομίζουν ότι ξέρουν, ενώ δεν ξέρουν.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.Те мислят, че знаят, когато не знаят.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.[Ученый говорит, что Земля — центр Вселенной] Думают, что знают, тогда как это не так.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.הם חושבים שהם יודעים, אבל הם לא.
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.يعتقدون أنهم يعرفون عندما لا يعرفون
Bilmedikleri halde, bildiklerini sanıyorlar.たとえば多くの尊敬されるエコノミストが
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod