Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Científicos aman los misterios, aman no saber.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.[Lawrence Krauss:
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Naukowcy kochają tajemnice, uwielbiają nie wiedzieć.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Os cientistas adoram mistérios, amam não saber.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Para ilmuwan mencintai misteri, mereka mencintai ketidaktahuan.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Scientists love mysteries, they love not knowing. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Şi realizaţi că totul este definit, sau creat de ştiinţă.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vědci mají rád záhady, mají rádi to, nevědí. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vedci majú radi záhady, majú radi to, že nevedia.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Vetenskapsmän älskar mysterier, de älskar att inte veta.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Wetenschappers houden van mysteries. Ze houden van het niet weten.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Οι επιστήμονες αγαπούν τα μυστήρια, τους αρέσει να μη γνωρίζουν. ♪
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Учените обичат неизвестното. Те обичат да не знаят.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.המדענים אוהבים תעלומות, הם אוהבים לא לדעת.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.♪ 私は分からない状態は怖くはありません。
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey!Eu não sei se sabe, mas nós gostamos, nós nós nós gostamos de festa, hey!
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey! Hey!Ik weet niet of je je bewust bent, maar we zijn het type dat te barsten is
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey! Hey!Je ne sais pas si tu es au courant mais on est du genre à s'éclater
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey! Hey!No se si estas enterada pero somos del tipo que se divierte
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey! Hey!알랑까 몰라 We Like We We We Like Party 해~
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey!Ich weiß nicht, ob Sie wissen, aber wir mögen, wir wir wir gerne hey Party!
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey!Jeg ved ikke om du ved, vi vi vi elsker at feste hey!
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey!Nie wiem, czy wiesz, ale my lubimy, my my my lubimy imprezy hej!
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey!Nu știu dacă știi dar nouă ne place, nouă nouă nouă ne place petrecerea Hei!
Bilip bilmediğini bilmiyorum ama biz severiz, biz biz biz severiz partileri hey!俺のこと知りたいか?
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etAquí es la locura total, apresúrate para venir
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etEu não sei se sabe, é loucura, loucura, se apresse
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etHier is het helemaal gestoord, haast je om te komen
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etIch weiß nicht, wenn Sie wissen, es ist verrückt, verrückt, Eile
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etIci c'est totalement fou dépêche-toi de venir !
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etJeg ved ikke om du ved, det er skørt skørt, skynd dig
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele et알랑가 몰라 난리난리났어 빨리해
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etNu știu dacă știi dragă, e nebunie, nebunie, grăbește-te
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etМазафакин джэентельмен. Мазафакин джэентельмен.
Bilip bilmediğini bilmiyorum, bu çılgın, çılgın, acele etお前は完璧なナイスバディ
Biliyoruz ki, AB=AC ve şimdi bunun BC' ye eşit olduğunu bilmediğimizi varsayalım. .Als eerst weten we dat AB = AC,
Biliyoruz ki, AB=AC ve şimdi bunun BC' ye eşit olduğunu bilmediğimizi varsayalım. .변 BC의 길이도 마찬가지라는 사실을 모른다고 가정해 봅시다
Biliyoruz ki, AB=AC ve şimdi bunun BC' ye eşit olduğunu bilmediğimizi varsayalım. .Pozrime sa na to. Vieme, že AB sa rovná AC. Tvárme sa, že nevieme o tom, že sa rovná aj strane BC.
Biliyoruz ki, AB=AC ve şimdi bunun BC' ye eşit olduğunu bilmediğimizi varsayalım. .Prvně víme, že AB se rovná AC, předstírejme, že nevíme, že se rovná BC.
Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrıyla konuşur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.방언을 말하는 자는 사람에게 하지 아니하고 하나님께 하나니 이는 알아 듣는 자가 없고 그 영으로 비밀을 말함이니라
Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrıyla konuşur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.Lebo ten, kto hovorí jazykom, nehovorí ľuďom, ale Bohu, lebo nikto nerozumie, ale duchom hovorí tajomstvá.
Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrıyla konuşur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.його; а духом він говорить тайне.
Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrıyla konuşur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.כי המדבר בלשון איננו מדבר לאדם כי אם לאלהים כי אין איש אשר ישמעהו רק ברוח הוא מדבר סודות׃
Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrıyla konuşur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.لان من يتكلم بلسان لا يكلم الناس بل الله لان ليس احد يسمع. ولكنه بالروح يتكلم باسرار.
Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrıyla konuşur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.那 說 方 言 的 、 原 不 是 對 人 說 、 乃 是 對 神 說 . 因 為 沒 有 人 聽 出 來 . 然 而 他 在 心 靈 裡 、 卻 是 講 說 各 樣 的 奧 秘
Bilmediği dilde konuşan, insanlarla değil, Tanrıyla konuşur. Kimse onu anlamaz. O, ruhuyla sırlar söyler.那 說方言 的 、 原 不 是 對人說 、 乃是 對神說 . 因 為沒 有 人 聽出來 . 然而 他 在 心靈裡 、 卻是 講說 各 樣 的 奧秘
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Bo jeźlibym się modlił obcym językiem, modlić się będzie mój duch; ale rozum mój jest bez pożytku.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Car si je prie en langue, mon esprit est en prière, mais mon intelligence demeure stérile.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Denn so ich mit Zungen bete, so betet mein Geist; aber mein Sinn bringt niemand Frucht.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Fiindcă, dacă mă rog în altă limbă, duhul meu se roagă, dar mintea mea este fără rod.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.For dersom jeg beder med tunge, da beder min ånd, men min forstand er uten frukt.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Kajti če molim v jeziku, duh moj moli, a um moj je brez sadu.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.내가 만일 방언으로 기도하면 나의 영이 기도하거니와 나의 마음은 열매를 맺히지 못하리라
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Lebo keď sa modlím jazykom, modlí sa môj duch, ale moja myseľ je bez užitku.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Mert ha nyelvvel könyörgök, a lelkem könyörög, de értelmem gyümölcstelen.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Nebo budu-li se modliti cizím jazykem, duch můj se toliko modlí, ale mysl má bez užitku jest.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Porque se eu orar em língua, o meu espírito ora, sim, mas o meu entendimento fica infrutífero.
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Porque si yo oro en una lengua, mi espíritu ora; pero mi entendimiento queda sin fruto
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Sebab kalau saya berdoa dengan bahasa yang ajaib, roh saya memang berdoa, tetapi pikiran saya tidak bekerja
Bilmediğim dille dua edersem ruhum dua eder, ama zihnimin buna katkısı olmaz.Sillä jos minä rukoilen kielillä puhuen, niin minun henkeni kyllä rukoilee, mutta ymmärrykseni on hedelmätön.