‹Bana yakar da seni yanıtlayayım; bilmediğin büyük, akıl almaz şeyleri sana bildireyim.›Извикай към Мене, и ще ти отговоря, И ще ти покажа велики и тайни неща, Които не знаеш.
‹Bana yakar da seni yanıtlayayım; bilmediğin büyük, akıl almaz şeyleri sana bildireyim.›קרא אלי ואענך ואגידה לך גדלות ובצרות לא ידעתם׃
‹Bana yakar da seni yanıtlayayım; bilmediğin büyük, akıl almaz şeyleri sana bildireyim.›ادعني فاجيبك واخبرك بعظائم وعوائص لم تعرفها.
‹Bana yakar da seni yanıtlayayım; bilmediğin büyük, akıl almaz şeyleri sana bildireyim.›你 求 告 我 、 我 就 應 允 你 、 並 將 你 所 不 知 道 、 又 大 又 難 的 事 、 指 示 你
‹Bana yakar da seni yanıtlayayım; bilmediğin büyük, akıl almaz şeyleri sana bildireyim.›你 求告 我 、 我 就 應允 你 、 並將 你 所 不 知道 、 又 大 又 難 的 事 、 指示 你
Bana yaptıklarının kıymetini bilmediğim için çok üzgünüm오, 엄마의 사랑과 보살핌을 당연하게 받아들여서 죄송해요
Bana yaptıklarının kıymetini bilmediğim için çok üzgünümMi dispiace averti sempre dato per scontato
Bana yaptıklarının kıymetini bilmediğim için çok üzgünümOh, je suis désolé si je t'ai un jour considérée comme acquise
Bana yaptıklarının kıymetini bilmediğim için çok üzgünümOh, maafkan aku pernah menyia-nyiakanmu
Bana yaptıklarının kıymetini bilmediğim için çok üzgünümOh, oh, a mais importante para mim Não há ninguém neste mundo que possa substituir-te
Bana yaptıklarının kıymetini bilmediğim için çok üzgünümأنا آسف لأنني لم أبد لك شكري و إمتناني لكل ما فعلتيه من أجلي
Bana yaptıklarının kıymetini bilmediğim için çok üzgünümこれからは全てのチャンスを掴んでみせる
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.Altri sono talmente spaventati da chiunque sia in uniforme che confessano cose che nemmeno conoscono.
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.Anderen zijn zo bang geworden van uniformen dat ze zaken bekennen waarvan ze niets weten.
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.D'autres ont tellement peur de quiconque en uniforme qu'ils avoueront des choses dont ils ne savent rien.
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.Otros tienen tanto miedo a los uniformados que confiesan cosas que ni siquiera conocen.
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.Outros têm tanto medo de alguém de uniforme que acabam confessando coisas que nem sabem.
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.Víte, jde o požadavek, který hluboce rezonuje v kolektivním vědomí nás Syřanů.
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.Άλλοι φοβούνται τόσο πολύ κάποιον με στολή, ώστε ομολογούν πράγματα που ούτε καν ξέρουν.
Bazıları üniformalı insanlardan o kadar korkuyor ki bilmediği şeyleri bile itiraf ediyor.Другие настолько боятся людей в униформе, что они признаются в чем угодно.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Como já disse, gosto de falar de coisas de que nada sei.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Ich rede wie gesagt gerne über Dinge, von denen ich keinen blassen Schimmer habe.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Ik praat graag over dingen waarvan ik niets weet.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Jag gillar som jag sa att prata om saker jag inte vet något om.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.J'aime, comme je l'ai dit, parler des choses dont je ne sais rien.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Jeg holder også af - som jeg fortalte - at tale om ting, jeg ikke ved noget som helst om.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.이미 말했듯 전 제가 아무것도 모르는 것에 대해 말하는 걸 좋아해요.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Me gusta, como dije, hablar de cosas de las que no sé nada.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim. (Telefon sesi)Lubię mówić o rzeczach o których nie mam pojęcia (dzwoni telefon)
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Tôi thích, như tôi đã nói, nói về những thứ mà tôi không hề biết.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Μου αρέσει, όπως είπα, να μιλάω για πράγματα που δεν ξέρω τίποτα για αυτά.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Мне нравится говорить о вещах, о которых я не имею понятия.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.Обичам, както казах, да говоря за неща, за които не зная нищо.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.אני אוהבת, כפי שאמרתי, לדבר על דברים שאין לי מושג עליהם.
Ben, dediğim gibi, hakkında hiçbirşey bilmediğim şeyler hakkında konuşmayı severim.أود أن ، كما قلت ، الحديث عن أشياء لا أعرف أي شيئ عنها .
Ben gidiyorum. Bilmediğin bir şey olursa beni ara. Bir de su seviyesini kontrol et.علي ان اذهب, اذا كان هناك اي شيء ناديني, اتمنى ان تنجح شوربتك
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Ainda que ela não soubesse que eu era um Homunculus, fui inesperadamente atirado pela imprudência dela.
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Anche se non sapeva che io ero un Homunculus, sono rimasto sconvolto dalla sua temerarietà.
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Aunque no sabía que yo era un Homúnculus, me sorprendió cómo arriesgó su vida por mí sin dudarlo un instante.
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Fast hon visste inte att jag är en homunculus. Jag blev förvånad av hennes brist på omdöme.
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Hän ei tiennyt, että olen homunculus. Hänen nopea toimintansa järkytti minua.
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Nie wiedziała nawet, że jestem homunkulusem. Jej nierozwaga kompletnie mnie zaskoczyła.
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Selv om hun ikke vidste, at jeg er en homunculus. Jeg blev overrasket over hendes mangel på dømmekraft.
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Αν και δεν ήξερε ότι ήμουν ένα Χομάνκιουλους γλίτωσα απρόσμενα χάρη στην απερισκεψία της.
Benim bir Homunculus olduğumu bilmediği halde, onun bu davranışı karşısında büyük şaşkınlığa uğramıştım.Хоть она и не знала, что я - гомункул, её порыв совершенно сбил меня с толку.
Beni neyin beklediğini bilmiyorum. Bilmediğim için hiç bu kadar tatmin olmamıştım daha önce. müzikNão sei o que me espera no futuro. ♪ [JULHO DE 2012] ♪
Beni neyin beklediğini bilmiyorum. Bilmediğim için hiç bu kadar tatmin olmamıştım daha önce. müzikNo sé qué hay a la vuelta de la esquina para mi. ♪ Julio del 2012 ♪
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Ci sono così tanti aspetti della mente che non conosciamo, ma ci sono alcune cose che sappiamo.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Es gibt so viel ueber unser Gehirn, was wir nicht wissen, aber es gibt ein paar Dinge, die wir wissen.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Hay tantas cosas que no sabemos del cerebro pero hay otras que sí sabemos.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Je toho tolik, co o mozku nevíme. ale jsou i věci, které o něm víme.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Je toho toľko, čo o mozgu nevieme. Ale sú aj veci, ktoré o ňom vieme.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.뇌에 관해 우리는 모르는 것이 참 많습니다. 그렇지만 몇 가지 아는 것도 있죠.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Sunt multe lucruri pe care nu le știm despre creierul nostru. Dar ceva știm totuși.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Υπάρχουν τόσα πολλά που δε γνωρίζουμε για τον εγκέφαλο, αλλά υπάρχουν και κάποια που πράγματι γνωρίζουμε.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Мы так многого не знаем о мозге, но есть некоторые вещи, о которых мы знаем.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.Толкова неща не знаем за мозъка, но има и неща, които знаем.
Beyin hakkında bilmediğimiz birçok şey var ama bunla birlikte bildiğimiz birkaç şey de var.يوجد الكثير من الأشياء التي نجهلها حول الدماغ. ولكن هناك بعض الأمور التي نعرفها.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.A tudósok szeretik a rejtélyeket, szeretik az ismeretlent.
Bilim insanları gizemi severler, bilmedikleri şeylere bayılırlar.Các nhà khoa học yêu sự bí ẩn, họ thích được không biết. ♪