Tom Mary'ye o şarkının flütle nasıl çalındığını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to play that song on the flute.
Tom Mary'ye nasıl örgü öreceğini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew how to knit.
Tom Mary'ye onun yeni adresini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew his new address.
Tom herhangi birinin Mary hakkında bir şey bilip bilmediğini sordu.Tom asked if anybody knew anything about Mary.
Tom, Mary'ye John'un yeni telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew John's new telephone number.
Tom Mary'ye John'un adresini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew John's address.
Tom deniz evinin yasa dışı eylemler için kullanıldığını bilmediğini iddia etti.Tom claimed that he didn't know his beach house was being used for illegal activities.
Bu kadın kesinlikle ne istediğini bilmediğini biliyor.This woman definitely knows that she doesn't know what she wants.
Ben yüzmeyi iyi bilmediğim için, boyumu aşan yerde yüzmekten sakınırım.As I'm not good at swimming, I avoid swimming out of my depth.
Yüzmeyi çok iyi bilmediğim için, boyumu aşan suda yüzmekten sakınırım.Since I'm not so good at swimming, I avoid swimming in water that's over my head.
Tom Mary'nin bir arabayı nasıl süreceğini bilmediğinden emindi.Tom was sure Mary didn't know how to drive a car.
Tom Mary'nin filmden niçin hoşlanmadığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know why Mary didn't enjoy the movie.
Tom Mary'nin baloyla kimle gitmeyi planladığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know who Mary is planning on going to the prom with.
Tom Mary'nin inci kolyesini nereden satın aldığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know where Mary bought her pearl necklace.
Tom Mary'nin ne zaman doğduğunu bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know when Mary was born.
Tom Mary'nin ne yapmak istediğini bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know what Mary wants to do.
Tom Mary'nin nasıl zayıf kaldığını bilmediğini söylüyor.Tom says he doesn't know how Mary stays so thin.
Tom onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.Tom claims that he knows nothing about that.
Tom kesinlikle onun ne yaptığını bilmediği izlenimini verir.Tom certainly gives the impression that he doesn't know what he's doing.
Tom Mary'ye bir saldırı tüfeğini nerede alabileceğini bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew where he could buy an assault rifle.
Sadece bilip bilmediğini anlamak istedim.I just wanted to see if you knew.
Bana haşlanmış yumurtayı nasıl pişireceğini bilmediğini mi söylüyorsun?Are you telling me you don't know how to cook hard-boiled eggs?
Cahilliğin en yüksek formu, hakkında hiçbir şey bilmediği bir şeyi reddetmektir.The highest form of ignorance is to reject something you know nothing about.
Ne yapacağımı bilmediğim için ondan tavsiye istedim.Since I didn't know what to do, I asked him for advice.
Ne diyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.Since he didn't know what to say, he remained silent.
Bir sözcüğün anlamını bilmediğin zaman bir sözlüğe bakmalısın.You should consult a dictionary when you don't know the meaning of a word.
Sana söyleyecek bir şeyim var, bilmediğimi söylediğimde yalan söyledim.I have something to tell you. I lied when I said I didn't know.
Cevabı bilmediğimi asla ona söyleme.Never tell him 'I don't know the answer'.
Sadece bunu bilip bilmediğini görmek istedim.I just wanted to see if you knew it.
O bilmediğini itiraf etmeye korkmuştu.She was scared to admit that she didn't know.
Tom hakkında hala bilmediğim çok şey var.There are still a lot of things I don't know about Tom.
O, onun ne yaptığını bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he did.
Onun ne söylediğini bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he said.
O, benim hakkımda ne söylediğini bilmediğimi düşünüyor.He thinks that I don't know what he said about me.
"Tom Mary'yi seviyor." " Bana bilmediğim bir şey söyle.""Tom likes Mary." "Tell me something I don't know."
Bize bilmediğimiz bir şey söyle.Tell us something we didn't know.
Tom cevabı bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know the answer.
Bana bilmediğini söyleme.Don't tell me you didn't know.
Onu bilmediğimi düşünüyor musun?Do you think I don't know that?
Senin bilmediğin bir şey biliyorum.I know something you don't.
Sizin bilmediğiniz bir şey biliyorum.I know something you don't.
Onu nasıl yapacağımı bilmediğimi sana söyledim.I told you I don't know how to do that.
Sana Tom'un gerçeği söyleyip söylemeyeceğini bilmediğimi söyledim.I told you I don't know if Tom will tell the truth.
Sana ne yapacağımı bilmediğimi söyledim.I told you I don't know what to do.
Ben sana bilmediğimi söyledim.I told you I don't know.
Onlar bize muhtemelen zaten bilmediğimiz ne söyleyebilir?What could they possibly tell us that we don't already know?
Ben onun kim olduğumu bilmediğini biliyorum.I know that she doesn't know who I am.
Tom'un cevapları bilmediğini düşündüm.I thought Tom wouldn't know the answers.
Onu bilmediğime inanamıyorum.I can't believe I never knew that.
Bilmediğim şeyi sana söyleyemem.I can't tell you what I don't know.
Bilmediğim için bunun nereli olduğunu sana söyleyemem.I can't tell you where this is from because I don't know.
Lakros hakkında bir şey bilmediğini düşündüm.I thought you didn't know anything about lacrosse.
Onu bilmediğini düşündüm.I thought you didn't know that.
Öğretmen sorumun cevabını bilmediğini söyledi.The teacher said that he didn't know the answer to my question.
Öğretmen benim sorumun cevabını bilmediğini söyledi.The teacher said he did not know the answer to my question.
Bana benim bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't know.
Bana bilmediğim bir şey söyle.Tell me something I don't know.
Tom'un bilmediği bir şey biliyorum.I know something Tom doesn't know.
Bilmediğim bir şey mi biliyorsun?Do you know something I don't know?
Bilmediğin şey sana zarar veremez.What you don't know can't hurt you.