Ana içeriğe geç
Sözlük

bilmediği ile cümle

bilmediği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bilmediğini mi söylemek istiyorsun?What do you mean you don't know?!
Kişiliğimle ilgili bilmediğin çok şey var.There are a lot of things you don't know about my personality.
Sorun Mike'ın gerçeği bilip bilmediğidir.The question is whether Mike knew the fact or not.
Hakkında hiçbir şey bilmediğim Geometri çok sıkıcı bir konu gibi görünüyor.Geometry, about which I know nothing, seems like a very dull subject.
Ne söyleyeceğini bilmediği için, o sessiz kaldı.Not knowing what to say, he remained silent.
Ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kalmaya devam etti.Not knowing what to say, she remained silent.
Ne yapacağımı bilmediğim için, orada sessizce durdum.Not knowing what to do, I stood there silently.
Ne yapacağımı bilmediğim için, bir şey yapmadım.Not knowing what to do, I did nothing.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to say, I remained silent.
Ne söyleyeceğini bilmediği için sadece gülümsedi.Not knowing what to say, she just smiled.
Ne cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what to answer, I kept silent.
Ne söyleyeceğimi bilmediğim için sessiz kaldım.Not knowing what to say, I kept silent.
Nasıl cevap vereceğimi bilmediğim için, sessiz kaldım.Not knowing what answer to make, I kept silent.
Otobüsten nerede ineceğimi bilmediğim için sürücüye sordum.Not knowing where to get off the bus, I asked the driver.
Ne yapacağımı bilmediğim için yardım istedim.Not knowing what to do, I asked for help.
Ne yapacağımı bilmediğim için polisi aradım.Not knowing what to do, I telephoned the police.
Ne yapacağını bilmediği için, sessiz kaldı.Not knowing what to do, she remained silent.
O, ne söyleyeceğini bilmediği için, sessiz kaldı.As he didn't know what to say, he remained silent.
Alice, kitabı nerede bulacağını bilmediğinden, onun nerede olduğunu annesine sordu.Alice, not knowing where to find the book, asked her mother where it was.
Ona onun adresini bilip bilmediğini sordum.I asked him if he knew her address.
Soruyu nasıl cevaplayacağımı bilmediğimde, o bana bir ipucu verdi.When I didn't know how to answer the question, he gave me a hint.
Ona adımı bilip bilmediğini sordum.I asked him if he knew my name.
O bilmediğini cevapladı.He replied that he did not know.
Onun bilip bilmediğini bilmiyorum.I don't know if he knows it.
Sözlükler bilmediğiniz sözcükleri aramak için kullanılır.Dictionaries are used to look up the words you don't know.
Çocuk onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.The boy claims he knows nothing about it.
Sözlüğünde bilmediğin kelimelere bak.Look up words you don't know in your dictionary.
Onun adresini bilmediği için, o ona yazmadı.Not knowing his address, she didn't write to him.
Bu konuda hiçbir şey bilmediğini iddia ettiHe professed to know nothing about it.
O, konu hakkında bir şey bilmediğini açıkladı.He explained that he knew nothing about the matter.
Fransızca bilmediğini yanıtladı.He answered that he knew no French.
Onların planı hakkında bir şey bilmediğini inkar etti.He denied knowing anything of their plan.
Onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.He claims he knows nothing about her.
O, bana Tom'un adresini bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew Tom's address.
Bana onun adresini bilip bilmediğimi sordu.She asked me if I knew her address.
Ben neler olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?You think I don't know what's going on?
Ana karakter adını bilmediğimiz bir adam.The main character is a man whose name we do not know.
Benim bilmediğim bir şeyi biliyormuşsun gibi geliyor.It would seem that you know something that I don't.
Bilmediğimi biliyorum.I know that I do not know.
Onlar bize filmin ne zaman başladığını bilip bilmediğimizi sordular.They asked us if we knew when the movie started.
Onun hakkında bir şey bilmediğini söyledi.He said he had not known about it.
O hakkında bir şey bilmediğim bir konudur.That's a subject I know nothing about.
O, ona benim telefon numarasını bilip bilmediğini sordu.She asked him if he knew my telephone number.
O, ona nerede yaşadığımı bilip bilmediğini sordu.She asked him if he knew where I lived.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor fakat ona inanmıyorum.She claims that she knows nothing about him, but I don't believe her.
O, onun hakkında bir şey bilmediğini iddia ediyor.She claims that she knows nothing about him.
O, nasıl yapacağını bilmediği için, o, ona kravatını bağlaması için yardım etti.She helped him tie his tie because he didn't know how to.
Ona öğretilmeyen şeyi bilmediği için onu suçlayamazsınız.You can't blame her for not knowing what she hasn't been taught.
Bilmediğim insanların e-maillerini cevaplamam.I never answer email messages from people I don't know.
Bizim bilmediğimiz neyi biliyorlar.What do they know that we don't?
Başladığımızda bilmediğimiz şeyler vardı.When we started out, there were things we didn't know.
O, bilmediğini ifade etti.He said that he didn't know.
O, bilmediğini söyledi.He said that he doesn't know.
Ne olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Neler olduğunu bilmediğimi mi sanıyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Ne olduğunu bilmediğimi mi düşünüyorsun?Do you think I don't know what's going on?
Ne beklediğini bilmediğinden, Tom gafil yakalandı.Not knowing what to expect, Tom was caught off guard.
Tom, Mary'nin cevabı bilmediğini biliyor.Tom knows that Mary doesn't know the answer.
Tom Mary hakkında hiçbir şey bilmediğini iddia ediyor.Tom claims he knows nothing about Mary.
Tom Mary'ye konserin ne zaman başladığını bilip bilmediğini sordu.Tom asked Mary if she knew when the concert started.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod