Uzun süredir beklediğini biliyorum fakat sadece biraz daha bekler misin?I know you've been waiting a long time, but could you wait just a little bit longer?
Dengeli bir diyet yemenin sizin için yararlı olduğunu hepimiz biliyoruz.We all know that eating a balanced diet is good for you.
Bizim bilmediğimiz neyi biliyorlar.What do they know that we don't?
Ailen hakkında birkaç şey biliyor musun?You know a few things about your family?
Mektubu açmak zorunda değildim. Ne söylediğini tamamen biliyordum.I didn't have to open the letter. I knew exactly what it said.
6 Temmuzun Uluslararası Öpüşme Günü olduğunu biliyor muydunuz?Did you know that July 6 is the International Kissing Day?
Belki o cevabı biliyor.Maybe she knows the answer.
O onun söylediğinden daha fazlasını biliyor.She knows more than she's letting on.
Bu komut satırı araçlarının nasıl kullanılacağını biliyor musunuz?Do you know how to use these command line tools?
Sadece yüzüne bakarak iyi haberlerin olduğunu biliyoruz.Just by looking at your face, I know that you have good news.
Kan grubunu biliyor musun?Do you know your blood type?
Aileniz hakkında bir şey biliyor musunuz?Do you know anything about your family?
Tom'un dün niçin gelmediğini biliyorsun, değil mi?You don't know why Tom didn't come yesterday, do you?
Tom'un kız arkadaşı hakkında ne biliyorsun?What do you know about Tom's girlfriend?
Tom ne diyeceğini asla biliyor gibi görünmüyor.Tom never seems to know what to say.
Tom köpeğini kimin öldürdüğünü biliyor.Tom knows who killed his dog.
Tom kendi köpeğini kimin öldürdüğünü biliyor ama bize söylemez.Tom knows who killed his dog, but he won't tell us.
Tom en uygun fiyatlarla almak için nereye gideceğini biliyor.Tom knows where to go to get the best prices.
Tom paranın nerede saklı olduğunu biliyor.Tom knows where the money is hidden.
Tom Viyolayı nasıl çalacağını biliyor.Tom knows how to play the viola.
Tom bir helikopteri nasıl uçuracağını biliyor.Tom knows how to fly a helicopter.
Tom arabalarla ilgili bilinmesi gereken her şeyi biliyor.Tom knows everything there is to know about cars.
Tom bilgisayarlar hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about computers.
Tom Amerikan tarihi hakkında çok şey biliyor.Tom knows a lot about American history.
Tom ofisinden çok uzakta olmayan iyi bir Çin restoranı biliyor.Tom knows a good Chinese restaurant not too far from his office.
Tom nereye gideceğini biliyordu.Tom knew where to go.
Tom mağarada neyin saklı olduğunu biliyordu.Tom knew what was hidden in the cave.
Tom gerçeği biliyordu ama onu bildiğini kimseye bildirmedi.Tom knew the truth, but he didn't let anyone know that he knew it.
Onun yüreğinde, Tom onun asla dönmeyeceğini biliyordu.In his heart, Tom knew that he would never return.
Tom'un bir yerli konuşmacı olmadığını nereden biliyorsun?How do you know that Tom isn't a native speaker?
Tom'un bir sabıka kaydı olduğunu biliyor muydun?Did you know that Tom has a criminal record?
Tom'un ehliyeti olmadığını biliyor muydun?Did you know that Tom doesn't have a driver's license?
Mary'nin erkek arkadaşı hakkında ne biliyorsunuz?What do you know about Mary's boyfriend?
Tom artık Mary'den ödünç para almaması gerektiğini biliyor.Tom now knows that he shouldn't have borrowed money from Mary.
Tom, Mary'nin niçin Tom'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with him.
Tom Mary'nin kim olduğunu biliyor.Tom knows who Mary is.
Tom Mary'nin arabasına kimin çarptığını biliyor.Tom knows who crashed into Mary's car.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını biliyor.Tom knows where Mary lives.
Mary'ye kendini affettirmek için Tom ne söyleyeceğini biliyor.Tom knows what to say to make Mary forgive him.
Tom Mary'nin bir epilepsi krizi olduğunda ne yapacağını biliyor.Tom knows what to do when Mary has an epileptic seizure.
Tom Mary'nin dediğini biliyor.Tom knows what Mary said.
Tom Mary'nin Boston'a gittiğini biliyor.Tom knows that Mary went to Boston.
Tom Mary'nin çiğ yumurta sevmediğini biliyor.Tom knows that Mary doesn't like raw eggs.
Tom, Mary'nin cevabı bilmediğini biliyor.Tom knows that Mary doesn't know the answer.
Tom Mary ile nasıl geçinileceğini biliyor.Tom knows how to get on Mary's good side.
Tom Mary'ye güvenebileceğini biliyor.Tom knows he can count on Mary.
Tom Mary'nin nerede olduğunu biliyordu ama onun nerede olduğunu polise söylemedi.Tom knew where Mary was, but he wouldn't tell the police where she was.
Tom Mary'nin zengin olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was rich.
Tom Mary'nin meşgul olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was busy.
Tom Mary'nin bir öğretmen olduğunu biliyordu.Tom knew that Mary was a teacher.
Tom Mary'nin onu sevdiğini biliyordu.Tom knew that Mary loved him.
Tom Mary'nin elinden geleni yaptığını biliyordu.Tom knew that Mary had done her best.
Tom Mary'nin geç geleceğini biliyordu.Tom knew Mary would arrive late.
Tom Mary'ye böyle bir şey söylemekten daha iyisini biliyordu.Tom knew better than to say such a thing to Mary.
Tom Mary'ye böyle aptalca bir soru sormaması gerektiğini biliyordu.Tom knew better than to ask Mary such a stupid question.
Tom'un Mary'ye söylemesine gerek yoktu. O zaten biliyordu.Tom didn't need to tell Mary. She already knew.
Tom ve Mary birlikte yürüyüşe gitselerdi, kötü bir şey olacağını biliyordum.I knew something bad would happen if Tom and Mary went hiking together.
Onun ne yaptığını biliyorum.I know what he did.
Yeni kelimeler ezberlemek için iyi bir yol biliyor musunuz?Do you know a good way to memorize new vocabulary?
Yangının nasıl başladığını kimse biliyor mu?Does anybody know how the fire started?