Tom ofisinden çok uzakta olmayan iyi bir Çin restoranı biliyor.Tom knows a good Chinese restaurant not too far from his office.
Mary'nin kasabayı niçin terk ettiğini Tom kesinlikle biliyor.Tom certainly knows why Mary left town.
Tom Mary'nin kim olduğunu kesinlikle biliyor.Tom certainly knows who Mary is.
Tom Mary'nin nerede olduğunu kesinlikle biliyor.Tom certainly knows where Mary is.
Tom Mary'nin konserinin ne zaman olacağını kesinlikle biliyor.Tom certainly knows when Mary's concert will be.
Tom şimdi ne yapıyor olması gerektiğini kesinlikle biliyor.Tom certainly knows what he should be doing now.
Tom kesinlikle bu konu hakkında benim bildiğimden daha fazla biliyor.Tom certainly knows more about this than I do.
Tom kesinlikle hisse senedini nasıl alacağını biliyor.Tom certainly knows how to pick stocks.
Tom kesinlikle nasıl parti vereceğini biliyor.Tom certainly knows how to party.
Tom kesinlikle nasıl para kazanacağını biliyor.Tom certainly knows how to make money.
Tom kesinlikle insanları nasıl eğlendireceğini biliyor.Tom certainly knows how to entertain people.
Tom Boston hakkında kesinlikle çok şey biliyor.Tom certainly knows a lot about Boston.
Tom kesinlikle yaptığının yasa dışı olduğunu biliyordu.Tom certainly knew that what he was doing was illegal.
Tom'un nerede kaldığını biliyor musunuz?Do you know where Tom's staying?
Tom'un nerede yaşadığını biliyor musunuz?Do you know where Tom lives?
Tom'un yeni bilgisayarını nereden aldığını biliyor musunuz?Do you know where Tom bought his new computer?
Tom'un ne zaman evde olacağını biliyor musunuz?Do you know when Tom will be home?
Tom'un nasıl biri olduğunu biliyor musunuz?Do you know what Tom looks like?
Nerede arayacağımı biliyordum.I knew where to search.
Onu yaptırmak için çok iyi bir yol biliyorum.I know a very good way to get it done.
AMP'nin ne anlama geldiğini biliyor musunuz?Do you know what AMP means?
O, sadece gitarı nasıl tıngırdatacağını biliyor.He only knows how to strum the guitar.
Bazı insanlar ilişkilerini nasıl sevecen tutacaklarını biliyorlar.Not many people know how to keep an affectionate relation with their relatives.
Bu arada ben son üyeleri, ne de onların yeni şarkılarını biliyorum.Among other things, I don't know the recent members, nor their new songs at all.
Huzursuz hissettiğini biliyorum ama endişelenme.I understand that you feel uneasy, but don't worry.
Bu kitabı kimin yazdığını biliyor musun?Do you know who wrote this book?
Biz onun adını çok iyi biliyoruz.We know his name very well.
Nasıl hokkabazlık yapılacağını biliyor musun?Do you know how to juggle?
Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun?Do you know what it means?
Tom'un nereli olduğunu biliyor musunuz?Do you know where Tom is from?
Tom'un geçinmek için ne yaptığını biliyor musun?Do you know what Tom does for a living?
Tom'un genellikle saat kaçta yattığını biliyor musun?Do you know what time Tom usually goes to bed?
Tom'un favori renginin ne olduğunu biliyor musun?Do you know what Tom's favorite color is?
Tom'un anahtarları nereye koyduğunu biliyor musun?Do you know where Tom put the keys?
Tom'un ehliyetini ne zaman aldığını biliyor musun?Do you know when Tom got his driver's license?
Tom'un evine nasıl gidileceğini biliyor musun?Do you know how to get to Tom's house?
Tom'un telefon numarasını biliyor musun?Do you know Tom's phone number?
Tom çok şey biliyor.Tom knows too much.
Orada büyük bir kilise olduğunu biliyorum.I know there was a big church there.
Burada olduğumuzu nereden biliyordun?How did you know we were here?
İsimlerinizi biliyorum.I know your names.
O on dil biliyor.He knows ten languages.
Onun neden okulda olmadığını biliyor musun?Do you know why he wasn't at school?
Bunu yapabileceğimi biliyorum.I know I can do it.
Onu yapabileceğimizi biliyorum.I know we can do it.
Onun ölmediğini biliyordum.I knew he didn't die.
O nasıl fıkra anlatacağını biliyor.He knows how to tell jokes.
Bu espriyi biliyorum.I know this joke.
Onlar benim için ne yaptıklarını biliyorlar.They know what they have done to me.
Bildiğini biliyorum.I know that you know.
O senin bildiğini biliyor.He knows that you know.
Onun bildiğini biliyorum.I know that she knows.
O yüzyüze görüşmeleri sevmediğimi biliyor.He knows I don't like face to face meetings.
Marika Fin ama Almanca biliyor.Marika is Finnish, but she knows German.
Onun ne düşündüğünü biliyorum.I know what he's thinking.
Onların ne düşündüğünü biliyorum.I know what they are thinking.
Onun okuduğunu biliyordum.I knew that he was reading.
Bu kızlardan birkaçını biliyorum.I know some of these girls.
Bu hikaye çok meşhur, herkes onu biliyor.This story is very famous; everyone knows it.
Bu hikaye çok ünlü; herkes bunu biliyor.This story is very famous; everyone knows it.