Ama aslında hesaplanma çeşitleri, bilirsiniz, telemde aynı.Pero la forma de cálculo, puedes ver que es la misma.
Ama aslında hesaplanma çeşitleri, bilirsiniz, telemde aynı.Tapi, cara kalian menghitungnya, pada dasarnya sama saja.
Ama aslında hesaplanma çeşitleri, bilirsiniz, telemde aynı.Αλλά ο τρόπος που τα υπολογίζεις είναι ουσιαστικά ισιδύναμος.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Aber hey, manchmal kommen die Dinge anders und man muss es einfach nehmen, wie es kommt.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Czasem trzeba pogodzić się z tym, co się dzieje.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.때로는 우리는 가만히 앉아서 하늘이 내려주는 것들을 그냥 고맙게 받기만 하면 돼죠.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Maar soms worden die dingen naar jou gezonden en je moet ze gewoon nemen wanneer ze komen.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Ma a volte certe cose ti capitano all'improvviso e tu le devi afferrare al volo.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Niekedy k vám tieto veci prídu a vy ich musíte prijať, keď prídu.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Pero a veces estas cosas sólo vienen a ti y tienes que aprovecharlas cuando llegan.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Αλλά κάποιες φορές τα πράγματα σου έρχονται αλλιώς και καλό είναι να τα δέχεσαι έτσι.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Иногда такие вещи приходят к тебе, и их просто нужно брать.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.Но понякога съдбата ни праща други дарове и трябва да ги приемаме.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.אבל הי, לפעמים הדברים האלה נשלחים אליך ואתה חייב לקחת אותם כשהם מגיעים.
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.لكن بعض الاوقات هذه الاشياء تُرسل اليك وعليك اخذها حين تأتي
Ama bazen bu fırsat ayağınıza gelir ve siz de bu fırsatı değerlendirmeniz gerektiğini bilirsiniz.それをただ受け取らなければなりません 「サイモンのサメの液」が 歴史に引き継がれる
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Aber wisst ihr, das ist so eine Art von Zusammenarbeit zwischen mir und den Fans, also sagte ich "Klar".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Ale wiecie, to rodzaj współpracy pomiędzy mną a fanami, więc się zgodziłem.
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Ampak veste, gre za nekakšno sodelovanje med mano in oboževalci, tako da sem rekel: "Seveda."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Dar stiti, totul e un fel de colaborare intre mine si fanii mei, asa ca i-am raspuns "Desigur".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim. (gülüşmeler)Pero saben, es una colaboración entre mis fans y yo, asi que dije, "Dale" (Risas)
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim. (gülüşmeler)Но знаете ли, това е едно сътрудничество между мен и моите фенове, така че казах " Така да бъде" (Смях)
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.하지만 이것도 저와 팬사이의 협동같은 거라서 전 "알겠습니다"라고 답했습니다
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Maar het is een samenwerking tussen mij en mijn fans, dus ik zei: "Natuurlijk."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Mas há uma espécie de colaboração entre mim e os admiradores, por isso respondi: "Claro."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Men i ved, det er en slags samarbejde mellem mig og fans'ene, så jeg sagde: "OK".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Nhưng các bạn biết đấy, đó là một kiểu hợp tác giữa tôi và những người hâm mộ, nên tôi đã nói, "Được thôi."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Però sapete, è una specie di collaborazione fra me e i miei fans, cosi dissi, "Certo."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.Но это что-то вроде моего сотрудничества с фанатами, так что я сказал: "Хорошо".
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.אבל אתם יודעים, זה מין סוג של שיתוף פעולה ביני למעריצים, אז אמרתי, "יאללה."
Ama bilirsiniz bu hayranlarımla benim iş birliğimizdi bir şekilde ben de "tabii ki" dedim.لكن أتعلمون، إنه إلى حد ما نوع من التعاون بيني و بين المعجبين، لهذا قلت "بالطبع."
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Aber es gibt einen Fortschritt an Orten wie Kambodscha und Thailand.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Ale dosáhlo se pokroku v oblastech jako je Kambodža nebo Thajsko.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Ale następuje postęp, w miejscach takich, jak Kambodża i Tajlandia.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Ampak napredek je opazen v državah, kot sta Kambodža in Tajska.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Însă ştiţi, se fac progrese în ţări precum Cambodia şi Thailanda.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Maar er is vooruitgang in landen als Cambodja en Thailand.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Mais vous savez, des progrès sont faits dans des endroits comme le Cambodge et la Thaïlande.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Ma sapete, ci sono dei progressi in atto in posti come la Cambogia e la Thailandia.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Nhưng, có 1 tiến triển đang diễn ra tại các nước như Campuchia và Thái Lan
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Pero se ven progresos en lugares como Camboya y Tailandia.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Tapi tahukah Anda, kita bisa melihat kemajuan di tempat-tempat seperti Kamboja dan Thailand.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Tudják, azért van haladás is olyan helyeken, mint Kambodzsa és Tajföld.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Ξέρετε όμως, γίνεται πρόοδος σε μέρη όπως η Καμπότζη και η Ταϊλάνδη.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Но знаете ли, има напредък на места като Камбоджа и Тайланд.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var, Kamboçya ve Tayland gibi yerlerde.Но знаете, улучшения есть в таких странах, как Камбоджа и Тайланд.
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var,그러나 아시다시피 캄보디아와 태국과 같은 곳에서는
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var,אבל אתם יודעים, נעשית התקדמות
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var,ولكن تعلمون، هناك تقدم يحدث
Ama bilirsiniz, bunun aşamaları var,進展が見られるようになってきました
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.Dar trebuia să facă toate aceste lucruri.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.그래도 언급한 행동을 수행할 수 있어야 했죠.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.No ale wiecie, musiał to wszystko umieć.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.Pero tenía que ser capaz de hacer todo eso.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.Όμως έπρεπε, ξέρετε, να μπορεί να κάνει αυτά τα πράγματα.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.Але він повинен був, знаєте, робити всі ці речі.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.Но он должен был, знаете ли, делать все эти вещи.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.לא הכל בו זמנית -- אך הוא היה צריך גם, אתם יודעים, לעשות את כל אלה.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.ولكن يجب علينا ، كما تعلمون ، أن نقوم بعمل كل تلك الأشياء.
Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.そしてそれらで映画のはじめ1時間を作らなければならなかったので