Bilirsiniz, yaşam daha iyi olabilir algısı, buna katılabilirim --The sense of, you know, life could be better, I could join this --
Bu bizim lunaparklar, ve bilirsiniz işte, o çerçevedeki işler için geliştirdiğimiz bir şey.This is something we're building for, you know, amusement parks and that kind of stuff.
Mikroplar yani, bilirsiniz-- hamur mayası mesela.There are microbes, you know -- go back to yeast.
Ve, bilirsiniz "Özür dilerim!"And, you know, "Excuse me!"
Bilirsiniz, bu, eşim ve bizim çılgın miras projemiz.You know, as for me, my wife and I have our own crazy legacy project.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.let our imagination take flight. You know, I never really believed in legacy.
Bilirsiniz, bazen idealist kalabilmek için unutmak çok önemlidir.You know, sometimes forgetting is so important to remain idealistic.
Hafızamı dijital dünyaya açmaya başladım ama bilirsiniz, bu beraberinde bir sorun doğuruyor.I've started outsourcing my memory to the digital world, you know? But that comes with a problem.
Bilirsiniz, ben eğitimin anlamlı bir miras bırakmak adına en önemli araç olduğuna inanırdım.You know, I used to believe that education is the most important tool to leave a meaningful legacy.
Bilirsiniz, perspektif kritik derecede önemli hayatla mücadele stratejilerinden biridir.You know, perspective is one of these critically important
Çünkü eylemler karşısında ne yapılması gerektiğini bilirsiniz.Because you know what to do about the protests.
Kim tutuklanmalı, kim ile görüşülmeli bilirsiniz.You know who to arrest, who to negotiate with.
Var gücümle babanıza hizmet ettiğimi bilirsiniz.You know that I have served your father with all of my strength.
Çünkü bilirsiniz ki, imanınızın sınanması dayanma gücünü yaratır.knowing that the testing of your faith produces endurance.
O'nun doğru olduğunu bilirseniz, doğru olanı yapan herkesin O'ndan doğduğunu da bilirsiniz.If you know that he is righteous, you know that everyone who practices righteousness is born of him.
Mesihin, günahları kaldırmak için ortaya çıktığını ve kendisinde günah olmadığını bilirsiniz.You know that he was revealed to take away our sins, and in him is no sin.
De ki: "Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?"Say: "Have you more knowledge than God?"
Her haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. Yakında bilirsiniz.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Anlayışınız olsa, onların hesabının Rabbime aidolduğunu bilirsiniz.It is for my Lord to bring them to book, if you can understand.
And olsun ki, ilk yaratmayı bilirsiniz, yine de düşünmez misiniz?You have known the first creation, then why do you not reflect?
Sizi rızıklandırır. Ona eşitler var demeyin, zaten olmadığını bilirsiniz de.So, do not make another the equal of God knowingly.
De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, Allah mı?Say: "Have you more knowledge than God?"
Her haberin mukadder bir zamanı var, siz de öğrenir, bilirsiniz yakında.A time is fixed for every prophecy; you will come to know in time.
Derken yakında bilirsiniz nasılmış benim korkutmam.Then you will know the import of My commination!
İş öyle değil, yakında bilirsiniz.But you will come to know soon; --
Sonra da gene iş öyle değil, yakında bilirsiniz.Indeed you will come to know soon.
De ki: Siz mi daha iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı?Say: "Have you more knowledge than God?"
(Bilirsiniz) siz yanımda olmadan (size danışmadan) hiçbir işi kestirip atmam.I do not decide any thing until you concur."
Bilirsiniz ki, ben sizin içinizde bundan önce yıllarca bulundum.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
(Bilirsiniz) siz yanımda olmadan hiçbir işi kestirip atmam."I do not decide any thing until you concur."
Bilirsiniz ki, daha önce, bir ömür boyu aranızda yaşadım, böylesi bir iddiada bulunmadım.(Remember that I am one of you) and have lived a whole life with you before (its revelation).
Bu işimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan hiçbir işi kestirip atmam."I am wont not to resolve on any affair until ye are present with me.
Yemin olsun, içinizden Cumartesi gününde azgınlık yapanları siz bilirsiniz.And indeed you knew those amongst you who transgressed in the matter of the Sabbath (i.e. Saturday).
İçinizden cumartesi günü yasağını çiğneyenleri elbette bilirsiniz.And indeed you knew those amongst you who transgressed in the matter of the Sabbath (i.e. Saturday).
İçinizden cumartesi günü haddi aşanları elbette bilirsiniz.And indeed you knew those amongst you who transgressed in the matter of the Sabbath (i.e. Saturday).
Pek iyi bilirsiniz ki o, asla müşriklerden olmamıştı.(See V. 2:105)
Bilirsiniz ki, O’nun yol göstermesinden önce siz yolu şaşırmış kimselerdendiniz.Although, before that, you were of those astray.
Bir araya geldik ve bilirsiniz, aynı odada kalma zamanımız oldu.Just getting us together, you know, in the same room cause we did a lot of it separate.
Ve ben buna 'Santral Hipotez' de diyebilirdim, ya da - bilirsiniz.And I could just as well have called it the 'Central Hypothesis,' or — you know.
Üstelik, çok sık söyleneni bilirsiniz ve basmakalıp bir ifadeye benzemektedir.Moreover, you know what is so often said and passes for a trite expression.
Ama bilirsiniz, asla ne kadar iyi bir şey olduğunu bilemezsiniz." demiştir.Was weißt du, was gut ist!“.
Bir araya geldik ve bilirsiniz, aynı odada kalma zamanımız oldu.Ich war, ich bin in Raum und Zeit zerrissen.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Also, was soll er noch in dem Städtchen?
Siz bilirsiniz.C'est vous qui voyez.
Bilirsiniz, tüm gün, telefondasınızdır, bütün gece televizyon izliyorsunuzdur.Lui et Bart regardent la télévision toute la nuit.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Savez-vous ce qu’il y a sous cette terre ?
O şehir hakkında ne bilirsiniz?¿Qué obtienes de esta tierra?
Bir araya geldik ve bilirsiniz, aynı odada kalma zamanımız oldu.Salimos en una cita y me di cuenta que no había nadie más en la habitación.
Ama bilirsiniz, asla ne kadar iyi bir şey olduğunu bilemezsiniz." demiştir."Nunca sabrás qué es suficiente sin saber qué es más que suficiente".)
İlk yardım hakkında ne bilirsiniz?Cosa sapete di pronto soccorso?
O şehir hakkında ne bilirsiniz?(Vede questa città?
Bu türü bilirsiniz, onlara "İnsanlığın anneleri" derim.I mostri la chiamano "Mamma umana".
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Что обычно об этом городе знаешь?
Bilirsiniz, tüm gün, telefondasınızdır, bütün gece televizyon izliyorsunuzdur.Пример: You were watching TV all night — Ты смотрел телевизор всю ночь.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?و ماذا سيحدث لتلك المدينة؟.
Ama bilirsiniz, asla ne kadar iyi bir şey olduğunu bilemezsiniz." demiştir.Mas você nunca sabe o quão bom é, sabe?".
Bu tek yoluydu, çünkü bilirsiniz, başka biriyle birlikte yazmak çok samimidir.Essa era a única maneira, porque escrever canções junto com alguém é muito íntimo.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?O que os Municípios precisam saber?
Bu türü bilirsiniz, onlara "İnsanlığın anneleri" derim.Eles são considerados os "pais da humanidade".
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Welk uitzicht heeft u daarbij op de stad?.