" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Víte, vždycky jsme si mysleli, že na to bude dost času."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Vous savez, on s'est toujours dit qu'on avait le temps."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük."'Weet je, we dachten altijd dat daar nog wel tijd voor was.'
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Wissen Sie, wir dachten immer, das hat noch Zeit."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük."' Zawsze myśleliśmy, że będzie na to czas'.
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Ξέρεις, πάντα νομίζαμε ότι θα υπήρχε χρόνος."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Вы знаете, мы всегда думали, что у нас ещё найдётся время".
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Знаєте, ми все думали, що ще буде час".
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""אתה יודע, תמיד חשבנו שיהיה מספיק זמן."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""هل تعرف، كنا دائما نفكر سيكون هناك وقت."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük."ジムは94歳でした (笑)
Bilirsiniz, her birimizin parmak izleri tektir ve bize özgüdür.지문은 개인마다 고유합니다.
Bilirsiniz, her birimizin parmak izleri tektir ve bize özgüdür.(Risos) Sabem que as impressões digitais são únicas para cada um de nós e para todos nós.
Bilirsiniz, her birimizin parmak izleri tektir ve bize özgüdür.Sapete che le impronte digitali sono uniche per ognuno di noi.
Bilirsiniz her cumartesi ve pazar binlerce insan maç seyretmek için stadyumlara dolar.Elke zaterdag en zondag komen honderdduizenden mensen samen om in voetbalstadions naar wedstrijden te kijken.
Bilirsiniz her cumartesi ve pazar binlerce insan maç seyretmek için stadyumlara dolar.매주 토, 일요일, 매년 가을이 되면 수십만 명의 사람들이 경기장에서 미식축구를 관람합니다.
Bilirsiniz her cumartesi ve pazar binlerce insan maç seyretmek için stadyumlara dolar.Viete, na jeseň každú sobotu a nedeľu sa zhromažďujú státisíce ľudí sledovať zápasy na futbalových štadiónoch.
Bilirsiniz her cumartesi ve pazar binlerce insan maç seyretmek için stadyumlara dolar.אתם יודעים, כל שבת וראשון, בכל סתיו, מאות ואלפי אנשים מתאספים באצטדיוני כדורגל לצפות במשחקים.
Bilirsiniz, herkes yaptıklarınızı beğenecek diye bir şey yok.A, že nie každému sa páči to, čo robíme.
Bilirsiniz, herkes yaptıklarınızı beğenecek diye bir şey yok.모든 사람들이 내가 하는 일에 공감할 수는 없고,
Bilirsiniz, herkes yaptıklarınızı beğenecek diye bir şey yok.ואתם יודעים, לא כולם יאהבו את מה שתעשו,
Bilirsiniz, hiçbirşeyden.A semmiből.
Bilirsiniz, hiçbirşeyden."Pojďmě něco nahrát." Jako z ničeho.
Bilirsiniz, hiçbirşeyden.Наче з нічого.
Bilirsiniz. ( Höpürtüler)Bon ensuite, le fait d'aller en boite.
Bilirsiniz. ( Höpürtüler)(Siorbnięcie)
Bilirsiniz. ( Höpürtüler)Ştiţi... (Sunet de tăiţei supţi)
Bilirsiniz. ( Höpürtüler)Vocês sabem... (sorve)
Bilirsiniz. ( Höpürtüler)Вы знаете (чавкает).
Bilirsiniz. ( Höpürtüler)كما تعلمون (صوت ارتشاف)
Bilirsiniz. ( Höpürtüler)もうそういう人と 一緒に食事をしたくはないですね
Bilirsiniz. ( Höpürtüler)你知道嘅。(啜啜聲)
Bilirsiniz İlk 17. yuzyilin baslarindaMisschien weet je nog wel dat Charles I ergens in het begin van de 17e eeuw werd onthoofd.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Anda tahu, terdapat suatu cerita di alkitab mengenai Musa.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Bạn biết đấy, có một chuyện kể trong Kinh thánh về Moses. dù bạn có tin hay không -
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.En la Biblia hay una historia acerca de Moisés. si ustedes creen que es verídica o no --
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Er is een verhaal in de Bijbel over Mozes.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.성경에 모세에 관한 이야기가 있는 것 아시나요?
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Sapete, nella Bibbia c'è una storia su Mosè.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Ştiţi, există în Biblie o poveste despre Moise.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Víte, v Bibli je příběh o Mojžíšovi.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Vous savez, il y a une histoire dans la Bible sur Moïse.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Wiecie, w Biblii jest historia o Mojżeszu.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Wissen Sie, da gibt es eine Geschichte in der Bibel über Moses.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Ξέρετε, υπάρχει μια ιστορία στην Βίβλο για το Μωυσή.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Знаете, в Библии есть история про Моисея.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Знаете, има история в Библията за Мойсей.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.Знаєте, в Біблії є історія про Мойсея.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.אתם יודעים, יש סיפור בתנ"ך על משה.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.تعلمون، هناك قصة في الكتاب المقدس حول موسى.
Bilirsiniz, İncilde Musa hakkında bir hikaye vardır.それが本当にあったことかどうか 私にとって問題ではありません
Bilirsiniz, Ingiltere Almanya, ve Italya yaklaşık herbiri ayni zamanda.Das war - es geschah in England, in Deutschland und Italien, überall irgendwie gleichzeitig.
Bilirsiniz, Ingiltere Almanya, ve Italya yaklaşık herbiri ayni zamanda.Het gebeurde zowat tegelijkertijd in Engeland,
Bilirsiniz, Ingiltere Almanya, ve Italya yaklaşık herbiri ayni zamanda.Știți, era -- de parcă s-a întâmplat în Anglia, Germania și Italia oarecum în același timp.
Bilirsiniz, Ingiltere Almanya, ve Italya yaklaşık herbiri ayni zamanda.Ustedes saben, fue -- como sucedió en Inglaterra, y Alemania, e Italia como en todos al mismo tiempo.
Bilirsiniz, Ingiltere Almanya, ve Italya yaklaşık herbiri ayni zamanda.Vous savez, c'était - cela s'est passé en Angleterre, en Allemagne, et en Italie quasiment en même temps.
Bilirsiniz, Ingiltere Almanya, ve Italya yaklaşık herbiri ayni zamanda.Разбирате ли, беше... като че ли се е случило в Англия, Германия и Италия някак по едно и също време.
Bilirsiniz, Ingiltere Almanya, ve Italya yaklaşık herbiri ayni zamanda.Это произошло в Англии, Германии, Италии одновременно.
Bilirsiniz, insan anatomisini öğrenmenin geleneksel yolu diseksiyon masalarıdır.A dissecação de cadáveres é a forma tradicional de aprendizagem da anatomia humana.
Bilirsiniz, insan anatomisini öğrenmenin geleneksel yolu diseksiyon masalarıdır.Anda tahu, pembedahan jenazah adalah cara tradisional untuk mempelajari anatomi manusia.