Ana içeriğe geç
Sözlük

bilirsiniz ile cümle

bilirsiniz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Bilirsiniz gezegeni yok edecek patlama değildi.Pero yo no me preocupaba, sobre, ustedes saben, que la explosión causaría la destrucción del planeta.
Bilirsiniz gezegeni yok edecek patlama değildi.Меня не беспокоила возможность взрыва, способного разрушить планету.
Bilirsiniz gezegeni yok edecek patlama değildi.אתם יודעים, שהפיצוץ כאילו ישמיד את כדור הארץ.
Bilirsiniz gezegeni yok edecek patlama değildi.حول، تعرفون الانفجار الذي يسبب تدمير الكوكب.
Bilirsiniz gezegeni yok edecek patlama değildi.地球環境を壊すとかの心配はしていませんでした 『心配すべき10項目』について
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Dat is een belachelijk idee.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Det vore helt galet.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Es simplemente ridículo.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Este ridicol.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Ini sungguh menggelikan.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Je to jednoducho smiešne.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.정말 바보같죠.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Lo sapete, è ridicolo.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Nevetséges.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.To po prostu niedorzeczne!
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Vous savez, c'est tout simplement absurde.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Wissen Sie, es ist lächerlich.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Ξέρετε, είναι απλά γελοίο.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Знаете ли, това е просто нелепо.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.Правда, это смешно.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.אתם יודעים, זה פשוט מגוחך.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.بالفعل, هذا مثير للسخرية.
Bilirsiniz, gülünç bir şey.ずっとゼロサムゲームをしていることになる
Bilirsiniz, hatta -- Arkadaşlarımdan biriyle konuşuyordum여러분은 알아요, 우리는 할 수 있어요 - 우리는 친구들에게 이야기 해왔지요
Bilirsiniz, hatta -- Arkadaşlarımdan biriyle konuşuyordumla misma película en Ramallah, la misma película en Jerusalén.
Bilirsiniz, hatta -- Arkadaşlarımdan biriyle konuşuyordumle même film à Ramallah, le même film à Jérusalem.
Bilirsiniz, hatta -- Arkadaşlarımdan biriyle konuşuyordumאתם יודעים, אולי אפילו נוכל להשתמש -- דיברתי על ידיד שלי
Bilirsiniz, hatta -- Arkadaşlarımdan biriyle konuşuyordumكما تعلمون، يمكننا حتى إستخدام -- كنا نتحدث إلى صديقي
Bilirsiniz, hatta -- Arkadaşlarımdan biriyle konuşuyordumピラミッドの側面や
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Altså, dyr har sex.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Az állatok szexuális lények.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Dieren hebben seks.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Du vet, djur har sex.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Eläimet harrastavat seksiä.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.아시다시피, 동물도 섹스를 합니다.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Sabem, os animais têm sexo.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Saben, los animales tienen sexo.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Sapete, gli animali fanno sesso.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Ştiţi, animalele fac sex.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Tiere haben Sex.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Veste, živali seksajo.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Víte, zvířata mají sex.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Vous savez, les animaux ont des relations sexuelles.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Zwierzęta uprawiają seks.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Ξέρετε, τα ζώα κάνουν σεξ.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Знаете, животните правят секс.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.Как вы знаете, животные тоже занимаются сексом.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.У тварин теж є секс.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.הרי גם בעלי-חיים עושים סקס.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.تعلمون، الحيوانات تمارس الجنس.
Bilirsiniz, hayvanlar seks yapar.彼らの中核であり 生物学上 生まれ持った本能です
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""I ved, vi troede altid der ville være tid."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük." Jim 94 yaşındaydı."Tudja, mindig azt hittük, hogy lesz még rá időnk."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""우리는 언제나 우리에게 시간이 있을거라고 생각했어요."라고 말했습니다.
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Ông biết không, chúng tôi luôn nghĩ giây phút này sẽ xảy đến."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Sabe, sempre pensámos que haveria tempo."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""¿Sabes? siempre pensé que habría tiempo".
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Sai, abbiamo sempre pensato che ci sarebbe stato tempo."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Știți, totdeauna am crezut că avem timp."
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""Viete, vždy sme si mysleli, že máme čas."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod