Ana içeriğe geç
Sözlük

bilirsin ile cümle

bilirsin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve sen bizim ne istediğimizi elbette bilirsin.You also know well what we want.'
Onlar: "Sen de bilirsin ki, bizim senin kızlarınla bir ilgimiz yoktur.They said: 'Surely you already know that we have nothing to do with your daughters.
Bilirsin ki Allah gafûrdur, rahîmdir (senin bu zelleni de bağışlar.Is it to please your wives?
Sen bizim ne istediğimizi iyi bilirsin," dediler.You also know well what we want.'
De ki: "Onun bilgisi Allah'ın yanındadır." Ne bilirsin belki o sa'at yakın olur?Say: 'The knowledge of it is with Allah alone, what makes you to know that the Hour is near'
De ki: "Ona ilişkin bilgi Allah katındadır." Ne bilirsin, belki de o saat yakındır!Say: 'The knowledge of it is with Allah alone, what makes you to know that the Hour is near'
De ki: Onun bilgisi Allah katındadır. Ne bilirsin, belki de zamanı yakındır.Say: 'The knowledge of it is with Allah alone, what makes you to know that the Hour is near'
De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın nezdindedir. Ne bilirsin belki kıyamet yakında olur."Say: 'The knowledge of it is with Allah alone, what makes you to know that the Hour is near'
Bir araya geldik ve bilirsiniz, aynı odada kalma zamanımız oldu.Just getting us together, you know, in the same room cause we did a lot of it separate.
Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem.You know what is within myself, and I do not know what is within Yourself.
Ve ben buna 'Santral Hipotez' de diyebilirdim, ya da - bilirsiniz.And I could just as well have called it the 'Central Hypothesis,' or — you know.
Üstelik, çok sık söyleneni bilirsiniz ve basmakalıp bir ifadeye benzemektedir.Moreover, you know what is so often said and passes for a trite expression.
Sen kendin için en iyisini bilirsin.Das weißt du selbst am besten.
Bu konuda çok hassasımdır bilirsin.Weißt du, bei diesem Thema bin ich sehr empfindlich.
Ama bilirsiniz, asla ne kadar iyi bir şey olduğunu bilemezsiniz." demiştir.Was weißt du, was gut ist!“.
O iki aldı; onunla ne yapacağını bilirsin" dedi.Ihr zwei macht das unter euch aus, und dann solltest ihr sie finden können‘“.
Ve bilirsin, kolanın tadı bok gibidir.Der Pulpus schmeckt säuerlich.
Bir araya geldik ve bilirsiniz, aynı odada kalma zamanımız oldu.Ich war, ich bin in Raum und Zeit zerrissen.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Also, was soll er noch in dem Städtchen?
Sen bilirsin.C'est toi qui vois.
Siz bilirsiniz.C'est vous qui voyez.
Ah! Eğer kalbimi okusan, ne kadar gerçeği arzuladığını bilirsin; onu tutkuyla aradığını bilirsin.Ah ! si tu lis dans mon cœur, tu sais combien il désire la vérité ; tu sais qu'il la recherche avec passion.
Asla yapmam bilirsin, çünkü bunun işleri daha kötüleştireceğini biliyorum.Je ne l'ai jamais fait vous savez, parce que je sais que cela ne ferait qu'empirer les choses.
Bilirsiniz, tüm gün, telefondasınızdır, bütün gece televizyon izliyorsunuzdur.Lui et Bart regardent la télévision toute la nuit.
Ama, seni kullanan elden başka ne bey, ne sadakat bilirsin?Où donc, où est la foi Que si souvent tu me jurais ?
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Savez-vous ce qu’il y a sous cette terre ?
Ve bilirsin, kolanın tadı bok gibidir.L'épeautre a un goût de noix.
Tom benden nefret eder, bilirsin.Tom me odia, ya lo sabes.
Sana saygı duyardım bilirsin, sen yine de kalbimi kırdın.Me rompiste el corazón aún sabiendo que te respetaba.
Asla yapmam bilirsin, çünkü bunun işleri daha kötüleştireceğini biliyorum.Nunca lo haría, saben, porque me doy cuenta de que solo empeoraría las cosas.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?¿Qué obtienes de esta tierra?
Bir araya geldik ve bilirsiniz, aynı odada kalma zamanımız oldu.Salimos en una cita y me di cuenta que no había nadie más en la habitación.
Ama bilirsiniz, asla ne kadar iyi bir şey olduğunu bilemezsiniz." demiştir."Nunca sabrás qué es suficiente sin saber qué es más que suficiente".)
Erişim tarihi: 29 Kasım 2015. ^ "Kenan Doğulu ‎– Yaparım Bilirsin".El 29 de septiembre de 2015 se publica "Sucederá lo que quieras que suceda".
İlk yardım hakkında ne bilirsin?Cosa sai di pronto soccorso?
İlk yardım hakkında ne bilirsiniz?Cosa sapete di pronto soccorso?
Sana saygı duyardım bilirsin, sen yine de kalbimi kırdın.Pur sapendo che ti rispettavo, mi hai spezzato il cuore.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?(Vede questa città?
Ve bilirsin, kolanın tadı bok gibidir.La polpa è di sapore amaro.
Bu türü bilirsiniz, onlara "İnsanlığın anneleri" derim.I mostri la chiamano "Mamma umana".
On-on beş gün içinde donanmayı kusursuz şekilde ortaya çıkartmazsan artık kendin bilirsin.Completa la sua orbita in poco più cinque giorni e compie una rotazione si sé stesso in meno di due ore.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Что обычно об этом городе знаешь?
Bilirsiniz, tüm gün, telefondasınızdır, bütün gece televizyon izliyorsunuzdur.Пример: You were watching TV all night — Ты смотрел телевизор всю ночь.
O iki aldı; onunla ne yapacağını bilirsin" dedi.Неужели ты хочешь умертвить её дважды?!“».
O şehir hakkında ne bilirsiniz?و ماذا سيحدث لتلك المدينة؟.
O iki aldı; onunla ne yapacağını bilirsin" dedi."الزعيم" رد الدَّين وقال للأهلي: "ما تأخذه مرتين"".
Bilirsin Orhan Veli'nin "Alnımdaki bıçak yarası senin yüzünden...أنت تعلم كان يوجد شعر يقول فيه أورخان ولي "جرح السكين الذي بجبهتي بسببك...
Ve bilirsin, kolanın tadı bok gibidir.وطعم المطبوخ منها مثل طعم كلى الضأن.
Asla yapmam bilirsin, çünkü bunun işleri daha kötüleştireceğini biliyorum.Eu nunca saberia, porque isso iria piorar as coisas.
Ama bilirsiniz, asla ne kadar iyi bir şey olduğunu bilemezsiniz." demiştir.Mas você nunca sabe o quão bom é, sabe?".
Bu tek yoluydu, çünkü bilirsiniz, başka biriyle birlikte yazmak çok samimidir.Essa era a única maneira, porque escrever canções junto com alguém é muito íntimo.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?O que os Municípios precisam saber?
Bu türü bilirsiniz, onlara "İnsanlığın anneleri" derim.Eles são considerados os "pais da humanidade".
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Welk uitzicht heeft u daarbij op de stad?.
Bu türü bilirsiniz, onlara "İnsanlığın anneleri" derim.Zij wordt dan ook de "moeder van de mensheid" genoemd.
Sen onu bilirsin, öyle değil mi?Dat weet je toch.
Gidemiyorum— çünkü genelde gittiğim zaman bilirsiniz, bir buçuk şişe viski ve sonra yine işe dönmem gerekiyor.Nie wychodzę i dlatego zazwyczaj, jeśli mi się to uda, (...) wystarczy whiskey i muszę wracać do pracy."
Ve bilirsin, kolanın tadı bok gibidir.Zapach przyjemny, smakiem przypomina orzechy.
Öldürmeye gelince, siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz.När det gäller att döda vet du mycket väl om det.
O şehir hakkında ne bilirsiniz?Vad vet du om Ville?.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod