Onlara eşleri ve elleri altındakiler hakkında neler farz kıldığımızı biz biliriz.This is a privilege only for you and not the other believers.
Andolsun biz, sizden önce gelip geçenleri de biliriz, geri kalanları da biliriz.We surely know those of you who go forward and those of you who lag behind.
Sonra, orayı boylamaya daha çok müstahak olanları elbette biz daha iyi biliriz.We know best who deserve to be burnt in (the Fire).
Biz herşeyi biliriz.We are cognisant of everything.
Biz onların dediklerini çok iyi biliriz. Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.We are cognisant of what they say; but it is not for you to compel them.
Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.We are well aware that you are disheartened by what they say.
Sonra o cehenneme atılmaya layık olanların kimler bulunduğunu elbette biz daha iyi biliriz.We know best who deserve to be burnt in (the Fire).
Biz onların içlerini de biliriz, dışlarını da.We certainly know what they hide and disclose.
Biz onların söylediklerini daha iyi biliriz. Sen onlara karşı zor kullanacak değilsin.We are cognisant of what they say; but it is not for you to compel them.
Doğrusu sizden, önden gidenleri de, geri kalanları da Biz pek iyi biliriz.We surely know those of you who go forward and those of you who lag behind.
Sonra o cehennemi boylamaya daha çok müstahak olanları elbette Biz pek iyi biliriz.We know best who deserve to be burnt in (the Fire).
Çünkü her şeyin gerçek mahiyetini Biz biliriz. [38,36; 34,12]We are cognisant of everything.
Biz onların, senin hakkındaki asılsız iddialarını pek iyi biliriz.We know well what they attribute (to Us).
Elbette sizden bazılarının Peygamberi “yalancı” saydığını biliriz.We certainly know that some among you do deny it.
İlerleyenlerinizi de biliriz, geride kalanları da biliriz.We surely know those of you who go forward and those of you who lag behind.
Orada yanmayı en çok kimin hakkettiğini elbette biz gayet iyi biliriz.We know best who deserve to be burnt in (the Fire).
Biz her şeyi iyi biliriz.We are cognisant of everything.
Biz onların iddialarını iyi biliriz.We know well what they attribute (to Us).
Gizledikleri ve açıkladıkları her şeyi çok iyi biliriz.We certainly know what they hide and disclose.
Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz.Repel evil with the best deeds; We well know the matters that they fabricate.
Demişlerdi ki: Noksan sıfatlardan seni arı biliriz, bize bildirdiğin şeylerden başka bilgimiz yok.They said, “Purity is to You! We do not have any knowledge except what You have taught us!
Kötülüğe iyilikle karşılık ver. Biz onların iddialarını iyi biliriz.Repel evil with the best deeds; We well know the matters that they fabricate.
Andolsun, insanı Biz yarattık ve nefsinin ona ne vesveseler vermekte olduğunu biliriz.And indeed We have created man, and We know what his ownself whispers to him.
Onların seni dinlerken, neye kulak verdiklerini biz daha iyi biliriz.We know best of what they listen to, when they listen to you.
Biz onların, seni dinlerken nasıl dinlediklerini çok iyi biliriz.We know best of what they listen to, when they listen to you.
Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz.And indeed We have created man, and We know what his ownself whispers to him.
İnsanı biz yarattık ve onun kendi kendine neyi fısıldadığını iyi biliriz.And indeed We have created man, and We know what his ownself whispers to him.
Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz.You do not know them, but We know them.
Sen onları bilmezsin, Biz onları biliriz.You do not know them, but We know them.
Onları siz değil, ancak Biz biliriz.They have become adamant in hypocrisy.
Ama biz biliriz onları.You do not know them, but We know them.
Sen onları bilmezsin, biz biliriz onları.You do not know them, but We know them.
Sen onları bilmezsin. Onları biz biliriz.They have become adamant in hypocrisy.
Sen bilmezsin onları. Ama biz biliriz onları.You do not know them, but We know them.
Biz toprağın, onların bedenlerini (hücre hücre) nasıl çürüttüğünü tafsilatıyla biliriz.(Thus do they imagine, although) We know well what the earth takes away from them.
Aralarında konuştuklarını Biz daha iyi biliriz. En akıllıları: "Sadece bir gün eğleştiniz" der.We are Best Aware of what they utter when their best in conduct say: Ye have tarried but a day.
Onların ne konuştuğunu iyi biliriz. En doğru görüşlüleri, "Siz sadece bir gün kaldınız," diyordu.We are Best Aware of what they utter when their best in conduct say: Ye have tarried but a day.
Onların dedikleri(kalış süresi)ni biz daha iyi biliriz.We know well what they will say.
Aralarında konuştuklarını Biz daha iyi biliriz.We know well what they will say.
Onların söylemekte olduklarını biz daha iyi biliriz.We know well what they will say.
Aralarında konuştukları konuyu biz daha iyi biliriz.We know well what they will say.
Biz onların dediklerini çok iyi biliriz.Indeed, We know what they say.
Onları biz biliriz.You do not know them, but We do.
Aralarında ne konuşacaklarını biz çok iyi biliriz.We know well what they will say.
Biz onların söylediklerini daha iyi biliriz.Indeed, We know what they say.
Aralarında konuştukları konuyu Biz pek iyi biliriz.We know well what they will say.
Onların ne konuştuğunu iyi biliriz.We know well what they will say.
Onları biz biliriz. Biz onları iki kere azaba uğratacağız.You do not know them but We know them well and will punish them twice over.
Sürekli tetikte olmak ne demek iyi biliriz.We know what it means to be always on alert.
Örnekler: Biz onun cemaziyel evvelini biliriz.Und wir wissen (wohl) darüber Bescheid, wie es bei ihm war.
Hepimiz Kırmızı Başlıklı Kız'ın hikâyesini biliriz.Die Geschichte der Roten Kapelle.
Kendilerini tebrik etmeyi borç biliriz..Geben Sie meine Grüße an...
Örnekler: Biz onun cemaziyel evvelini biliriz.Que ceux-là sachent que: «Nous les avons créés, et nous les tenons sous notre dépendance».
Bildiğimizi nasıl biliriz?Comment savons-nous cela ?
Hepimiz Kırmızı Başlıklı Kız'ın hikâyesini biliriz.L'histoire du Petit Chaperon rouge, tout le monde la connaît...
Örnekler: Biz onun cemaziyel evvelini biliriz.Dijeron: «Sabemos bien quién está en ella.
Hepimiz Kırmızı Başlıklı Kız'ın hikâyesini biliriz.La Verdadera Historia de la Caperucita Roja.
Ölüme hazırız ve onu nasıl karşılayacağımızı biliriz.Le cuenta acerca de su muerte y cómo ahora puede hablar.
Sadece düşünce balonlarıyla biz onun ne düşündüğünü biliriz; kendileri bir hayat virtüözüdür.Bart se queda con el balón en la mano, pensando que estaba perdido.
Kendilerini tebrik etmeyi borç biliriz..Si tramandano le sue proprietà salutari..