Kim bilir? ve bu bizi mitolojinin içine getirir.Who knows? And that brings us to the mythology of business.
Şey, bilirsin komedi yapmak istedim (seyirciler güler)Well, you know I wanted to do a comedy (crowd chuckles)
Ben de şöyle dedim: "Aman tanrım -- kongre, kitlenme, kim bilir?"And I said, "Oh my God -- Congress, gridlock, who knows?"
Buradaki iki açıyı bilirseniz üçüncüyü de bulursunuz. -This is an isosceles triangle, so the two legs are going to be the same.
Bence, bilirsiniz, o büyük bir kahraman.I guess, you know, he was the big hero.
Bu, bilirsiniz, pek beklenmedik idi. (Kahkahalar)So this was, you know, unexpected from the world's -- (Laughter)
Sonuç olarak bu çok hoştu, bilirsiniz, herşey yaklaşık iki saat içince olmuştu.So it was a pretty, you know, it all happened in about two hours.
Bu gerçekten, bilirsiniz, oldukça kötü bir zamandı.It was really, you know, sort of a shitty time.
Ve her ikisinde de, bilirsiniz, aramızdan birisi Bağ'ı kaçırıyordu.And on both occasions, you know, one of us was missing the tie.
Bir şekilde, bilirsiniz, eğer tehlikeli değilse sizi tedaviye almazlar.So, you know, you aren't treated if it's not dangerous.
Kendini mutsuz hissettiđin dönemlerde yüksek olduđunu bilirsinOnly know you've been high when you're feeling low
Sanki adam yanınızda oturmuş, kulağınıza kim bilir neler fısıldıyor.It's like the guy is sitting next to you, whispering who knows what into your ear.
"Ne yapıyor?" Bilirsiniz, rock konserlerinde sahnede tamamen hareketsiz sadece bunu yaparak dururum.I'll play at these rock shows, be on stage standing completely still, and they're like,
Bu kız ne yapıyor ? Bilirsiniz.What's she doing?!"
Ve sonra,bunun gibi olur --(Vvvvaavv !)--bilirsiniz ... (Gülüşmeler)And then I'll kind of be like -- (Vvvwow!) -- and then they're like, "Whoa!" (Laughter)
Theremin gerçekten içinde olduğunuz ruh halini yansıtıyor, ve aynı zamanda siz, biliryorsunuz işteI don't want to be like -- (Teetering tones) -- you know?"
Sınır kapıları nasıldır bilirsiniz.And you know how it is on border crossings.
Müşteriler zaten ne istediklerini bilirler.Incredibly simple.
Bilirsiniz, küçük bir çocuğu öldürmenin kahramanlıkla hiç bir ilgisi yoktur.You know, there's nothing heroic about killing a young kid.
O sadece bilir Çünkü o bu takılıyor, rahatsız etmek. 'He only does it to annoy, Because he knows it teases.'
Herkes bilir ki hayallerini takip eden insanlar bir şekilde takıntılıdırlar.Everybody knows that people who pursue their passions are somewhat obsessive.
Bilirsiniz, delilik ve zeka arasında ince bir çizgi.You know, a fine line between madness and genius.
Bilirsiniz, buna en uygun örnek tabii ki DARPA net.You know, a good example, of course, is the DARPA net.
"Bilirsin, çocuklar sevmedikleri insanlardan bir şey öğrenmezler.""You know, kids don't learn from people they don't like."
Bilirsiniz, kötü kokan çocuklara öğretmenlik yapmak zordur.See, it's hard to teach kids who stink.
En dipteyken, öyle olmadığımı bilirken bile, önemli biriymişim gibi hissettirdiniz.You made me feel like I was somebody, when I knew, at the bottom, I wasn't.
Ve bilirsiniz ki en çetin öğrenciler hiç gelmemezlik yapmazlar.(Laughter) And you know your toughest kids are never absent.
Ve eğer hassasiyetlerimizi bilirsek kazanma şansımız çok yükselir.And we have the greatest chance of success if we recognize our vulnerability.
Herşeyin doğrusunu sadece Allah bilir."Only God knows the true meaning.
Belki tek tük akciğer hastalığı; ama bilirsiniz, çok da mühim değil.Maybe a few lung diseases here and there, but, you know, that's not such a big deal.
Kim bilir belki de burada merkezi M olan başka bir çember daha vardır. .So we have to specify.
Herkes kuralları bilir.Everybody knows the rules.
Ve, bilirsiniz, bayağı popüler oldum.And, you know, I got a lot of popularity.
Bilirsiniz, yüzlerce çeşit fırça vardır.You know, there are a hundred types of brushes.
Bilirsiniz, evde oturup seyrettim.You know I sat at home and I watched.
Bilirsiniz, ben çok cici, temiz ve tatlı bir çocuk gibi görünüyorum.You know, I may appear to be a very nice, clean, sweet boy.
Eğer burası Afganistan olsaydı, bu odadaki sadece bir kişi internet kullanmayı bilirdi.If this were Afghanistan, only one person in this room would know how the use the Internet.
Yani bütün şey, şey, bilirsin, subprime kredi yardım için bir sistem...YANİ!So the whole thing was one system to help, well, you know, some of the subprime lending...Q.E.D.!
Bilirsiniz, bilim ve mühendislikte sıklıkla acımasızca düşünürüz.You all know that so often in science and engineering we tend to think cutthroat.
Yine her zamanki esas halime geri döneceğim, bilirsin, buraya gelmeden önce nasılsam öyle. Tamam.I'll go back to my ultimate state of you know, how I was before I came here.
Bilirsiniz, bir filmi defalarca izlersiniz ve sıradışı olduğunu fark edersiniz.You know, you watch a movie enough times and you start to realize how unusual it is.
Yılan oynamış herkes yılanın kendi içine kıvrılamayacağını bilir.Since anyone who's played snake knows that a snake isn't allowed to run into itself.
Ve bilirsiniz, şu eski okul- öğretmenlerinin bakışı vardı.And you know, she had that old-school teacher stare.
Hangisi olduğunu bilirsiniz.You know the one.
Bilirsiniz, çocuklar bunu fırlatıp atarlar.They would, you know, throw it back at you.
Bilirsiniz, veri network'ü.You know, a data network.
Ama bilirsiniz, pek çok hasta ayrıldı, deneyden ayrıldı, çok fazla ayrılan oldu.But you know, a lot of people dropped out, the trial, there is too much drop out.
Ve bilirsiniz, buna bakıyorum ve duygusallaşıyorum.And, you know, I look at this, and I get really emotional.
Dinozorlar eğlenceli yaratıklardır, bilirsiniz.Dinosaurs are kind of funny, you know. (Laughter)
Herkes bu üç hayvanın arasında bir ilişki olduğunu bilir.And everybody knows that these three animals are related.
Zavallı mıyım değil miyim, ben bilirim!Whether I am petty or whatever, I must know!
Eğer onlar bilirse, tüm okul bunu duyar.If they found out, the whole school will know.
Kanada'yı çok iyi bilirim!I know Canada!
Görebilirsiniz, bilirsiniz, bu artışlar arasındaki mesafe niye?And you can see, you know, why is the distance between these increasing?
Herkes Karasakal'ın en iyisi olduğunu bilir.Everyone knows that Blackbeard's the best
Bir çoğu gençtir, bilirsiniz, ve muhtemelen yeni evlidir.Most of them are young, you know, and probably newly-married.
Veli toplantısı nedir bilir misiniz?Do you know about the parent-teacher conference?
Biraz denge ile ilgili, bilirsiniz.This is about balance, you know.
Bilirsiniz, bir CEO hiçbir zaman en üstte değildir.You know, the CEO isn't ever at the top.
Liderlerin nasıl taradığını, ilişki kurduğunu bilirsiniz.You know, how do you, as the leader, scan, connect, make things happen?