Ve bunu yaptığımızda, kim bilir?And when we do this, who knows?
Ve "Ee, güzel aslında, ama bilirsin, bizim rengimiz, esasında, yeşildir." dedi. (Gülüşmeler)And she said, "Well, it is pretty, but, you know, our color, really, it is green." And -- (Laughter)
Biri veya ikisi de kim bilir?One or both, who knows?
İşte yine gezegen burada ve bilirsiniz ki şey hakkında...So, here is the planet again, and you know the thing about...
[Girişimciysen] [riskin ödül olmadığını bilirsin.][If you're an entrepreneur] [you know that risk isn't the reward.]
"Bilirsin, ilk olduğunda, keşke hiç evlenmemiş hiç çocuk sahibi olmasaydım diye düşünmüştüm.I used to wish that I had never married, that I had never had children.
Bilirsiniz, gözümden hiç bir şey kaçamaz şimdi eğlencemize bakalım ! şerefe !You know, nothing escape from my eyes ! now! Let's fun ! cheers!
Ve dediler ki:"Bilirsiniz, olan şey şudur:And they said, you know what happens is, mineral -- just like at your house -- mineral builds up.
Bilirsiniz, ağaçların arasında olup ormanı görememe durumu.You know, it's a silo, people in silos.
"Bitirdik, Bilirsin, o adayı gördüm.We're done. You know, I've seen that island.
Bilirsin, tam da 10,11 ve 12'nin 10 saniyelik versiyonları gibi.Just like, you know, like the 10-second version of 10, 11 and 12.
Bu da, bilirsiniz, tam verimli tarım anlamına gelir.That means, you know, net fertility farming.
Hic kimse ozellikle -- kanserojenli tiras losyonu sevmez, bilirsiniz.So nobody likes particularly to -- you know, aftershave with carcinogens.
Yumuşak bir kokusu vardı. Bilirsiniz sanki biraz keten tohumu yağı kokusunu andırıyordu.And you know, it had this fragrant softness, and it smelled a little bit of linseed oil.
Masamda bilirsiniz şarabı müthiş bulanlar vardı.There were people at my table who thought it was, you know, fantastic.
Bilirsiniz, meclislerde böyle söylemek zorundayım --You know, I have to say this in the Houses --
Kim bilirdi?Who knew?
Teknik olarak neyin zor olabileceğini düşünürüm, yada bilirsiniz işte, ne yapmak istediğimi.I wonder what technically might be hard, or, you know, what I want to do.
Zira o bunlar kullanacağınız bilir aynı bu aynı makinede jawsSince he knows that he'll be using these same jaws on this same machine
Bir makine çalıştı herkes bilirAs anyone who's worked in a machine shop knows
Bunun farkında olursan, sezgisel olarak, ne zaman alan tanıyacağını bilirsin.If you are aware of this, intuitively you know when to allow space.
Sonunda adının ne olacağını kim bilir.And who knows what it will be called in the end.
4 duvar arasında yaşamanın nasıl bir his olduğunu bilirsin sadece.You just know what it feels like to live in a closet.
Yani, bilirsiniz, bazen bu gezegende kaybolmuş hissediyoruz.So, you know, sometimes we feel lost on this planet.
Evet, bilirsin işte, kendimi berbat hissettim.Yeah, you know, I feel horrible.
Buradan hareketle, medyanın nasıl çalıştığını bilirim.And through that I know how the media works.
Ana akım medyanın ne denli kontrol edildiğini bilirim.I know how highly controlled the mainstream media is.
Bilirsiniz, her birimizin parmak izleri tektir ve bize özgüdür.You know fingerprints are unique to each and everyone of us.
Bilirsiniz bebekler ve çocuklar yetişkinlerden farklı kokar.You know babies and children smell different than the adolescents and the grown-ups.
Eğer bu teta açısını bilirsekSo what is the y-component? What is that?
Bilirsiniz, bir hastalık için tek bir ameliyat varsa o işe yarar.If there's one operation for a disease, you know it works.
Bütün açılar eşit olduğunda da üçgenlerin benzer olduğunu biliriz.And if all the angles are the same, then we know that we are dealing with similar triangles.
Aynı zamanda biyolojik olarak hareketliler, ki bunu bahar nezlesi olanlar bilirler.It's also very biologically active, as anyone with hay fever will understand.
Öncelikle sizin neler yapabileceğinizi siz bilirsiniz.Well, I would say this. First of all, you know what you can do.
Yerleşik rakipler vardır. Müşteriler pazarı bilirler.Customers can name the market.
Bazıları çok iyi bilirinir, örneğin çiçeklenme.Some of them are very well known, like the flowering.
"Aman tanrım," bilirsiniz işte, "Neden ben?(Laughter) "My one night out all week."
(Kahkaha) Konuşmasına gerek yoktu, ama o bölümü bilirsiniz hani üç kralın geldiği.He didn't have to speak, but you know the bit where the three kings come in?
Babası tarafından yatağa gönderilmiştir, bilirsiniz,"Must try harder." (Laughter)
O bir kareograf ve herkes onun yaptığı işleri bilir.She's a choreographer, and everybody knows her work.
Belki, kim bilir, bazı nedenlerden dolayı birçok ev yıkılmak zorunda kaldı.But let's just make sure. Maybe for some reason, maybe houses were destroyed.
Bilirsiniz, uzun ılık duşlar almamamız gereklidir.You know, you're not supposed to take long, warm showers.
Sen benim kızım güzel bir yaş bilirsin.Thou knowest my daughter's of a pretty age.
Gece JULIET Sen bilirsin maske yüzüme;JULlET Thou knowest the mask of night is on my face;
JULIET Veda!, Tekrar ne zaman toplanır Allah bilir.JULlET Farewell!--God knows when we shall meet again.
Balthasar Burada, bir arkadaş, iyi bilir.BALTHASAR Here's one, a friend, and one that knows you well.
İnsanların dünyayı buradaki gibi düşündüğü zamanlar kim bilir ne güzeldi!It must've been lovely when men thought the world looked like this!
Ve çocuklar, bilirsin, kaykaycılar, sörfçüler, dağcılar bunları kullanabilirler mi?" diye sordular.And do you think kids, you know, skateboarders, surfers, rock climbers, would use these things?"
Çünkü bir şekilde... bir ilişki bu şekilde başladığında, şunu gibi oluyor - bilirsiniz -Because somehow... when a relationship begins like this it is like - you know -
Biliyorsun, onlar birkimse olduklarını düşünüyor, bilirsin!They think they are somebody.
Birimlerin birbirini götüreceğini bilirsiniz, böylece doğru birimi elde edersiniz. .You'll know that the units cancel out so you're getting the right units.
Ama eğer denediyseniz hata yapmanın ne kadar kolay olduğunu bilirsiniz.But if you have, you know it's very easy to make a mistake.
Felsefeciler bu oyunu iyi bilir.Philosophers know this game very well.
Tom silahı ne kadar zorlayabileceğini bilirdi.And Tom would know just how hard to push the gun.
Eğer birinin bu işi amaçlı olarak yaptığını bilirseniz daha fazla canınız acır.It hurts more if you believe somebody is doing it to you on purpose.
Bilirsiniz, sadece bir fırsat verin.You know, give us a go.
Büyükannelerin ne yaptığını bilirsin.You know what grannies do."
İsviçrelilerde olabilir, ancak bilirsiniz bu çok pahalıya patlayacaktır.Now, "Swiss" works, but you know it's going to cost a lot of money.
Ki bilirsiniz, bunu geleneksel yolda düşündüğünüzde hiçbir anlam ifade etmez. .Which you know, really to visualize it in our traditional way, makes no sense.
Orada bulunanlar bilir, harika mercan kayalıkları, harika dalış ve şnorkelle yüzme imkanları vardır.For those of you who've been there, fantastic coral reefs, fantastic diving, fantastic snorkeling.