Tekne bizim bilirsinizThe boat is where we you know
Kayadan yapılmış balta için baltayı yapan kişi nasıl yapılacağını bilir.In the case of the stone axe, the man who made it knew how to make it.
Fakat bir bilgisayar faresinin nasıl yapılacağını kim bilir?But who knows how to make a computer mouse?
O sadece şirketi nasıl yöneteceğini bilir.He just knows how to run a company.
Bilirsiniz, asla Microsoft'ta çalışacağım aklıma gelmezdi.You know, I never thought that I'd end up working at Microsoft.
Bir kutu içinde bir bitki modellerken, aslında, sınırları nereye çizeceğimi bilirim.When I'm modeling a plant in a box, literally, I know where to draw the boundary.
Evet sinirlenebilirlerdi, ama her zaman birbirlerini sevdiklerini bilirlerdi.They might be angry, but the love was just completely understood.
Bilmekle de kalmazlardı sevginin farkındalardı ve kıymetini bilirlerdi. Ve sevgi hep gösterilirdi.Not only understood, it was recognised, and it was appreciated, and it was expressed.
Onda, bilirsin işte, "sabah ereksiyonu" vardı.He had, you know, "morning wood".
Ve düşündüm ki bilirsin işte, ismimle bir duruş sergilemek istedim.And I thought You know, I want to try and make some kind of statement with my name.
Şunu ele alırsanız, bilirsiniz aslında ağırlıkları çok azdır.If you take this thing, you know very well it weighs very little.
Cevabınızın doğru olduğunu bilirsiniz.So it definitely works out.
Spor yaptığı yerde ve evinde, Billy doğru şeyi yapmanın önemini bilir.On the sports field and in the home, Billy understands the importance of doing the right thing.
Eğer yalnızca bunun ne anlama geldiğini bilirsem.If I only knew what it meant.
Bilirsiniz işte, bir sözlüğe baktı mı?You know, in a dictionary?
Bilirsiniz, bizimki motorlu bir Victorian stiliydi.You know, we have Victorian design with an engine on it.
Bilirsiniz, domuz budu çok lezzetlidir!You know, that ham butt is delicious!
Karizmatik megafauna hakkında çok şey bilirdik, ve geri kalan hakkında o kadar da değil.We'd know a whole lot about charismatic megafauna, and not very much about much else.
Çocuk kitapları okuyan herkes bilir ki, sevgi bir şeyleri gerçeğe çevirir.You know, anybody who's read a children's book knows that love makes things real.
Ne zaman başımın belada olduğunu bilirim."I know when I'm licked."
Bilirsin, akıl sağlığım hakkında sözlü olmayan ipuçları arıyorlar.He said, "You know, they're always looking out for nonverbal clues to my mental state.
Sonuç olarak, bana gayet normal gözükmüştü -- ama ben ne bilirim ki?Anyway, he seemed completely normal to me, but what did I know?
"Oh bilirsiniz işte, her zamanki şeyler.'Oh, you know, the usual.
Bir Bach hayranıydım. Gitarla çalardım, bilirsiniz.I used to play it on the guitar, you know.
Ben de hastanelere dair bir iki şey bilirim.I know a thing or two about hospitals.
Bu işleri az çok bilirim.- Sir, I'm retired Navy. I know all about classified.
Bilirsin, akşamdan kalmayım. Biraz gerginim.Well, I mean, you know, I screwed up.
Bilirsin, delik delme, bir bilimdir. Bir sanattır.You know, drilling's a science.
Bilirsin, Harry, kendi işinde olmanın avantajları var.Well, being in business for yourself has its advantages.
Bilirsin, büyük bir sorunumuz var.You know, you and me got a real problem.
Böyle heyecanlara karnım tok, ama beni bilirsin.Of course I'm in. While I don't share his enthusiasm, you know me.
Bilirsin, sanırım bu, hayatımda bulunduğum en rahatsız oda.You know, I think this might be the most uncomfortable room I've ever been in in my life.
Grace artık büyüdü, serpilip gelişti. Bilirsin.Gracie grew up to become a full-blown hottie, you know?
- İyi, bilirsin.Uh, good, you know.
Bilirsiniz, Pazar sabahı gazetenizi açıp, kapuçinonuzu içersiniz.You know, Sunday morning, you flick the paper, get your cappuccino.
Bilirsiniz, saygın ve çok parası olan birini buluyorsunuz.You know, you find somebody who is respectable and has a lot of money.
Ama nasıl koyarsanız koyun, bilirsiniz, rakamlar anlam ifade etmez.But however you put it, you know, the numbers do not make any sense.
Bilirsiniz,birbirilerinin daha kısa veya daha uzun biçimleri olanlar. -You know, one's just kind of the longer or shorter version of the other one.
Üzümün adını, sıcaklığı ve herşeyi bilirHe knows the name of the grape, the temperature and everything.
Ben yalnızca iki şarap çeşidi bilirim -- kırmızı ve beyaz.I only know two types of wine -- red and white.
Fakat komşum ülkelerin yalnızca iki çeşidini bilir -- endüstrileşmiş ve gelişmekte olan.But my neighbor only knows two types of countries -- industrialized and developing.
Bu masal gibi bir hikaye, ve sonunu hepimiz biliriz.So that's a fantastic story, and we all know how it ends.
Ve belki sonunda çılgınca projeler yapabilirsiniz ve kim bilir, belki de Mars'a bile gidebilirsiniz.And you might end up doing some crazy projects, and who knows, you might even end up going to Mars.
Bilirsiniz, sıklıkla maddi zamanlarda yaşadığımız söylenir, hepimizin açgözlü olduğu.You know, we're often told that we live in very materialistic times, that we're all greedy people.
Hayır, kar- bon bunu bilir.like with O2.
Bilirsiniz, sadece edinilmiş bilgiyi aktarmak için orada bulunmazsınız.You know, you're not there just to pass on received information.
Bilirsiniz, bir aktiviteyle ilgilenirsiniz, ama gerçekten başarılı olmazsınız. Diyet yapmak gibi.You can be engaged in the activity of something, but not really be achieving it, like dieting.
Bilirsiniz, ama tutup da Radiohead dinlemez, değil mi?You know, but it doesn't listen to Radiohead, does it?
Şimdi insanlar hep "Evet, bilirsiniz,Now people always say,
Durumun böyle olduğunu bilirler.They know that to be the case.
Büyük liderler bunu bilir.Great leaders know that.
Bilirsiniz ne söylerler, her şeyle oyna ama asla yiyeceğinle oynama.You know, they say, never play with your food -- but I always play with things.
Hepimiz koyunların çok zeki olmadıklarını biliriz.We all know sheep are not exactly rocket scientists -- they're not very smart.
Ve daha önce Vermeer'in çizimlerini gördüyseniz, inanılmaz sessiz ve sakin olduklarını bilirsiniz.And if you've seen Vermeer's paintings before, you know that they're incredibly calm and quiet.
" Bilirsiniz, hep bunun için zamanımız olacağını düşünmüştük.""You know, we always thought there'd be time."
Biz çok iyi arkadaştık, bilirsin.We were friends, you know.
Ya Cengiz, bizim mekandayým da... Sen bilirsin.You have one minute left from last time, go!
Öyle deđil mi Selma Haným? Ezel Bey masadan ne zaman kalkacađýný bilir.Ms. Selma brought you here, I wouldn't like to upset her
Mert! Peki, siz bilirsiniz.I am telling you the truth
Pişirmeyi bilir misin ?Do you know how to cook curry?