Hiç kimse ilk dikilmiş bilir. "No one knows when they was first planted."
O nasıl 'em büyümeye inci' bir güzel olanları 'olduğu bilir Dickon.Dickon he knows which is th' prettiest ones an' how to make 'em grow.
O düzenli bir kadın annesi ve o kulübe ne kadar temiz tutar bilir. "She knows what a tidy woman mother is and how clean she keeps the cottage."
O Kimin? " Ben Weatherstaff, ama ben onun düşünüyorum bana biraz bilir, "Mary yanıtladı.Whose is he?" "He's Ben Weatherstaff's, but I think he knows me a little," answered Mary.
"Evet, o seni bilir," Dickon yine onun alçak sesle söyledi."Aye, he knows thee," said Dickon in his low voice again.
Ve bilirsiniz, bazen insanlar dünyadaki sıfırsız toplam dinamiklerini kabul etmezler.And also, sometimes people don't recognize the non-zero-sum dynamics in the world.
Bilirsiniz, bu bilim üzerinde yıllarca çalışırken merak edip durdum,You know, in working on this science for many years, I kept wondering,
Önemsendiklerini bilmek, bilirsiniz, güzel şey.It's lovely to know they're concerned, you know.
Bilirsiniz, kendisi yarı Yahudidir.You know, she's only half Jewish.
Bilirsiniz, bu beni cesaretlendiriyor.You know, it's heartening to me.
Yalnızca -- ben, bilirsiniz, topluluk önünde konuşmaya alışık değilim.And I just -- you know I'm not used to doing the public speaking.
Ve sonra ben, heyecanlanmalı mıyım, bilirsiniz, çünkü belki öylesi daha iyi olur.So then I'm like, should I be nervous, you know, because maybe it's better.
Yani, bilirsiniz, demek istediğim, TED adını da severim.You know, like even, I mean I love like the name, the -- TED.
Ve bilirsiniz, ondan başlangıç seviyesinde Fransızca alıyordum.Well, you know, it was beginner French, that I am taking with her, you know.
Mesela "Rudolph the Red-nosed Reindeer" -- bilirsiniz.. (Islık)So when "Rudolph the Red-Nosed Reindeer" -- you know it? (Whistling)
Benim ofisi paylaştığım bazı meslektaşlarımla sabahları merhabalaşırdık, bilirsiniz.I get into the office and we say hi in the morning, you know?
Sorunun ne olduğunu bilemeseniz de, bir şeylerin yolunda olmadığını bilirsiniz.If I say, hello and I don't get anything.
Birincisi oksijendir -- oksijen zehirlenmesi. Hepimiz şu şarkıyı biliriz:The first limitation is the oxygen -- oxygen toxicity.
"Beyinlerimiz ele geçirildi, hepimiz birer bağımlıyız" türünden şeyleri bilirsiniz.But you know, sort of "our brains have been manipulated; we're all addicts."
Ne istediđini hep bilirdi. Ýstediđini hep yapmalýydý.He knew what he wanted and he always wanted to do it.
Ama nasıl does bu karşılaştırmak ne ile başka insanlar var, 120 grand isn't, bilirsinBut how does this compare with what other people have got, you know 120 grand isn't much,
Gördüđüm zaman ördek olduđunu bilirim, kaltak.I know a duck when I see one, bitch.
Bizim gibi varliklar boyle tur seyleri neyi bilir?What can creatures like us know of such things?
Nasıldır bilirsiniz, omzundan iter gibi yapıp tekrar geri çekersiniz.You know how you go up, hold onto their shoulders and pull them back again?
Bilirsin, Tangles. Dalga mı geçiyor?You know, Tangles, is he dicking around?
Şimdi,sizi Los Ageles'a götüreceğim. İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Now, I'm going to take you to Los Angeles, and lots of people know that L.A. has its issues.
Bilirsiniz, ateş bizi insan, fosil yakıtlar ise bizi modern yaptı.You see, fire made us human; fossil fuels made us modern.
Kapı çalmayı bilirim.I am someone who knows how to "tok tok" knock.
Bilge insanlar kuralları ne zaman ve nasıl eğeceklerini bilir.Wise people know when and how to bend the rules.
Bilge insanlar nasıl doğaçlayacaklarını bilir.Wise people know how to improvise.
Bilge bir kişi kuralları ne zaman esneteceğini bilir.A wise person knows when to bend the rules.
Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir.A wise person knows when to improvise.
Benim önerdiğimi ne kadar değerli bulduklarını bilirim.I know exactly how much they value what I will offer.
Hangisini kullanacağınızı nasıl bilirsiniz?How do you know which one to use?
Bu tip soruları önceden gördüyseniz, 0'a eşitleyeceğimizi bilirsiniz. -Now, if you've seen these problems in the past, we always want to set these things equal to 0.
- Yok, kendi evladýn, kendi evladýn var mý? Evlat acýsý nasýldýr bilir misin?No, your own child, do you know how it is to lose a child?
Mississippi'li birisi Mississippi hakkında benden daha çok şey bilir.So that means, you know, somebody who's based in Mississippi knows more about Mississippi than I do.
"O bilir."I knows that.
Ve bilirsiniz "Hadi yaylan!And they would say, "Move!
Ve düşündüm, bilirsiniz, bunlar ne düşünerek yapmıştı bütün bunları?And I thought, you know, what were they thinking?
İçimden bir ses bu çocuğun haftalardır orada olduğunu söylüyordu, bilirsiniz.I just have a feeling this kid's been there for a week, you know.
O gerçekten hızlandıracak bir şeyler umuyor ve bilirsiniz ... (Kahkaha)He's just really hoping that boots up and, you know ... (Laughter)
Ve sonra farkına vardım ki bendim, bilirsiniz, ve bir şekilde güldüm.And then I realized it was me, you know, and I kind of laughed.
Sadece bundan vazgeçtim, bilirsiniz, ve yumrukları uçmaktan koruyor gibiydimI just backed out of that, you know, and I just kind of kept the fists from flying.
Bilirsiniz, yapabiliriz.You know, we can do it.
Sen daha iyi bilirsin.So that's why we're the same inside. You know better.
Ve bilirsiniz ki bazıları muhtemelen sandalye olarak oldukça kötüler.And you know some of them would probably be terrible chairs.
Bilirsiniz obje sadece bir araçtır.But you know the object is just a pivot.
Bilirsiniz, benim için bir parçacık, ha, bir kum tanesine benzer.You know, for me a particle, oh, it looks like a grain of sand.
Bilirsiniz, Doğa Ana'ya yeteri kadar zaman verirseniz, size böyle bir balık yaratır.You know, if you give Mother Nature enough time, that is what she will produce.
Örneğin, sörfçüler, bunu inanılmaz bir şekilde bilirler.Surfers, for example, know this incredibly.
Kanada'da, seni bilir, çok soğuk olacak.It will be so cold, thee knows, in Canada.
"Çocuklar, seni bilir, her zaman olacaktır yeme. ""Children, thee knows, will always be eating."
Bilirsiniz, bir şeyler geliştiren küçük geliştirici, yolu boyunca bu vergiyi ödemek zorunda.You know, the small developer developing something, down the road he has to pay that tax.
Yaşlanacağımızı tabidir ki biliriz.Of course, we know that we're going to get old.
Kim bilir?Well, let's see.
Ve fikir, bilirsiniz, bu evreni basit bir şekilde nasıl bir araya getirirsiniz?And so the idea is, you know, how would you put together the universe in a very simple way?
Bilirsiniz, fonksiyon ve güzellik hakkında olabilir; iş stratejisi hakkında olabilir.You know, they can be about function and beauty; they can be about business strategy.
Ve 40 yaşınızda hala trigonometri sorusu çözmenizden etkilenebilirim, kim bilir?And I'd be impressed if you're still doing trig at 40, but who knows?
Ve tahminen, bilirsiniz, çok farklı duyumsal aygıtları ve benzeri şeyleri var.And suppose they have, you know, very different sensory apparatus, and so on.