Daha karmaşık ve sofistike algoritmalar bilinmektedir.Es gibt noch deutlich effizientere, aber auch kompliziertere Algorithmen.
2008-09 sezonunun başına kadar Royal Francs Borains olarak bilinmekteydi.Bis zur Saison 2008/09 hieß der Verein Royal Francs Borains.
Ancak sadece 3 tanesinin adı bilinmektedir.Nur manche ihre Namen sind bekannt.
Bu sistemde diri fayların bulunduğu bilinmektedir.Sie ist überglücklich, dass das System so gewählt hat.
Toplam 12 adet üretildiği bilinmektedir.Es wurden insgesamt 12 Fälle bekannt.
Ayrıca kendisine ithafen verilen Taskıl Umay şeklindeki bir dağın varlığı da bilinmektedir.Das Gehrihorn (auch Gehrihore) ist ein Berg in den Berner Voralpen.
Erhai Gölü, eski zamanlarda Yeyuze veya Kunming Gölü olarak da bilinmekteydi.Der Erhai war früher auch bekannt als Yeyuze oder Kunming-See.
1856 yılında bir deprem olduğu bilinmektedir.Sie wurde 1856 bei einem Erdbeben völlig zerstört.
Şehir rugby futbol şehri olarak da bilinmektedir.Ähnlich populär dem Fußball ist Rugby Union.
İsmi ilk olarak Satıköy olarak bilinmektedir.In diesem Fall wird der Verkäufer als Preisnehmer bezeichnet.
Bu eser Memorial olarak bilinmektedir.Seitdem ist dieser Ausdruck als Meme bekannt.
Görevde yaptığı sadece 2 eylem bugün de bilinmektedir.Mit Sicherheit lassen sich ihr derzeit nur zwei Arbeiten zuweisen.
ØParçacık emisyonu solumanın insan sağlığı açısından zararı bilinmektedir.Die Wichtung berücksichtigt die relative Schädlichkeit für den Menschen.
Sadece 55 adet üretilen bu araçlardan günümüzde 31 tane kaldığı bilinmektedir.Von den 55 hergestellten Fahrzeugen sollen heute noch 48 Stück existieren.
Ayrıca Dağıstan’dan bir kısım Çerkez’in İsfahan civarına nakledildiği bilinmektedir.Außerdem wurde ein Teil eines Feldes von der Zeche Zollverein erworben.
Goryeo, Goguryeo nun devamı olarak bilinmektedir.Seine Identität als Vijay wird nun endlich anerkannt.
Oskarshamn, uzun yıllar boyunca Döderhultsvik olarak bilinmekteydi.Arsenik ist seit langem als Mordgift berüchtigt.
Tek varlık olan Allah kendisini görecek gözler, sevecek gönüller istemiş ve kâinatta bilinmek istemiştir.Darin befinden sich alle, die würdig geworden sind, Gott zu erkennen und zu schauen.
Gut antik çağlardan beri bilinmektedir.Bekannt ist das schon seit der Antike.
1902 yılına kadar var olduğu bilinmektedir.Diese finden sich bis zum Jahre 1902.
Şehir ayrıca zeytin ve tuzu ile de bilinmektedir.Die Stadt ist für die Oliven- und Kirschenproduktion bekannt.
Bunun yanında 650 bestesi olduğu bilinmektedir.Besondere Bedeutung hat es als 650.
1971'de üç konuşmacının bu dili konuştuğu bilinmekteydi; ancak 1981'de tamamıyla yok olduğu belirtilmektedir.Drei Sprecher waren 1965 bekannt, aber schon 1981 konnten keine Sprecher gefunden werden.
Jonas Alströmer, İsveç'te patates yetiştiriciliğini başlatmasıyla bilinmektedir.Die Kartoffel wird von Jonas Alströmer in Schweden eingeführt.
Sanatçı en çok "Cowboy Bebop" televizyon serisiyle bilinmektedir.Größere Bekanntheit erlangte er durch seine Mitarbeit an der Anime-Fernsehserie Cowboy Bebop.
Alman savaş esirlerinin Fransa'ya zorunlu işçilik için götürüldüğü de bilinmektedir.Französische Kriegsgefangene wurden von der Landesbauernschaft zur Mitarbeit zugewiesen.
Birleşik Krallık hakimiyeti ve daha öncesinde "Konak Meydanı" olarak bilinmekteydi.Familiaris consortio. „Kongo-Pille“ seit langem erlaubt.
O zaman bir kızla cinsel ilişkide bulunup hamile bıraktığı bilinmektedir.So wurde ihnen ein sexuelles Verhältnis unterstellt und sogar eine Schwangerschaft kolportiert.
Ayrıca Shen Yi ve sadece Yi (羿) olarak da bilinmekteydi.Er weiß, was verborgen ist und was manifest ist.
Bu yasa ‘kosinüs emisyon yasası’ ya da ‘Lambert emisyon yasası’ olarak da bilinmektedir.Als Lambert’sches Gesetz wird darüber hinaus auch das Lambert’sche Kosinusgesetz bezeichnet.
Böylece caminin bugün kullanılmayan fakat eski vesikalarda geçen iki eski ismi daha bilinmektedir.Bis auf zwei Straßennamen erinnert heute nichts mehr an den ehemaligen Ausflugsort.
Bu ziyaretler sırasında Turing'e bir suikast yapılma olasılığının çok yüksek bulunduğu bilinmektedir.Im Prozess ging es dann auch um Turners mögliche Mitschuld an der Tat.
Müttefiklerce "The Boy General" olarak bilinmekteydi.Er wurde aufgrund seiner Jugend als „boy general“ (Knabengeneral) bezeichnet.
Bu banka dünyanın en eski bankası olarak bilinmektedir.Sie gilt als die älteste noch existierende Bank der Welt.
Başkaca çok az kuruluşun yapısı, personeli ve operasyonları hakkında bilgiler bilinmektedir.Der Vorgesetzte erhält Informationen über Stärken und Schwächen der Mitarbeiter.
Çeşitleri 100 türü bilinmektedir.Es sind hunderte Sorten bekannt.
400'ün üzerinde HH cismi ya da cisim grupları bilinmektedir.Heute sind über 400 individuelle Herbig-Haro-Objekte oder Gruppen von ihnen bekannt.
Sinemilli aşiretinin Orta Asya'dan gelmiş oldukları bilinmektedir.Das bedeutet beispielsweise, dass die mittelalterliche Epidemie tatsächlich von Asien ausging.
Bu durum ‘gri cisim varsayımı’ olarak bilinmektedir.Diese Erkenntnis spiegelt sich in der "Greaves-Hypothese" wider.
Kitabının yazarı olarak bilinmektedir.Bekannt wurde er als Schriftsteller.
Yaklaşık 200 yıl öncesi toprak kayması görülmesi üzerine Suğla Gölü yakınına taşındığı bilinmektedir.Er war vor rund 200 Jahren zum Holzschwemmen errichtet worden.
Bu şehir hala altın sektörü ile bilinmektedir.Die Stadt ist auch bekannt für ihre Goldschmiedearbeit.
Şu anda, bu seramikler İran'da 100'den fazla yerleşim yerinde bilinmektedir.Mittlerweile sind solche Einrichtungen an über 100 Standorten in Deutschland vertreten.
Siyasi olarak, Yunanistan Komünist Partisi ile ilişkili olduğu bilinmektedir.Politisch verband er sich in geheimer Tätigkeit mit der Kommunistischen Partei Bulgariens.
Üç türü bilinmektedir.Es sind drei Arten bekannt.
İyi bir savaşçı olduğu kılıç kullanmakta ve ok atmada usta olduğu bilinmektedir.Er soll eine sehr ernste und im Umgang mit dem Schwert talentierte Person gewesen sein.
Divanının 10 yazma nüshası bilinmektedir.Seine Arbeit ist in 10 Patentanmeldungen dokumentiert.
İlk olarak milattan önceki yıllarda Çinliler tarafından kullanıldığı bilinmektedir.In der alten Mine wurden vor langer Zeit Chinesen zur Arbeit gezwungen.
Mesajı çözmek için özel anahtarlar 7 ve 11 bilinmek zorundadır.Die zurückgerufenen Note 7-Geräte sollen vollständig vernichtet werden.
Özellikle Tsukiji Balık Pazarı'nın bulunduğu yer olmasıyla bilinmektedir.Er kauft morgens seinen Fisch auf dem Tsukiji-Fischmarkt.
Bu versiyonlar 4.0, 5.0 ve 5.1 olarak da bilinmektedir.Nach der Version 4.1 folgte im Jahr 1999 die Version 5.0 und 5.5.
Monica Bellucci ile eşinin, aralarındaki ilişkinin rutinleşmemesi için ayrı evlerde yaşadıkları bilinmektedir.Sie und auch Oma Kulick bemerken, dass sich beide Brüder in ihrer Aussage widersprechen.
Kahramanmaraş ise, eskiden Maraş ismi ile bilinmekteydi.Krimtataren - hatten ehemals einen nomadischen Lebensstil.
Kemer tipi eski Mısırlılar tarafından bilinmekteyse de yapı sistemi olarak kullanılmamıştır.Zwar war den frühen Ägyptern auch schon das Rad bekannt, doch wurde es beim Bau nicht eingesetzt.
Anglo dünyasında "Başparmak piyanosu" olarak da bilinmektedir.Daher ist es im angloamerikanischen Raum auch als „Hammond-Leffler postulate“ bekannt.
Ölmeden bir süre önce kör olduğu bilinmektedir.Bei Lebensende war er nahezu blind.
Notlar: (1) Aynı zamanda üniter otoriteler olarak da bilinmektedir.Die Norm lautete wie folgt: (1) Die Wohnung ist unverletzlich.
Tarihinin 600 yıldan eski olduğu bilinmektedir.Es ist dabei unerheblich, dass dieses Zitat schon über 600 Jahre alt ist.
90'la 50 arasında cinsi ve yaklaşık 170 türü olduğu bilinmektedir.Je nach Zählweise gibt es über 90 oder über 170.
Düzenlenen etkinliklere katılan Almanların da olduğu bilinmektedir.Es hat auch für jene Deutschen gehandelt, denen mitzuwirken versagt war.