bilinçli ile cümle

bilinçli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bilinclilik basarinin dusmanidir.Selbstbewusstheit ist der Feind jeden Erfolges.
Bilinclilik basarinin dusmanidir.Tự ý thức là kẻ thù của sự hoàn hảo.
Bilinclilik basarinin dusmanidir.Vlastní vědomí je nepřítelem úspěchu.
Bilinclilik basarinin dusmanidir.Zelf bewust zijn is de vijand van presteren.
Bilinclilik basarinin dusmanidir.Η αυτοσυνειδησία είναι ο εχθρός της επιτυχίας.
Bilinclilik basarinin dusmanidir.Постоянный неоправданный контроль каждого своего поступка мешает достижению успеха.
Bilinclilik basarinin dusmanidir.Притеснението е врагът на постижението.
Bilinclilik basarinin dusmanidir.מודעות עצמית היא האויב של ההגשמה.
Bilinclilik basarinin dusmanidir.ان الوعي التام هو عدو الانجاز
Bilinclilik basarinin dusmanidir.エジソンがこのことを述べています
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.A consciência é como um espelho que permite que todas as imagens surjam em si.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.A tudat olyan, mint egy tükör, amely bármely képet elénk vetít.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Bewusstsein ist wie ein Spiegel, der alle Bilder entstehen lässt.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Conștiința e precum o oglindă care permite tuturor imaginilor să se reflecte în ea.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Het bewustzijn is als een spiegel die toestaat dat alle beelden erop mogen verschijnen.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Kesadaran adalah cermin yang membuat banyak gambar keluar darinya.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.의식이란 사물을 비추는 거울과 같습니다.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.La conscience est comme un miroir qui permet aux images d'avoir un support.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.La consciencia es como un espejo que permite ver todas las imágenes que surgen.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.La coscienza è come uno specchio che permette a tutte le sensazioni di venir fuori.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Medvetande är som en spegel som tillåter alla bilder att uppträda på den.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Świadomość jest jak lustro odbijające różne obrazy.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Tietoisuus muistuttaa peiliä, joka sallii kaikenlaiset kuvat.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Uvedomenie je ako zrkadlo, ktoré umožní všetkým podobám zobraziť sa.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Vědomí je jako zrcadlo umožňující, aby se v něm všechny obrazy objevovaly.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Ý thức giống như một tấm gương cho phép mọi hình ảnh khởi lên trên nó.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Η συνείδηση είναι σαν ένας καθρέπτης ο οποίος επιτρέπει μέσα του όλες τις εικόνες.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Самосознание — зеркало, в котором появляются все образы.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Свідомість схожа на дзеркало, що відбиває абсолютно будь-які образи.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.Съзнателността е като огледало, което позволява на всички образи да се оглеждат в него.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.מודעות היא כמו מראה שמאפשרת לכל התמונות להשתקף בה.
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.الضمير كالمرآة التى تستطيع أن ترى فيه كل صورك وتراها بوضوح .
Bilinçlilik, bütün imgelerin kendi üzerinde ortaya çıkmasına izin veren bir ayna gibidir.醜い顔も美しい顔も
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.A consciência real está no lobo frontal.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.De fapt, constiinta e situata in lobul frontal.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.Echt bewustzijn zit in de frontale kwab.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.En realidad la conciencia se asienta en el lóbulo frontal.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.실제로 의식은 전 두엽내에 자리하고 있습니다.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.La coscienza è in realtà situata nel lobo frontale.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.L'état de conscience se trouve vraiment dans le lobe frontal.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.Prawdziwa sumienność jest usadowiona w przednim płacie.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.Sebenarnya, kesadaran berada di dalam frontal lobe.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.Valójában a tudat maga a frontális lebenyben lakozik.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.V čelovom laloku máme v podstate vedomie.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.Wirklich, das Bewusstsein liegt im Frontalllappen.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.Πραγματικά η συνείδηση βρίσκεται στον μετωπιαίο λοβό.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.В действительности сознание находится в лобных долях.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.Наистина съзнанието е рапзположено в предния дял.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.באמת התודעה ממוקמת באונה הקדמתית.
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.إن الامور الواعية تتركز في الفص الجبهي
Bilinçlilik ise ön lobda yer alıyor.ところがここでは
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Bez kontroli oddechu nie opanowalibyśmy mowy.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Ce fut le prérequis absolu à notre capacité à parler
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Das war absolut notwendig, damit wir unsere Sprachfähigkeit entwickeln konnten.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Det var en absolut förutsättning för oss för att kunna tala.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Det var en afgørende forudsætning for at være i stand til at tale.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Este o precondiție absolută pentru capacitatea noastră de vorbire.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Es una condición sine qua non para desarrollar la habilidad de hablar.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.É uma pré-condição absoluta para a nossa capacidade de falar.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.È un prerequisito essenziale per poter parlare.
İlgili Sayfalar