bilinçli ile cümle

bilinçli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Ez abszolút előfeltétele volt a beszélő képességünknek.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Het was een absolute voorwaarde om te kunnen praten.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.그건 인간의 말하는 능력에 절대적인 필수 조건입니다.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Kontrolovaný dech je nezbytným předpokladem naší schopnosti mluvit.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Ήταν απόλυτη προϋπόθεση για την ικανότητα μας για ομιλία.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Това е било абсолютна предпоставка за да можем ние да говорим.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.Это необходимое предусловие для того, чтобы мы могли говорить.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.זה תנאי הכרחי ליכולת שלנו בכלל לדבר.
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.و ذلك شرط اساسي مسبق لقدرتنا على الكلام
Bilinçli nefes kontrolü, konuşma için mecburi bir ön şart.ここでも人間が合理化された事実が出てきます
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.De enda varelserna som har medveten kontroll av sin andning är de dykande djuren och dykande fåglarna.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.De eneste væsener, som har bevidst kontrol af vejrtrækningen er dykkende dyr og dykkende fugle.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.De enige dieren die bewust hun ademhaling regelen zijn dieren en vogels die duiken.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.Egyedüli teremtmények, amelyeknek tudatos légzésszabályzásuk van, a búvárállatok és a búvármadarak.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.Jediní tvorové, kteří mají nad svým dechem vědomou kontrolu jsou potápějící se zvířata a ptáci.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.Jedyne stworzenia, które świadomie kontrolują oddech, to ssaki i ptaki nurkujące.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.호흡을 의식적으로 조절할 수 있는 유일한 생물들은 잠수 동물들과 새들입니다.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.Singurele ființe care au control conștient asupra respirației sunt animalele și păsările care se scufundă.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.Единствените същества, които имат съзнателен контрол на дишането си са плувните животни и гмуркащите се птици.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.היצורים היחידים שיש להם שליטה מודעת בנשימתם הם חיות צוללות וציפורים צוללות.
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.المخلوقات الوحيدة التي لها القدرة على التحكم الواعي بالتنفس الحيوانات الغواصة، و الطيور الغواصة
Bilinçli nefes kontrolü olan türler sadece dalış yapan hayvanlar ve dalış yapan kuşlar.潜水動物や潜水鳥だけで 話す力を持つには必須条件だったのです
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Ça n'est pas consciemment égoïste, mais, pour un biologiste, c'est la logique.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Es ist nicht bewusst eigennützig, aber für einen Biologen ist das die Logik.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Het is geen bewust eigenbelang, maar voor een bioloog is dat de achterliggende logica.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.의식적으로 이기적이지는 않지만, 생물학자에게는 그것이 타당한 논리가 됩니다.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Nem tudatosan öncélú, de a biológus számára ez a magyarázat.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Není to vědomě sobecké, ale biologicky to tak funguje.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Nie jest ono świadomie służące samo sobie, ale dla biologa, tak właśnie wygląda ten tok rozumowania.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.No es un egoísmo consciente, pero para un biólogo esa es la lógica.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Non è consapevole di farlo per sè, ma per i biologi questo va bene.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Nu opereaza constient din interes propriu, dar pentru un biolog, asta e motivatia.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.То не е съзнателно самообслужващо се, но за един биолог това е логиката.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.Это не есть сознательный интерес, но для биолога логика именно в этом.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.זה לא אנוכי באופן מודע, אבל לביולוג, זאת הלוגיקה.
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.وإنها ليست إدارك المصالح الذاتية ، ولكنها علمياً و منطقياً
Bilinçli olarak bir kendi kendine yardım değil; ama bir biyologa göre, mantık budur.だから友人や仲間に対しては 簡単に思いやりをかけることができます
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Acei muşchi nu se contractă conştient mai ales dacă ai prea mult Botox.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Chúng không thể tự ý nheo lại, đặc biệt là nếu bạn lạm dụng Botox (1 loại thuốc chống nếp nhăn).
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.De kan ikke trækkes sammen bevidst, specielt hvis man overdrev med Botox'en.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.De kan inte medvetet dras ihop. speciellt om du använt för mycket botox.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Die kun je niet bewust samentrekken, vooral als je de Botox overdreven hebt.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Ezeket nem lehet tudatosan összehúzni, különösen, ha túlzásba vitték a Botoxot.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.그 주름은 의식적으로 만들 수 없으며, 특히 보톡스를 많이 맞았다면 불가능합니다
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Lachfalten lassen sich nicht bewusst zusammenziehen, besonders nicht mit zu viel Botox.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Mata tidak dapat dikerutkan dengan sadar, terutama jika Anda berlebihan memakai Botox.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Não é possível contraí-los conscientemente, especialmente se exageraram no Botox.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Nie da się ich świadomie skurczyć, zwłaszcza, gdy przesadziliśmy z botoksem.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.On ne peut pas les contracter consciemment, en particulier si on a abusé du botox.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Queste non si riescono a contrarre volontariamente, specialmente se avete fatto troppo Botox.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Tieto vrásky smiechu nemožno vedome stiahnuť, obzvlášť nie, ak ste to prehnali s botoxom.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Vědomě ty svaly nestáhnete, obzvlášť pokud jste to přehnali s Botoxem.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Δεν μπορούμε να το κινήσουμε συνειδητά, ειδικά αν το έχουμε παρακάνει με το Μπότοξ.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Їх не можна навмисне скоротити, особливо, якщо ви переборщили з Ботоксом.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Те не могат да се свиват съзнателно, особено ако сте прекалили с Ботокса.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.Эти мышцы невозможно сократить созательно, особенно если вы переборщили с ботоксом.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.אי אפשר לכווץ אותם בצורה מודעת, במיוחד אם הגזמתם עם הבוטוקס.
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.إنها لا يمكن أن تنكمش باستمرار، خاصة إذا أفرطت في استخدام علاج "البوتوكس".
Bilinçli olarak kasılamazlar, özellikle Botox'u fazla kaçırdıysanız.特に目の筋肉は動かせなくなりますので やりすぎに注意 誰もあなたを信頼しなくなりますよ
Bilinçli olduğunda, 'Ben-im'in tadı vardır sende:Cuando eres consciente, tienes ese sabor 'yo soy'.
İlgili Sayfalar